Kömür Nasıl Çıkarılır

Kömür Nasıl Çıkarılır

Türkiye’deki kömürün büyük bölümü toprağın derinlerindedir. Bu nedenle kömüre erişebilmek için ya maden kuyuları ya da kömür damarına değin inecek tüneller açılmalıdır. Bunlara “yeraltı maden ocakları” denir. Toprak yüzeyine çok yakın olan kömüre ise yalnızca üzerinde birikmiş olan moloz tabakasının kaldırılmasıyla ulaşabilir. Bu tip işletmeye “açık işletmecilik” (açık maden ocağı) denir.

MADEN OCAKLARININ TİPLERİ
Üç tip yeraltı maden ocağı vardır: Kuyulu madenler, kanallı maden ocakları ve eğimli maden ocakları (shaft drift or slope mines). Kömürün bulunduğu yere göre bu yöntemlerden biri kullanılır.
Kuyulu madenlerden kömür damarının seviyesine inmek için dikey bir kuyu açılır. Kömür damarı toprağın 400-1400 metre aşağısında olabilir. O zaman maden işçilerini aşağı indirebilmek için büyük bir asansör ya da kafesli çift çıkarma yapılır. Eğer kömür damarı bir tepenin altında ise, bu kez eğimli maden ocağı kurulur ve eğimli bir tünel kazılır. Bu tünel tepe kenarından kömür damarına değin uzanır. Madenciler çoğunlukla çalışma alanına inebilmek için tünellerden yürüyerek geçerler.
Kömür, tepenin yamacında bulunduğu zaman da kanallı maden ocağı yapılır. Maden işçileri kömürü çıkardıkça ilerlerler ve böylece yatay bir tünel oluşur. Çıkarılan kömür miktarı arttıkça işçiler çalışma yerlerine ulaşabilmek için,giderek yamaçtan içeri doğru daha çok yol yürümek zorunda kalırlar.
Tüm yeraltı maden ocaklarında, kömür çıkartılırken ocağın çeşitli kesimlerini birleştiren tüneller açılır. Bir maden ocağının haritasına bakacak olursanız onun küçük bir kentin haritasına benzediğini görürsünüz. Tüneller, bir bakıma, maden ocağının sokaklarıdır.
Tünel yapımı bitirildikten sonra, madenciler büyük kömür blokları çıkartmaya başlarlar. Ancak madenin tavanını desteklemesi için arada bir kömür sütunları bırakırlar. Tüm kömür bloklarının çıkarma işlemi bitince, bu kez de destekler teker teker alınmaya başlanır. Desteklerin atımına ocağın en dip noktasından başlanır ve ocağın girişine doğru geri geri gidilerek sırayla ötekiler alınır. Bir maden ocağındaki tüm kömürler çıkartıldıktan sonra maden kapatılır. Bu işlem çoğunlukla birkaç yıl sürer. Bir maden ocağının kapanması, o madenin artık kesinlikle işe yaramayacağını gösterir.

KÖMÜRÜN DIŞARI ÇIKARTILMASI – YERALTI MADENCİLİĞİ
Madenciler kömürün olduğu düzeye eriştiklerinde, küçük, üstü açık demiryolu vagonlarını anımsatan, elektrikli arabalarla kömür olan yere giderler. Bazen kömür çıkarılacak kesim bir buçuk kilometreden daha uzak bir yerde olabilir. İşçiler o kesime işte bu arabalara binerek ulaşırlar.
Madenciler gruplar halinde ya da bölge ekipleri olarak çalışırlar. Maden ocağının çeşitli bölümlerinde aynı anda çalışan değişik birkaç bölge ekibi bulunabilir. Ekipteki her madencinin, kömür çıkartma işinde belirli bir görevi vardır.
Ocakta çalışmaya başlamadan önce kesinlikle bazı güvenlik önlemleri alınmalıdır. Bunun için madencilerden biri, çalışılacak bölümdeki havada zehirli gaz bulunup bulunmadığını araştırır. Bir başkası (badanacı) çalışma alanının tavanına ve duvarlarına kireç püskürtür. Kireçleme işlemi,bir
patlamaya neden olabilecek herhangi bir tozu ıslatarak tehlikeyi önler. Tavan sağlamlaştırıcısı adı verilen üçüncü bir madenci, tavan bölgesine uzun, çelik çubuklar yerleştirir. Bu çubuklar tavanın çökmesini önler ve yukarıdaki kaya tabakalarının birarada durmasını sağlar. Maden ocağının güvenliği ile ilgili daha ayrıntılı bilgi “Maden Ocaklarındaki Tehlikeler” bölümünde veri’* çektir.
Yeraltındaki kömürün yaklaşık % 40′: üç aşamada tamamlanan ve konvansiyonel maden çıkarımı denen bir yöntem ile çıkartılır. Bunun için önce, madenci,maden ocağının tabanından tekerlekler üzerine oturtulmuş elektrikli bir kesici ile (havöz) büyük bir kömür dilimi yani çentik keser çıkarır. Daha sonra matkap ile kömür yüzeyinin üst bölümüne bir delik açılır.

Açılan deliğe güvenliği sağlanmış patlayıcı bir madde yerleştirilir. Bu madde patladığı an, kömür yüzeyinin bir bölümü parçalara ayrılır. Parçalar, havözün, yani kazı makinesinin açtığı deliğe düşerler. Daha sonra bir yükleme makinesi kullanan madenci içeri girer. Makine kömürü tabandan temizleyerek, bekleyen var – gel vagonuna yükler. Var – gel vagonu taşıdığı kömürü maden ocağının girişine götürür. Buradan ise skipli asansör diye bilinen bir asansör ile ya da bir iletim şeridi ile kömür tümüyle maden ocağından çıkartılır.
Günümüzde yeraltı madenciliğinin büyük bölümü üniversel havöz adı verilen dev bir makine ile yapılmaktadır. Bu makine bir ucunda dönen kesici bıçakları olan, tekerlekli bir traktörü anımsatır. Bu bıçaklar kömür yüzeyine dalar. Bıçaklar döndükçe, kömür binlerce küçük parçaya ayrılır. Makinenin bir başka kısmı ise, bu parçaları toplayarak var – gel aracına yükler. Var – gel aracı ise kömürü yine ocağın girişine taşır. Bir tek kişinin çalıştırdığı “üniversel havöz” saatte yaklaşık 12 ton kömür çıkartabilir.
Ancak bu makineler pek ender sürekli çalışırlar. Madenciler var – gel araçlarını değiştirmek, zehirli gazlar için havayı yeniden incelemek, yeni tavan destek çubukları yerleştirmek ve yeni açılan bölümlere kireç püskürtmek için çalışmalarını sık sık kesmek zorunda kalırlar.
Birleşik Devletler’de birkaç yeraltı madeninde kullanılan bir başka yöntemde de, “yükleyici havöz” adı verilen makineden yararlanılır. Bu makine, çelik bıçaklarla kömür yüzeyinden büyük dilimler kesip çıkarır. Çıkarılan kömür dilimleri bıçakların hemen altına yerleştirilen iletim şeridinin üzerine düşerler. Makinenin özel güvenlik donanımı vardır. Kömür çıkarıldığı zaman tavanın çökmemesi için makinenin üzerinde bulunan köşebentler ileri doğru giderler ve tavanı tutarlar.
Son birkaç yılda kendini gösteren petrol bunalımı ve yükselen fiyatlar karşısında yakıt olarak kömür yeniden değer kazanmıştır. Bir yandan işletilmekte olan ocaklarda üretimi artırmak için sürekli biçimde yeni yöntemler, bir yandan da yeni yataklar araştırılmaktadır.
Öte yandan kömürün taşınması, depolanması ve çevre kirliliği ile ilişkili sorunların da çözümlenmesi için çalışmalar yürütülmektedir.

AÇIK İŞLETME YA DA AÇIK MADEN OCAĞI
Yüzeyden çıkartılan kömür, yeraltı maden ocaklarından çıkarılana oranla çok daha çabuk ve güvenlik içinde elde edilir.
Madenciler, kömür tabakasının üzerinde biriken ve yararsız madde denen kaya parçaları ile molozları kaldırmak için elektrikli kepçeler kullanırlar. Bu kepçelerden en büyüğü yaklaşık elli katlı bir binadan daha yüksektir. Böyle bir kepçe bir dalışta 300 tondan fazla kaya ve moloz birikintisini kaldırabilir.
Kepçe operatörü yararsız maddelerin tümünü bir yana yığar. Böylece kömürün çıkartılabileceği çukur bir maden alanı oluşur. Kömür dışarıya çıkartıldıktan sonra, madenciler patlayıcı maddelerle büyük parçaları ufalarlar. Parçalanan kömür daha ufak mekanik kepçelerle toplanarak, dev kamyonlara doldurulur. Kömürün tümü çukurdan çıkarıldıktan sonra, bir yana yığılmış olan moloz yeniden yerine doldurulur. Sonra aynı işlem kömür damarının bir başka kesiminde yinelenir.
Açık işletmecilik; yüzeye yakın linyit ocaklarında, feldispat, kaolin ve zeolit gibi tortul oluşumların bulunduğu bölgelerde uygulanır. Bu gibi açık maden işletmeciliği, Türkiye’nin çeşitli yörelerinde uygulanmakla birlikte jeolojik bakımdan tortul oluşumları hem çeşitli hem de zengin olan Ege bölgesinde, özellikle Kütahya yörelerinde uzun zamandan beri elverişli bir yöntem olarak uygulanmıştır.
Kömür, tepenin yamacına gömülü, ama maden ocağı açılamayacak kadar yüzeye yakın olduğu durumlarda burgu yöntemiyle çıkartılır. Burgu dev bir marangoz matkabını anımsatır. Tepenin yamacından içeri uzanır ve kömürü damarından çekip çıkartır. Burgu ile yapılan madenciliğe genellikle, açık maden ocağının bir türü gözüyle bakılır. Yüzeye yakın olan kömürün çıkartılması ötekilere oranla çok kazançlıdır.
Her şeyden önce daha güvenli, daha kolay ve çok daha ucuzdur. Ama bu işlem sırasında verimli topraklar genellikle zarar görür. Kömür şirketlerinin çoğu açık işletme ile kömür çıkarttıkları alanları yıllardır bozmakta ve öylece bırakmaktadırlar. Bu nedenle bu topraklar çıplak ve çirkin bir görünümdedirler.
Dünyada kömür üretimi her geçen yıl artmaktadır. Ancak artan nüfus, gittikçe gelişen sanayi ve gaz ile petrol kaynaklarının giderek azalması karşısında, gelecek yıllarda madencilere daha çok iş düşecektir.

Yorum yazın