Köprü Nedir – Köprü Nasıl Yapılır

Köprü Nedir – Köprü Nasıl Yapılır

Köprü, bir akarsu, ya da bir vadi üzerinden geçilmesini sağlamak İçin ayaklar üstüne yapılan yoldur. Köprüler tahta, çelik, taş, ya da betonarme olabilir.
insanlar ilk köprüleri doğada hazır bulmuşlardır. Bir derenin İki kıyısını birleştiren bir ağaç kütüğü, kayaların meydana getirdiği tabii bir kemer, ya da bir çukurun üstünde sarmaşıkların meydana getirdiği yollar ilk köprüleri meydana getirmiştir. Köprüyü böylece İlk defa doğada gören insanlar daha İyisini yapmak İsteyince dere üstündeki kütüğün yanına bir başkasını da kendileri koymuşlar, böylece suya yuvarlanma ihtimalini büsbütün ortadan kaldırmışlardır. Sonunda uzatılan kütüklerin daha da çoğaltılması, yanlarına korkuluk yapılması ilkel köprüleri daha kullanışlı hale getirmiştir.

Köprü Nedir - Köprü Nasıl Yapılır
insanlar uzun süre bu şekildeki köprülerle yetinmiş, fakat taşıdıkları yüklerin, arabaların ağırlaşması üzerine daha sağlam köprüler yapmak İhtiyacını duymuşlardır. Bunun üzerine köprünün ortasına taştan bir ayak yaparak destek vermek gereği duyulmuş, böylece taş köprülerin yapımında İlk adım atılmıştır.
Modern köprülerin gelişmesinden önce köprü yapımında başlıca Uç usul uygulanıyordu:
Payanda Usulü. — Payanda, nehir yatağına atılan temelin üstüne yapılan bir destektir. Bu sayede köprünün, üstünden geçen ağırlıkların altında çökmesi önlenmiş olur, üstelik yeteri kadar payanda yapmak suretiyle çok uzun köprüler İnşa etmek de mümkündür. Ancak bu usul nehir yatağının kumlu, ya da çok derin olduğu hallerde uygulanması güç olduğundan bu gibi yerlerde destekli köprü yapma yoluna gidilmiştir.
Destek Usulü
— Destek usulünde köprünün ağırlığı birçok kalas ya da kirişlere bölünür. Destek kirişleri asıl köprü yolunun üstünde, ya da altında olabilir. Birçok köprülerde bunlar yan taraftadır. Destekli köprü-, terdeki kirişler öyle düzenlenmiştir kİ her kiriş ağırlığın bir kısmını taşır.
Kemer Usulü. — Eskiden kalma köprülerin önemli bir kısmı yukarıda anlattığımız bu iki usulün de dışındaydı. Bunlar kemer biçiminde yapılıyordu. Eski Romalılar köprü yapımında çok ileri gitmişlerdi. O devirden kalma köprüler kemerliydi. Bunlara zamanımızda bile Yunanistan ve Anadolu’da Taşlanmaktadır. Kemerli köprüler büyük taş bloklarından yapılır. Kemerin tam üstündeki taşa “kilit taşı” denir. Köprüye binen bütün ağırlıklar bu kilit taşı aracılığıyla İki yana aktarılır. Köprü ayakları arasındaki açıklığa “göz” denilir. Kemer usulü köprüler tek gözlü olabileceği gibi birçok gözlü de olabilirler. Edirne ilinde, Ergene üzerindeki ünlü Ergene Köprüsü 173 gözlüdür. Ortadaki en büyük gözün açıklığı 13.20 metredir. Yurdumuzun hemen her yerinde kemerli köprüler vardır. Bunlardan Diyarbakır – Silvan yolu üzerindeki Malabadi Köprüsü’nün göz açıklığı 38,60 metre, Kayseri – Kırşehir yolu üzerindeki Tekgöz Köprüsü’ nün göz açıklığı 27 metredir. Almanya’da Plauen’deki kemerli köprünün göz açıklığı 88 metredir. İsveç’te Augerman nehri üzerindeki kemerli beton köprünün göz açıklığı ise 270 metredir ve dünyada göz açıklığı en büyük köprü olduğu sanılmaktadır.
Memleketimizde de köprü yapımına büyük önem verilmiştir. Ticari nakliyat ve askeri hareketlere büyük önem veren Osmanlı Türkleri’nde köprü yapımı Romalılar’ı da geçmiştir. Mimar Sinan’ın yaptığı köprüler bugün de ayaktadır.

Modern Köprüler

Bugünkü köprülerden çoğunun esasını da gene yukarıda anlattığımız payanda, destek ve kemer usulleri meydana getirir. Zamanımızın modern imkânlarıyla yapılan köprüler eskilere göre hem çok daha sağlam, hem de daha uzun yapılabilmektedir.
Asma Köprü. — Adından da anlaşılacağı gibi, karşılıklı iki kule arasındaki kablolara asılarak yapılır. Başka uzun köprülere göre bunların maliyeti daha ucuzdur, üstelik daha güzel görünüşlü olurlar. Bu köprülerin en büyük kusuru rüzgârın etkisiyle titremesi ve sallanmasıdır. Küçük bir asma köprüden uygun adımlarla geçen bir askeri birliğin meydana getirdiği titreşim köprünün şiddetle salla/imasına, hattâ yıkılmasına yol- açabilir. Bu bakımdan asma köprülerden adi adımla geçilir.
Uzun asma köprüler birkaç kabloya bağlanır. Bu kablolardan bazılarının kalınlığı 60 sm.’yl geçer. Her kablo 2.000’den fazla çelik telin birbirine sarılmasıyla meydana gelir. Dünyanın en uzun asma köprülerinden biri Hudson Nehri üzerindeki George Washington Anıt Köprüsü’dür. İstanbul Boğaziçi Köprüsü de asma köprülerin en uzunlarından biridir. Uzunluk bakımından Avrupa asma köprüleri arasında en başta, dünyada ise dördüncü gelir.

Dirsekli Köprü. — Bu tip köprüler nehrin karşılıklı kıyılarına yakın yerlerdeki payandalar üstüne yapılır. Her payandadan hem kıyıya, hem öbür payandaya doğru birer kol uzanır. Köprü karşı karşıya gelen iki kolun birleştirilmesiyle tamamlanır. Bu köprülerin faydası ortada payanda bulunmamasıdır.
Kalkar Köprü (Irgantı köprü). — Büyük vapurların geçeceği nehirlere yapılır. Bunlardan bazıları asansör gibi yükseltilebilir. Bazıları da bir orta payanda üzerinde döner. Kalkar köprünün bir başka çeşidinin ise bir yanı sabittir. Gerektiği zaman köprü bir kapak gibi yukarıya doğru açılır. Bunların iki yanı sabit olup ortada birleşenleri de vardır. Bunlar da İki yana doğru açılabilir ve geçişi tamamen serbest bırakırlar. Köprülerin bir orta payanda üzerinde dönerek açılanlarına da “döner köprü” denir.
Yüzer Köprü. — Bu tip köprüler dubadan payandalar üzerine yapılır. İstanbul’da Haliç üzerindeki Galata ve Atatürk köprüleri birer yüzer köprüdür. Savaşlarda, geçici olarak, dubalar üzerinde bu çeşit köprüler yapılır.
Bibliyografya:
Bu konuda dilimizdeki başlıca eserler. — Çağlar Boyunca İstanbul Görünümleri, I. cilt; Köprü ve Galata (Çelik Gürlersoy, 1972); Boğaziçi Köprüsü (T. Erer, 1973).

Yorum yazın