Makineleşme nedir – Makineleşme çağı

MAKİNELEŞME veya MAKİNALAŞMA

makineleşme
i. (makineleşmek veya makinalaşmak’tan makineleşme veya makinalaşma). El emeği yerine makine kullanımının genelleşmesi.

— ansİkl. ikt. isin makineleştirilmesi ve teknik ilerleme, Üretimin hacim ve kalitesinde, emekçilerin hayat seviyesinde, çalışma şartlarında ve ekonominin’ yapısında önemli değişmelere yolaçar. İşbölümüne bağlı olan makineleşme, bir verim artışına ve dolayısıyle üretimde de büyük bir artışa sebep olur. Makine insanın tek başına yapması imkânsız işleri büyük bir dakiklikle yapmayı başarır, üretilen mallar, tamamen özdeş ve değiştirilebilir hale gelir. Bu standartlaştırma, büyük miktarda ve seri halinde üretimi teşvik eder.

Makineleşme, satış fiyatlarının düşmesine, ücretlerin artmasına ve çalışma süresinin kısalmasına yolaçar. Ayrıca, sanayinin yapısını da değişikliğe uğratır. İşletmeler büyür, yoğunlaşma ve tamlaşma eğilimi genelleşir. işletmeler, ülkenin hammadde ve enerji kaynaklarına veya en yakın sürüm

noktalarına yerleşir. Böylece büyük şehirler meydana gelir. Büyük işletmeler, üretimi tüketime daha güçlükle uydurur; ihtiyaçların genişlemesi ve böylece talebin artması, ilk maddelerin ve mamul maddelerin azalması tehlikesini arttırır. Bu azlığın yarattığı gerilim, fiyatların yükselmesine yolaçar ve işletmeler, daha büyük bir talebe cevap verebilmek için üretimlerini artırır. Fakat, bu üretim artışı için gerekli olan âlet ve araçlar, muayyen bir zamanın sonunda elde edildiğinden, bu süre içinde işletmelerin programları pazarın ihtiyaçlarını aşan bir nitelik kazanabilir. Genel bir coşkunluğa kapılan işletmeler, genişleyen üretimi akıtma imkânları hakkında aşırı ölçüde iyimser bir havaya kapılır. Üretilen malların gereğinden fazla miktarda olması tehlikesi ortaya çıkar. Fiyat yükselmesi eğilimi tersine döner ve düşüş başlar. Ekonominin birçok kesiminde, fazla üretim meydana gelir.

Bundan ötürü, büyük üretim birimlerinin meydana getirdiği bir sistemde, üretimle tüketim arasındaki İktisadî dengenin kurulması zordur. Pahalıya mal olan dalgalanmaları önlemek için, işletmeler, üretimi kısıtlamak amacıyle aralarında anlaşmak (İktisadî Maithus’çuluk) eğilimindedir. Büyük üretim birimlerinin hâkim olduğu bir ekonomi, konjonktür dalgalanmalarına daha zor intibak edebilir. Bu tip bir ekonomi, küçük birimli bir ekonomiden daha az esnek ve daha serttir.

Makineleşme işsizliğin gerçek bir sebebi midir? Burada bir ayırım yapmak gereklidir. Makinelerin iktisaıdî hayata girişi kısa vadede, işçilerin bir kısmına yol vermeye (teknolojik işsizlik) ve kimi zaman eıkek işçilerin yerine kadın ve çocukların alınmasına yolaçar. işçilerin makineleşmeye karşı tepkisi şiddetli olmuştur. Bu tepki, kimi zaman makinelerin tahrip., edilmesi sonucunu doğurdu. Günümüzde, işçi sendikaları, işçileri teknolojik işsizliğe karşı koruyan maddelerin toplu sözleşmelere konulmasına ve hukuk alanında, etkili bir işsizlik sigortası gerçekleştirmeğe çalışmaktadırlar. Makineleşme, uzun vadede, işçiler için olumsuz görünmemektedir. Seri halinde üretime bağlı olan satış fiyatı düşmeleri, mal talebinde ‘artışa yolaçmakta, bu artışı karşılamak i-çin daha fazla işçiye ihtiyaç duyulmakta ve böylece teknolojik işsizlik gerilemeğe yüz-tutmaktadır. XIX. yy.da Fransa ve İngiltere’de işine son verilen işçilerin hemen hepsi yeniden iş buldular, ayrıca kır bölgelerindeki el emeğine başvurmak da gerekti, İngiltere’deki tekstil fabrikaları donatıldığı sırada (1769) fabrikalarda 5 000 eğirici ve 3 000 dokuyucu kadın işçi bulunuyordu. Oysa, 1833’te tekstil sanayiinde, 500 000 ücretli vardı. Teknik ilerlemenin hızlı olduğu kesimlerde, teknolojik işsizliğin daha çabuk massedildiği ve teknik ilerlemenin yavaş olduğu kesimlere oranla, istihdamın daha çabuk arttığı görülür. Elektrik sanayimdeki teknik ilerlemenin çok hızlı olduğu A.B.D.’de, istihdam on beş yılda yüzde 130 arttı, sanayinin tümünde ise artış ancak yüzde 37 idi. Fransa’da her yıl, yüksek o-kullardan 2 500 – 3 000 civarında mühendis yetişir. Tekniğin bugünkü durumunda, en aşağı 7 000 – 8 000 mezuna ihtiyaç vardır ve teknik ilerleme hızlanırsa, daha da fazlasına ihtiyaç olacaktır. Teknik okullardan yılda 6 000 mezun çıkmasına karşılık 60 000 mezuna ihtiyaç duyulmaktadır.

Makineleşme, çalışma şartlarını değiştirir. Genellikle fizik yorgunluğu ve fizik çabayı azaltır. Çoğunlukla, makine hızına uyan süratli bir çalışma düzenini ve büyük bir dikkati gerekli kılar. Bundan ötürü, aşırı sinir yorgunluğu tehlikesini fazlalaştırır. Basit ve durmadan tekrarlanan hareketlerden ibaret olan çalışmayı ise ilgi çekmeyen bir iş haline getirir. Bundan ötürü, önemli İnsanî meseleler doğurur.

— Zır. Ziraî makineleşme. Zıraatte üretim araçları büyük ölçüde yenileşmiştir. Sayısı gittikçe artan makineler sayesinde çiftçinin zahmeti azalmış, kazandığı zaman çoğalmıştır. Makinelerin ve motorların kullanılmasındaki bu gelişme teknik, İktisadî ve sosyal sonuçlar ortaya çıkarmıştır.
Teknik bakımdan makinenin yaptığı iş daha düzenli ve daha çabuktur. Bazen makinenin yapamadığı işlerin, elle yapılması gerekir (msl. pancarların seyreltilmesi). Bugün, tarlayı sürme, tırmıklama, tapanlama, tohum atma, ilâçlama, mahsul kaldırma gibi işlemler makineleşmiştir. Hayvan yetiştirme usulleri de değişmiştir: kümes hayvanlarının, kasaplık sığırların ve süt ineklerinin yemleri, otomatik makinelerle verilmektedir.

İktisadî sonuçlar da çok önemlidir. Makinelerin yaygın olarak kullanılması, işçinin daha verimli olmasını sağlamaktadır. Bir adam uygun bir makineyle, hayvan ve ilkel âlet kullanarak işleyeceği topraktan daha genişini işler. Böylece ekme, dikme, mahsul alma gibi işlemlerin masrafı azalır. Bu durum ise büyük ziraî işletmelerle küçükler arasındaki maliyet farkını büyütür. Makineli zıraatte toprağı geniş çapta işletmek, küçük çapta işletmekten daha kazançlıdır; malzeme temini de daha büyük imkânlara sahiptir. Ama küçük işletmeler de kooperatifler halinde birleşerek modern ziraî makineleri ortaklaşa kullanabilir.

Sosyal yönden de gözle görülür bir ilerleme kaydedilmiştir, insana düşen zahmetin a-zalması, işlerin hızlanması, maliyetin düşmesi gibi kolaylıklar genç çiftçilerin hoşuna gitmektedir. Bunun için çok defa makineleşme sayesinde toprağa bağlı kalabilmektedirler. Böylece, uzun zamandır duraklama gösteren ziraat, büyük işletmeler ve birleşmeler yönünde ilerlemeğe başlamıştır. Ziraat sistemi, gübreleme (koşum hayvanlarıyle beraber hayvanî gübre üretimi de ortadan kalktı), bölgelere göre en uygun genişlikte işletme alanı gibi eski meseleler, bugün fark lı sebepler yüzünden tekrar söz konusu olmaktadır. XX. yy.ın ortasında makineleşme biraz da ziraat devrimi demektir. Günümüzde tarım üreticisinin başlıca amaçlarından biri, gerçekte ürünlerini elden geldiğince düşük fiyata mail etmek ve yüksek fiyata satmaktır. Traktör ve makine kullanılarak iyi bir verim sağlamak için geniş topraklar gerekmektedir. Yalnız çalışan bir çiftçi, elle ancak 1 ha’lık toprağı işleyebilmektedir. At yardımıyle bu toprak 12 ha., makineleşmiş ve motorlu işletmelerde 50 hektara kadar çıkabilir. Makineleşme, toprağı çok çabuk ve iklim şartlarının elverişli olduğu süre içinde işleme imkânını da sağlar, öte yandan, koşum hayvanlarının beslenmesi için gereken besinlerin ekildiği topraktan da tarım ürünleri için yararlanılır. Ancak, kullanılan malzemenin toprağın niteliğine göre seçilmesi, motorlu araçlardan iyi bir verim almak için, bu araçların birbirini tamamlaması ve eksiksiz olması gerekmektedir; bu arada, sermaye hareketsizliğine yolaçacak işçi fazlalığından kaçınılmalıdır. Ziraat â-letleri belli süreler içinde kullanıldığı için, bunların dikkatli bir biçimde korunaklarına yerleştirilmesi ve çabuk bozulmasını önlemek için de kısa süre çalıştırılması gerekir.

• Türkiye’de ziraî makineleşme. Bk. tür-kîye (Ziraat), [lm]

Yorum yazın