Kömürün Çevreye Verdiği Zararlar

Kömürün Çevreye Verdiği Zararlar – Kömürün Zararları

Bundan 700 yıl önce İngiliz kralı, kömür yakarken yakalanan herkesin ölümle cezalandırılmasını emretmişti. Bunun nedeni ise kömür dumanının hiç de hoş olmayan kokusu ve sağlığa zararlı olmasıydı. O günden bugüne değin birçok değişiklikler oldu. Günümüzde kömürün yakılmasını, herkese yeterli ölçüde yakıt sağlayabilme çabamızın gerekli bir parçası olarak görmekteyiz. Ancak, kömürün yanması sonucu çıkan gazlarla ilgili sorunlarımızın bir bölümü yine de geçerliliğini sürdürmektedir.
Kömürün milyonlarca yıl önce yaşamış bitkilerin kalıntılarından oluştuğunu biliyorsunuz. Kömürün oluşumu sırasında içinde başka elementlerle birlikte karbon ve ayrıca kükürt kalmıştır. Kömürü yaktığımız zaman işte bu eski kükürt, kükürtdioksit gazı olarak havaya karışır.

Bilim adamları incelemeleri sonucunda havadaki fazla kükürtdioksitin insan sağlığına zararlı olduğunu ve solunumu zorlaştırdığını saptamışlardır. Ayrıca kükürtdioksitin ağaçlar ve bitkiler üzerinde de yan etkileri olmaktadır.
Kömürde ayrıca kurum da bulunmaktadır. Kömürle ısıtılan fabrikaların bacalarındaki kurum temizlenmezse, çevrelerindeki hava giderek kurum ve isle dolar.
İnsanlığın yararına, bilim adamları kömür dumanındaki kurumu arıtacak araçlar geliştirdiler. Bu araçlar, güçlü mıknatıslar gibi iş görürler. Kömür yandıkça havaya dağılan kurumu toplarlar. Büyük ölçülerde kömür kullanan çalışma alanları sözü geçen araçlarla donatılırsa, hava kirliliği büyük ölçüde ortadan kalkar.
Ne yazık ki, havadaki kükürtdioksiti arıtmak bu denli kolay değildir. Bilim adamları gaz yıkayıcısı denen bir aygıt yapmışlardır. Bu aygıt kömürün üzerine su ve kireçtaşı karışımını püskürterek kömürün içeriğindeki gazın bir bölümünü çıkartır. Ancak bu gaz yıkayıcıları yaygın olarak kullanımı önleyecek kadar pahalıdır. Üstelik aygıtın tam olarak iş gördüğü henüz kanıtlanmamıştır. Kükürdün havaya karışmaması için uygulanacak daha iyi bir yöntem, kükürdü az kömür kullanmaktır. Bu nedenle az kükürtlü kömür istemi oldukça çoktur, özellikle çok kömür yakan şirketler (örneğin elektrik santralları) için bu söz konusudur. Az kükürtlü kömür, kok kömürü üreten çelik fabrikalarınca da istenmektedir. Ancak tüm gereksinmeyi karşılayacak kadar bu kömürden bulmak olanaksızdır.
Çevrede kükürtdioksiti bir yerde tutan alçak bulutlar olduğu zaman sorun daha da büyüktür. Çünkü o zaman rüzgâr onu sürükleyip, götüremez. Bazı elektrik santralları bu nedenle hava koşullarını yakından izlerler. Bulutlu günlerde kömür kullanımlarını azaltırlar.
Kömür sanayiinin tek karşılaştığı sorun hava kirliliği değildir. Birçok kişi açık maden ocaklarının ardında bırakılan alanın kötü görüntüsünden yakınmaktadır. Maden sahiplerini bu yöntem ile kömür çıkarmaktan alıkoymak için birçok girişimlerde bulunulmaktadır. Bazı ülkelerde eski açık maden ocaklarının arazilerinden yararlanma yoluna gidilmiştir, örneğin bugün Birleşik Devletlerde birçok eski açık maden ocağının yerinde, çiftlikler, ormanlar, parklar ve konutlar bulunmaktadır. Burada açık maden ocaklarının yer aldığı alanları düzeltmek için buldozerler kullanılmıştır. Sonra düzelen alanın toprağı gübrelenmiş üzerine ağaçlar ve yeşillikler ekilmiştir. Bazen de kömür çıkarmak için açılan kuyular, suyla doldurularak yüzme ve sandalla dolaşma için göller oluşturulmuştur.
Bazı alanlar madencilik sonrası düzeltilmeye uygun olmayabilir. Eğer kömür yamaçlardan çıkartılıyor ve kazılan toprak, toprak kaymalarına neden oluyor ise, böyle alanlardan yeniden yararlanmak güçleşebilir. Yine yamaçtan kömür çıkarımında, yağmurların yüzeydeki pisliği yakın çevredeki akarsulara akıtarak kirlenmelerine neden olmamasına özen gösterilmelidir.
Günümüz kömür sanayiinin karşı karşıya kaldığı iki büyük sorun,yüzey madenciliğinin yapıldığı alanların yeniden kazanılabilmesi için daha geçerli yöntemler bulmak ve hava kirliliğini önlemektir.

Yorum yazın