Köy Nedir

Köy Nedir
KÖY, bütün ülkelerde, İnsan topluluklarının bir araya geldikleri en küçük yerleşme düzenidir. Orada yaşayanlar, çoğunlukla çiftçidirler, tarlaları ekip biçerler, hayvan yetiştirirler.
Kanunlarımıza göre, köy en küçük tabii ve idari bir kuruluştur. Hukuki niteliği ve tarifi, 1924 tarihli, 442 sayılı Köy Kanununda- dır: “Cami, okul, otlak, yaylak, baltalık gibi ortak malları bulunan ve toplu, ya da dağınık yerlerde oturan İnsanlar, bağ ve bahçeleriyle birlikte, bir köy teşkil eder.”
Köy, taşınır, ya da taşınmaz mallara sahip ve kanunla kendisine verilen işleri yapmakla görevli bir kamu tüzel kişisidir.
Köyün varlığı, tüzel kişiliği, Türk toplum hayatında pek eskiden beri tanınmıştır. Arazi Kanunu, köyün malı olarak otlak, koru, baltalık gibi araziyi kabul etmişti. “Mecelle” de 200 kişiden fazla topluluklara, ortak menfaatlerini temsil suretiyle dava hakkı verilmiş ve muhtar, köye ait ortak menfaatlerin korunmasında temsilci sayılmıştı.
1870 ve 1874 tarihli tüzüklerde köyün varlığı daha belirli hale getirilmiştir. 1924 tarihli Köy Kanunu’nda köyün tarihi varlığına kanuni hayat ve çalışma hakkı tanınmış, organları kurulmuştur.
Köy Kanunu, önce köy sınırını çizmiş, bunda, ekonomik ve tarihi gerçekler, coğrafi zorunluklar gözönünde bulundurulmuş, nüfusu 2.000’i aşan yerler, kasaba sayılarak Belediye Kanunu’na bağlı tutulmuştur.
Yabancılar, köyde taşınmaz mala sahip olamazlar ve köyde oturmak için, İçişleri Bakanlığı’ndan izin almaya mecburdurlar.

Köy İdaresi

Köy işleri, mecburi ve ihtiyari olmak üzere ikiye ayrılır:
a) Köylünün sağlığını korumak, sosyal dayanışmayı kuvvetlendirmek, köyü maddi ve mânevi bakımlardan yükseltmek için girişilen hizmetler mecburidir.
b) Yukarıdakiler kadar zaruri olmayan, köyün gelişmesine, güzelleşmesine yarayan işler de ihtiyari sayılmıştır.
Kanunda bu görevler, ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Köylü, köyünde başarılması mecburi İşleri yapmakla görevlidir.
Köy nüfusuna kayıtlı ve 18 yaşını bitirmiş, ağır cezaya çarptırılmamış kadın, erkek vatandaşlardan meydana gelen topluluğa “Köy Derneği” denilir. Bu topluluk, köy
işlerinde hâkim organdır. Köy derneğinin yetkileri, Kamu hukukundan gelir.
Köy derneği köy muhtarını ve köy ihtiyar meclisi üyelerini, o köy halkından doğrudan doğruya seçer, muhtarın aylık ve yıllığını tespit eder, nitelikleri olanlar arasından köy imamını atar, ihtiyari işlerden gerekli gördüklerini zorunlu işler haline getirir.
Köy İhtiyar Meclisi
Köy işlerini yürütmekle görevlidir, nüfusu binden aşağı köylerde 8, binden yukarı köylerde 10 üyelidir.
Köy öğretmeni ve imamı, meclisin tabii üyeleridir.
İhtiyar meclisinin görevleri, idari ve kazaidir.

İdari görevler:

Köy işlerini sıraya koymak ve yaptırmak, köy okul ve hamamı için gerekil yerleri kamulaştırmak, köylünün köy işlerinde çalışma süresini ve köylünün köy işleri için ödeyeceği para miktarını belirtmek gibi…

Kazai görevler:

10 liraya kadar ödünç para davalarını, 10 liraya kadar alım-satım, kira, ücret vb. den doğan alacak davalarını görmek (10-50 lira arasındaki uyuşmazlıklarda hakem olur), köyün mecburi işlerinde çalışmayan ya da payına düşen parayı ödemeyen, köylülere para cezası kesmek kazai görevlerdendir.
İhtiyar meclisinin çalışmaları, kaymakam ya da valinin sıkı idari denetimi altındadır.
Muhtar, ihtiyar meclisinin başkanı, köy tüzel kişiliğinin temsilcisi ve meclis kararlarının yürütücüsüdür.
Muhtarın göreceği işler: a) Devlet işleri; b) Köy işleri olarak ikiye ayrılır:
a) Köy bölgesinde hükümetin görevlisi muhtardır: Köylüye duyurulacak kanunları ve tüzükleri köyde ilân eder, köyün asayiş ve güvenini korur, nüfus kayıtlarını yapar, askerlik ve vergi işlerine yardım eder, adliye bildirilerini ilgililere ulaştırır. Ayrıca, salgın hastalık çıkarsa hükümete bildirir, köye şüpheli kimseler, yabancılar gelip giderse karakola haber verir.
b) Köyün zorunlu işlerinin yapılmasını sağlar, paraları toplar, köylüye ait diğer İşleri görür, köyü dairelerde ve mahkemelerde temsil eder.
Köyde, muhtara, ihtiyar meclisine, köy işlerini yürütmekte yardımcı kimseler vardır; bunların başlıcaları, öğretmen, imam, kâtiptir.
Köyün yazı işlerine kâtip bakar, yoksa bu İşi öğretmen, o da yoksa imam yapar.
Köyün kamu kuvveti, muhtarın emri altındaki bekçiler ve korucular tarafından kullanılır. Bunlar köy zabıtasıdır, silâh taşırlar ve gerekince kullanırlar.
Köyün gelir kaynakları; İhtiyar Meclisince her yıl için köylüler adına salınan “salma” ile köy mallarının gelirinden ibarettir. Bunlar Köy Sandığı’nda toplanır ve oradan, köy bütçesine uygun olarak bütçede belirtilen yerlere harcanır. Köy sandığının gelirleri arasında para cezaları, köy sınırı içindeki çay ve nehirler üzerinde işleyen vasıtalardan, hayvan alım-satımından ve kesiminden toplanan resimler de vardır. Vakıfları olan köylerin bütçesine bunların gelirleri de katılır.
Birden fazla köyü ilgilendiren işlerin görülmesi için bu köylerin muhtar ve İhtiyar meclisleri, kendi aralarında kararlaştıracakları bir köyde toplanarak konuşurlar ve ne
yapılacağını kararlaştırırlar. Bundan sonra hükümete haber verilir ve alınacak izne göre işe başlanır.
Bibliyografya:
Bu konudaki eserlerin başlıcaları. — Köy Araştırmaları izahlı Bibliyografyası (Gül Er- gil, 1971); Türk Köyünde Modernleşme Eğilimleri Araştırması (3 rapor, i. Yurt – GUI Ergll – H. T. Sevil, 1970-71); Orman Köylerinin Sosyo-ekonomlk Durumu (I. Yurt – Gül Ergil, H. T. Sevil, 1971); Köy Elektri- kasyonu Proje Tipleri (Köy işleri Bak., 1971, teksir); Köy ve Köylü Sorunu (N. Mutlu,
2. basım, 1971); Köyde Toplumsal Yapı ve Siyasal Kültür (Doç. Dr. özer Ozankaya, 1971); Köy Okulları İçin Yıllık ünite Planları (Aysel Çökmez, 1972); Köylerimizin Fiziki, Sosyal ve Ekonomik Durumu Etüdü (1972); Köysel Bölge Sağlık Hizmetlerini Değerlendirme Metodolojisi (Hıfzısıhha Okulu, 1972).

Yorum yazın