Konut Nedir

Konut Nedir – Konut Hakkında Bilgiler

İnsanların, çalışma saatleri dışında, oturdukları, yatıp kalktıkları, dinlendikleri yerlere “konut” (mesken) denir. En ilkel biçimi “kulübe” olan konut, toplumların ilerleyip gelişmesi, medeniyete ulaşması sonucunda, ev, konak, köşk, apârtman dairesi haline gelmiştir (Bk. Apartman; Ev).
Türkiye’de bağımsız evlerin yerini gittikçe apartmanlar almaktadır. Son beş yıl içinde şehirlerde yapılan ev, apartman sayısı şöyledir:
kutsal bir anlam taşır. Hukukta da, konutun dokunulmazlığı yasalarla sağlanmıştır. Belli koşullar dışında, kişilerin konutlarına girilememesl, arama yapılamaması, buradaki eşyaya elkonulamamasına “konut dokunulmazlığı” (mesken masuniyeti) denir.
Kat Mülkiyeti Kanunu Bir binada kat, bölüm, ya da dairelerin ayrı ayrı kişilere mülkiyet hakkını veren, bunların yönetimini düzenleyen kanundur.
insanların temel İhtiyaçlarından biri de meskendir. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana,barınma ihtiyacını karşılayacak bir konutun tedariki insanların başlıca uğraşlarından biri halini almıştır. Kentleşmenin hızlandığı son yıllarda,, bütün dünyada konut edinmek, ya da edindirmek için gerek bireyler, gerek kamu kuruluşları büyük gayretler harcamaktadırlar. Hukukçular, kanun koyucular, kentlerde arsa fiyatlarının alabildiğine artması karşısında, tek arsa üzerinde birden çok aileye ayrı ayrı özel mülkiyet hakkı tanınacak binaların yapımı için gerekli kanun hükümlerini yürürlüğe koyma yoluna gitmişlerdir.
Germen ve İslâm hukukunda “kat mülkiyeti” dediğimiz hukuki çözüm yolu çok eskiden beri kabul edilmiştir. Ancak, Tük Medeni Kanunu bir binada birçok kimseye ayrı ayrı sahip olunması mümkün özel mülkiyet bölümleri tanımamakta idi. Yalnız, ihtiyaçların zorlamasıyla, Medeni Kanun’un 753. maddesine dayanılarak, binanın bir bağımsız bölümünde “irtifak hakkı” kurulması suretiyle bir çözüm yolu bulunmuştu. Gene de, bu çözüm yolu çeşitli uyuşmazlıklara müsait bulunduğundan ihtiyacı karşılamaktan uzaktı.
Bu nedenle yıllarca yapılan araştırmalar, incelemeler sonunda hazırlanarak yürürlüğe konulan 634 sayılı 23.6.1965 tarihli Kat mülkiyeti Kanunu memleketimizde bir binada birden çok bağımsız bölüm ihdasını mümkün kılmıştır.
Kanunun 1. maddesine göre, tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkân, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinde ayrı ayrı, başlıbaşına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o taşınmazın sahibi, ya da ortak sahipleri tarafından, bu kanun hükümlerine uygun surette, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir. Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütününe “ana gayrimenkul”; yalnız esas yapı kısmına “ana yapı”; ana gayrimenkulun ayrı ayrı, başlıbaşına kullanılmaya elverişli bölümlerine “bağımsız bölüm”; bir bağımsız bölümün dışında olup doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş yerlere “eklenti”; bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkına “kat mülkiyeti”; bu hakka sahip olanlara da “kat maliki” denilir. Ana gayrimenkulun bağımsız bölümleri dışında kalıp korunma, ortak kullanma, ortak yararlanma yerlerine “ortak yerler”; kat sahiplerinin “ortak malik” olarak paydaşı bulundukları bu yerler üzerindeki yararlanma haklarına “kullanma hakkı” denilmiştir. Bir arsa üzerinde İleride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak, ya da yapılmakta olan bir yapının bağımsız bölümleri için o arsanın sahibi, ya da ortak sahipleri tarafından kurulan irtifak hakkına “kat irtifakı”; bu hakka sahip olanlara da “kat irtifakı sahibi”; arsanın bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet paylarına “arsa payı”; kat mülkiyetinin ya da irtifakının kurulmasına ait resmi belgeye “sözleşme” denilir.
Kat mülkiyeti, arsa payı ile, ana gayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir. Bu mülkiyete konu olan ana yapının bağımsız bölümlerinden herbiri o bölümün kat mülkiyetinin kurulması zamanındaki değeriyle orantılı olarak, tahsis edilen arsa payının, ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Bu arsa payları sonradan azaltılıp çoğaltılamaz.
Ortak yerler sözleşme ile belirtilebilir. Yalnız, kanunun 4. maddesinde belirtilen şu yerler, sözleşmede olmasa bile ortak yer sayılmıştır: a) Temeller, ana duvarlar; bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar; tavan ve tabanlar; avlular; genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıkları; genel çamaşırlık, çamaşır kurutma yerleri; genel kömürlükler, ortak garajlar; elektrik, su, havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar, kapalı kısımlar; kalorifer daireleri; kuyular, sarnıçlar; yapının genel su depoları; sığınaklar; bağımsız bölümün dışındaki kanalizasyon tesisleri; çöp kanalları; kalorifer, su, havagazı, elektrik, telefon, radyo, televizyon İçin ortak tesislerle ortak şebekeler, antenler; ortak sıcak ve soğuk hava tesisleri; çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri. Bu sayılanların dışında kalıp da yine ortaklaşa kullanma, korunma, yararlanma İçin zaruri olan daha başka yerler, şeyler de “ortak yer” kapsamına girer.
Kat mülkiyetine, ya da kat İrtifakına tabi olan taşınmazda ortaklığın giderilmesi istenemez. Kat mülkiyeti ve kat İrtifakı, resmi senetle, tapu siciline yazılmakla doğar. Tapu memuru, kat mülkiyetiyle ilgili belgeleri inceleyip tamamlığına kanaat getirince, resmi sözleşmeyi düzenler. Sözleşme, içindeki hükümlerle birlikte, tapu siciline geçirilir. Böylece kat mülkiyeti doğmuş olur.
Ana gayrimenkul “kat malikleri kurulunca yönetilir, yönetim biçimi, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, ana gayrimenkulün yönetimi, kat malikleri kurulunun seçeceği bir, ya da üç yönetici tarafından yürütülür. Kat malikleri kurulu yılda bir defadan az olmamak üzere, yönetim planında gösterilen zamanlarda, ya da her yılın ilk ayı içinde toplanır. Kat Malikleri Kurulu’nca verilen karara razı olmayan kimse uyuşmazlığı sulh hâkimine götürmek suretiyle çözdürebilir. Yönetici, genel giderlerle ilgili bir “hesap defteri” ile “karar defteri” tutmakla yükümlüdür. Yıllık toplantılarda o yıla ait hesapları, belgeleri kurulun denetine, onayına sunar. Yönetici, sözleşmede bir ücret tayin edilmemiş olsa bile, kendisine uygun bir ücret isteyebilir.
Her kat maliki, ana gayrimenkulün genel görünüşünü, kullanılışını bozmadan kendi bağımsız bölümünde dilediği değişiklikleri yapabilir. Ortak yerlerde değişiklik yapılabilmesi kat maliklerinin oybirliğine bağlıdır. Uyuşmazlık halinde sulh hâkimine başvurulur. Kat mülkiyeti, sicildeki kaydının silinmesiyle sona erer.
Bibliyografya:
Bu konudaki eserlerin başlıcaları. — Kat Mülkiyeti ve Bundan Doğan Davalar, Kapıcılarla İlgili Konular (C. Erdoğan 2. basım, 1972); Kat Mülkiyeti Kanunu (1968, kanun No. 63*4).

Yorum yazın