Masa nedir – Masa hakkında bilgiler

Masa nedir – Masa hakkında bilgiler
MASA \. (lat. mensa’ûan). Bir destek üzerine oturtulmuş bir tabladan meydana gelen mobilya: Oturmuştuk büyük masattın etrafına, / Babam gazete okuyordu, biz ders çalışıyorduk (F. H. Dağlarca). Elle-rimde, iğnem, yumaklarım dökülerek ayağa kalktım, masanın üstünde duran şamdanı aldım (R. N. Güntekin). Yemek masası. (Bk. ansİkl. Mobl. bölümü.) || Teşm. yol.
Aynı masada bulunanların tümü: Bu halime Faiz de, Perukâr da gülüyorlar, ihtimal ki masalardan da başka güUnler oluyordu (Ahmed Rasim). || Belirli konularla ilgili işlerin yürütüldüğü kısım: Kaçakçılık masası. Cinayet masası. || Bir kimseye veya devlete ayrılmış makam: Çin masası ise boştu. Ve orada Çin meselesini konuşacak bir Çinli henüz yoktu (Ş.S. Aydemir). Başkanlık divanı masası.

— Camc. Pencere camlarının yapımında, üzerine oam hamurunun döküldüğü, tekerlekli dökme demirden tabla.

— Cerr. Ameliyat masası, ameliyat yapılacak kimsenin yerleştirildiği masa. (Şimdiki ameliyat masaları madendendir ve her türlü duruma getirilebilecek gibi yapılır. Masanın her yöndeki hareketi pedal ve madenî kolla, yukarı kaldırılması ise hidrolik kuvvetle sağlanır. Diğer yardımcı araçlar da [yumuşak kauçuk yastıklar, bilek bağları, kalça bağları, omuzluklar, kolanlar v.b.] hastayı en uygun durumda tutmağa yarar.)

— Coğ. Yüksek ve küçük boyutlu bir yaylanın en yüksek kısmı.

— Ed. Yuvarlak masa şövalyeleri, breton romanlarında kral Arthur’un arkadaşı olan ve herhangi birinin üstünlük taslamasından çıkacak kavgaları önlemek için yuvarlak bir masa etrafında toplanan on iki şövalyeye verilen isim. (Bk. arthur destani çev-Rİmİ.) || Yuvarlak masa romanları. Arthur çevrimi romanlarına verilen ad.

— Graf. santl. Montaj masası, üzeri yekpare bir camla örtülü, alttan ışıklandırılmış maısa; helyo veya ofset montajcısı, basılacak resim veya yazıların pozitiflerini bu masanın üzerinde birleştirir.

— Hokkabazlık. Gizli masa, illüzyonistin ü-zerinde gösteri yaptığı büyük masanın arkasına ve on santimetre kadar aşağısına, seyirciler tarafından görülmeyecek şekilde yerleştirilmiş küçtik masa, (illüzyonist, seyircilerin bütün dikkatini bir noktaya toplayarak, öbür eliyle de, daha önce bu küçük’ masanın üzerine yerleştirdiği bazı şeyleri alır veya elindeki bir şeyi hiç belli etmeden bırakır.)

— Huk. İflâs masası. Bk. İflâs.

— Mad. oc. Sarsıntılı masa, ince cevherlerin yıkanmasında kullanılan cihaz; masa

nın geniş yüzeyine yayılan ince su tabakasında cevher tortu halinde dibe çöker. Bk. ANSİKL.

— Malzeme. Sarsıntılı masa, betonun plas-tiklik derecesini ölçmeğe yarayan cihaz; masanın tabla kısmı birdenbire aşağıya düşürülünce, bu masanın üzerine yayılmış beton tabakası da anî bir sarsıntıya uğrar ve sarsıntı sonucu kırılıp kırılmamasına göre plastiklik derecesi anlaşılır.

— Mobl. Kepenkli çalışma masası, XVIII.

yy.ın ortalarında Jean-François Oeben tarafından yapılmış masa kanadı dışbükey olan çalışma masası. (Çekmece ve evrak dolapları yekpzre veya parçalı, daire seklindeki bir kepenk içine gizlenmiştir.)

— Oyun. Oyun masası, üzerinde kâğıt oynanan çuhalı masa. j| Teşm. yol. Aynı masa üzerinde oyun oynayan oyuncuların tümü. || Bilardo masası, üzerinde bilardo oynanan, çuha ile örtülmüş, mermer veya arduvaz masa.

— Saatçilik. Masa saati. Bk. saat.

— Spor. Masa tenisi. Bk. pİng pong

— Teknoi. Deney masası, kimya laboratu-varlaribda veya genel olarak bütün sanayi laboratuvarlannda tezgâh olarak kullanılan, üzerine damıtma kaplarının konulduğu far yansla kaplanmış, dayanma yüksekliğinde masa.

— Tekst. Apre masası, kumaşların aprelenme sinde kullanılan, üzeri delikli bakır saçla kaplı ve içinde buhar akımı dolanan özel masa.

— ansIkl. Mad. oc. Sarsıntılı masa, hafif eğimli, dört köşe bir tabladır ve hızlı bir gidip gelme hareketiyle sallanır. Masar nın üzerine, yukarıdan aşağıya doğru kar lınlıkları artan çıtalar konulmuştur. Yıkanacak cevher, tablanın üst kısmından su ile sürüklenerek gelir, yoğunlukları fazla o-lan mineralleşmiş parçalar hemen çıtalar a-rasına çöker ve sarsıntının etkisiyle çıtalar boyunca hareket eder, böylece cevher temizlenmiş ve zenginleşmiş olur.

— Mobl. Masaların pek çok çeşidi vardır ve değişik işlerde kullanılır. En çok rastlanan masalar, kahvaltı masası, başucu masası, oyun masası, kahve masası, konsol, a-çılır kapanır masa, yemek masası, tuvalet masası, yazı masası, servis masası, lamba masası ve çay masasıdır.

Eskiçağ. Bilinen en eski medeniyete sahip o-lan Sümerlerde madenden veya tahtadan yapılma küçük ve sade masalar vardı. Bu kültür Babil ve Asurlulara, oradan da Mısırlılara geçti. Mısırlılar çok ince işlenmiş küçük alçak masalar yaparlardı. Mısır’ın kültür mirasına konan Yunanlılar da mermerden, madenden ve kakma tahtadan masalar yapar, bunları ayrıca kabartmalarla ve . mimarî biçimlerinden aktarılan süslemelerle işlerlerdi.

Romalılarda madenî ve mermer eşyalar, daha da gelişti. Pompeii ve Herculaneum’daki kazılarda tamamıyle madenî veya tahta masaların yanında, son derece süslü, sedef ve öteki değerli madenlerle işlenmiş, ayak, lan sfenks başı kanatlı ejderha veya aslan pençesi biçiminde masalar da bulunmuştur. Yunanlılar oturarak değil de uzanarak yemek yediğinden, masaları oldukça alçaktı. Bu çağlarda yalnız zenginlerin evinde masa vardı.

Ortaçağ ve Rönesans. Ortaçağ’da yuvarlak, oval ve dikdörtgen masalar vardı, ama bunlar oldukça ilkeldi. Ayakları saklamak için üstlerine uzun örtüler konurdu. Gotik dönemde hemen hemen bütün masâlar meşedendi ve kaba sabaydı. Bütün süs mimarî motiflere göre yapılan yontmalardan meydana gelmişti. XVI. yy.a kadar Avrupa’da pek az masa kullanılmıştır. En çok rastlanan tip Fransa’da Uz£s şatosunda görülen açılır kapanır yemek masalarıydı. Gerek fransız, gerek İngiliz şatolarında, sabit yemek masalarında yer almak ancak önemli kişilerin hakkıydı. Daha aşağı rütbeli kişiler küçük ayrı masalarda otururlardı. Yemek yiyenler masanın bir yanını iş^ gal eder, öte yanı servis için serbest kalırdı.

İtalya’da Rönesans devrinde her boydan masa vardı; fakat genellikle dikdörtgen yemek masaları yaygındı üst kısımları som cevizden, ayaklan yontmalarla veya dor üslûbu sütunlarla süslenir veya burma biçiminde olurdu. Küçük masalar ise sekiz veya dokuz köşeliydi, ayakları arasında da yontmalarla süslü bir taban bulunurdu. 1500*den 1650’ye kadar yapılan İspanyol mobilyalarında İtalyan etkisi görülür. Bu masaların ayak-bilezikleri ve genellikle bütün süsleri demirden yapılırdı; tablasının geniş saçakları ve düz, dik kesilmiş köşeleri vardı.
XVI. yy .da masalar, yerlerinden oynatılmaz, genellikle meşeden yapılır, kalın ve sağlam ayakları olurdu (İngiltere’de Eliza-beth dönemindeki masalar). Yüz yıl boyunca birbirine oymalı latalarla bağlı altı ayaklı masa yapıldı. Bugünkü uzayan masaların öncüsü, üçüncü bir kanadın altına yerleştirilen iki tahtayle yapılırdı. Bu tahtalar dışarı çekilir ve dirseklere dayanırdı. Böylece masa uzamış olurdu. Ayaklar da gittikçe daha süslü yontulmağa başlanmıştır. Küçük ceviz masalar Restorasyon döneminde (1660) çeşitli boy ve biçimlerde yapılırdı.

XVII. yy. – XIX. yy. Louis XIV. (1643 -1715) devrinde fransız zevki bütün Avrupa-ya yayıldı. Mermer masalar çoğaldı. Bunlara maden ve değerli tahtalarla kakma işleri yapılırdı. Ayaklar kalın, dört köşe ve sivri uçlu olur, bronz ve yaldızlı pirinçle süslenirdi. İngiltere’de Charles II (1660 -1685) ve Fransada Louis XIV zamanında som gümüşten son derece zarif masalar yapılmıştır. 1720’lerde maun masalar ortaya çıktı. Bu masaların ayaklan düz veya el arablarının ayakları gibi eğik olurdu. Ayak uçları pençe veya top biçimindeydi. Hem İngiltere’de, hem Fransa’da yemek odaları sadeleştiği için yemek masaları ya yuvarlak veya oval olurdu. Kimi zaman tabla, birbirine menteşeyle tutturulan iki kanat halinde yapılır, bu masaları duvara dayamak imkânı ortaya çıkardı. Ayrıca odaya bir de küçük servis masası konurdu. XVIII. yy.da toplum yaşayışında tuvalet masalarının ö-nemi büyüktü. İki tip tuvalet masası vardı: poudreuse ve coiffeuse, Poudreuse’ün önünde saçlar düzeltilir ve pudralanır, coiffeuse’-ün önünde ise tuvaletin geri kalan kısmı tamamlanırdı, iki tipte de birer ayna vardı, ünlü eşya yapımcısı Thomas Chippendale (1718 – 1779) İngiltere’de kabartma ve oymalarla süslü çift katlı küçük çay masalarını meşhur etti. Bu biçimi bulmak için Gotik ve çin kaynaklarından yararlanmıştı. XVIII. yy.ın sonunda bu maun masaların daha da süslü biçimleri ortaya çıktı. George Hepplewhite (öl. 1786) ve Thomas Sheraton (1751 – 1806) tarafından moda haline sokulan bu masalar sarı hint ağacından veya gülden yapılır, madenler ve festonlarla klasik şekilde süslenirdi. Ayakları yontmalı, tablaları mermerdi. Fransa’da, Pe-tit Trianon’da, kraliçe Marie Antoinette1 (1774-1793), bütün görüşmelerini mekanik

bir ziyafet masasının başında yapardı. Masanın ortasında bir tepsi vardı. Tepsinin üstünde tabakalar, şarap bardakları ve 50 mumlu bir şamdan bulunurdu. Her görüşmeden sonra tepsi yerdeki bir delikten aşağı iner ve yerine dolu yeni bir tepsi yükselirdi.

XIX. yy.da İngiltere’de regency ve Fransa’da empire üslûbunda, maun masalar yapıldı. Bunların özellikleri, ayaklarının bur. ma oluşu ve pirinç çerçeveleri bulunması y-dı.

♦ Masalı sıf. (…) masası olan: öğleden sonra dört beş masalı küçük bir pastahane-ye girmişti (S. F. Abasıyanık). Ceviz masalı yemek odası takımı, (lm)

Yorum yazın