Masum nedir

MASUM sıf. (ar. cişmet’ten macşüm). Suçu olmayan, suçsuz: Ben masum, günahsız… (H. R. Gürpınar). || Temiz, saf: Zihnimizden geçen en uzak, en masum ihtimallerin sadece şiddetle red için düşündüğümüz şeylerin bile ceremesini öderiz (A. H. Tanpı-nar). Muhaveremiz oldukça masumdu (S. F. Abasıyanık).

♦ i. Suçsuz kimse: Cani geziyor dipdiri, canvermede masum / Suç başkasınındı da niçin başkası mahkûm (M. Â. Ersoy). Bir masumu mahkûm etmek~ || Temiz, saf kimse. || Küçük çocuk: Saçı bitmedik masumu parçalamanın günah olmadığını iddia ediyorsunuz (H. E. Adıvar). Hiç sekiz yaşında, altı yaşında masumların canına kıyılır mı? (Namık Kemal).

— Huk. Esk. Masumüddem, işlediği cinayet, kısası gerektirmeyen müslüman veya zımmî*. (Sahibinin ihmaliyle eşya veya hayvanların sebep olduğu ölüm durumlarında kısas gerekmediğinden, bunların sahibi, mala karşı işlenen cinayetlerde de fail masumüddem sayılır.)

♦ Masumane zf. Esk. Masum, suçsuz ve temiz bir şekilde: Bu oyuna velev masumane olsun, tavassut eden bu çocuk… (H. Z. Uşaklıgil).

♦ Masumluk i. Günahsızlık, temizlik, saflık, (m)

Yorum yazın