Maden ocakları ve tehlikeleri

Maden ocakları ve tehlikeleri
Kömürün elde edilmesinde hangi yöntemden yararlanılırsa yararlanılsın, maden ocağı konusunda en çok dikkat edilmesi gereken nokta güvenliktir. Kömür madenciliği yıllarca dünyanın en tehlikeli işi olmuştur. Ama son yıllarda maden ocakları giderek daha güvenlikli çalışma alanları olmaya başladılar. Yine de Türkiye’de her yıl 1000 maden işçisinden biri ölmektedir. Günde 20.000 işçinin çalıştığı Zonguldak kömür ocaklarında her yıl 60 kadar ölümle sonuçlanan kaza olmaktadır.
Yeraltı maden ocakları için en büyük tehlike, kömür damarlarının altındaki saklı öldürücü gazların varlığı ve iyi desteklenmemiş tavanların çökmesidir.
Bazen bir kömür damarının yapısında çok az oksijene karşın bol oranda karbondioksit olabilir. Sağlıklı havanın içeriğinde oksijen daha fazladır. Eğer havada yeterli oksijen olmazsa insan solunum yapamaz. Madenciler bunu saptamak için tünellere girerken ellerine birer mum alırlar.

Eğer yeterli oranda oksijen yoksa mum söner. Mumun sönmesi madencilere içeride oksijen yerine tehlikeli gazların bulunduğunu haber verir. Ancak bu açık mum alevleri de tehlikelidirler ve bazen patlamalara yol açabilirler. 1816 yılında, Sir Humphry Davy adlı bir İngiliz, özel bir güvenlik feneri yaptı.
Bu fenerin alevi tel bir kafesin içine yerleştirilmişti, böylece alevin tutuşturucu özelliği gitmiş, patlamaya neden olması önlenmişti.
Bazı kömür madeni ocaklarında çok rastlanan bir başka gaz da metandır (grizu). Belli miktarda metan hava ile karışırsa, patlamaya neden olur. Günümüzde madenciler metan gazı göstergesi diye adlandırılan elektrikli bir aygıt kullanmaktadırlar. Bu aygıt maden ocağında metan gazı olup olmadığını saptar. Yangın ve patlama olasılığı bulunduğundan madencilerin, ocaklarda sigara içmeleri yasaktır.
Alınan önlemlere karşın bugün de yeraltı maden ocaklarında maden işçilerinin ölümüne yol açan patlamalar olmaktadır. Ancak öldürücü kazaların büyük çoğunluğunu tavan çökmeleri oluşturmaktadır. Bu arada kömür yüzeyinden çekiçle kömür çıkarımı sırasında ya da makine ve elektrikli aygıtların yanlış kullanımı sonucu çıkan
kazalar da ölümlere yol açmaktadır. Günümüz maden işçisinin artık korkması gerekmeyen bir başka tehlike de kara akciğer adı verilen bir hastalıktır. Bu hastalığa solunan havada bulunan kömür tozu yol açar. Böyle bir hava çok uzun bir süre solunacak olursa nefes darlığına, aşırı durumlarda da ölüme neden olur.
Madenciliği meslek olarak seçenler artık bu hastalıktan yakınmayacaklardır. Çünkü kömür tozu, çalışma alanlarında püskürtülen kireç tozu ile, sürekli olarak havadan temizlenmektedir.
Kömür madenciliğinin çok daha zevkli ve güvenlikli bir meslek olmasını sağlayan çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bugün tüm yeraltı ocaklarında, tünellerdeki havayı sürekli değiştiren büyük çapta vantilatörler bulunmaktadır. Böylece gazların birikimi önlenmektedir. Ayrıca kayaların tozu alınmakta, gazlar deneyimden geçirilmekte ve madencilere güvenlik ve ilkyardım eğitimi yaptırılmaktadır.
Yüzeyde kömür çıkarımı için yapılan çalışmalar, yeraltındakilere oranla çok daha tehlikesiz olmasına karşın, ender de olsa, büyük makineler ya da patlayıcı maddeler yüzeyde çalışan madencilerin ölümüne neden olmaktadır. Ancak alınan önlemler iş kazalarını ve ölüm oranlarını her geçen yıl daha azaltmaktadır.

Yorum yazın