Kırsal Bölgelerde Enerji Üretimi

Kırsal Bölgelerde Enerji Üretimi

Eski yöntemlerle doğal güçlerden enerji elde etmekten söz ederken bundan elli altmış yıl önce örneğin, Birleşik Amerika’nın Kaliforniya bölgesinde çiftçilerin uyguladığı bir yöntemi anımsamamak elden gelmiyor. O dönemde çiftlik evlerinin eğimli saçakları güneşi toplamaları için siyaha boyanırdı. Böylece ısınan çatıya bağlı borularla evin sıcak ya da ılık su gereksinimi karşılanıyordu.
Gene o dönemlerde birçok ülkede, özellikle Hollanda’da, yel değirmenlerinde tahıl öğütme ve su iletimi gibi işler için rüzgârın gücünden yararlanılıyordu. Rüzgâr gücüyle helikopter pervanesi gibi yatay olarak hareket eden kanatlarıyla öğütme ya da su aktarımında kullanılan kuleler bugün bile birçok ülkede görülmektedir.
Daha sonra elektriğin yaygınlaşmasıyla enerji taşıyan kablolar dev bir örümcek ağı gibi her yana yayılmaya başladı. Elektrik, köylere değin iletildi. Birçok gelişmiş ülkelerde doğal gaz döşemleri kırsal bölgelerdeki çiftliklere enerji taşımaya başladı. Değirmenler, kanatlı rüzgâr kuleleri ve eğimli siyah boyalı güneş toplayıcı saçaklar ortadan kalktı. Kolaylık, rahatlık ve ucuzluk sağlayan elektrik, doğal gaz ve petrol bitmez tükenmez kaynaklar gibi savurganca tüketiliyordu. Hayvan ve insan emeğinin yerini tutan hizmetler için her yapılan makineye sahip olma yarışı
başlamıştı insanlarda. Ama bu makineler elektrik, gaz ya da petrolden elde edilen enerjiyle çalışıyordu. Yakın günlere değin, yani enerji bunalımının baş gösterdiği günlere değin, bu böylece sürüp gitti. Enerjide kısıntı ya da artırım yapmak hem akla gelmiyor, hem de zaten gereksiz görülüyordu.
Bu hesapsız enerji harcama dönemi ne yazık ki, artık geride kaldı. Şimdi kırsal bölgelerde ve çiftliklerde pahalı yakıtların yerine güneş enerjisinden, rüzgârın gücünden ve tarım ürünlerinin artıklarından ucuz enerji üretme yolları yeniden aranmaya başlanmıştır. Daha önce “Geleceğin Yakıtları” bölümünde güneş enerjisiyle evleri ısıtma ve sıcak su elde edilmesi konularına değinmiştik. Onun gibi, şimdi doğal enerji güçlerinin gelişen teknolojinin de yardımıyla daha verimli biçimde kullanılmalarının yolları araştırılmaktadır. örneğin, yeni yel değirmenleri hem jeneratörleri (üreteçleri) çalıştırmada, hem de su pompalama işlerinde kullanılmaktadır. Bunlar en hafif rüzgârla işleyebilecek biçimde yapılmışlardır. Pervanelerinin kanatları, uçaklarınkiler örnek alınarak biçimlendirilmiştir. Bir başka model yel değirmeninin kanatları helikopter pervanesi tipinde yapılmıştır. Beş metre yüksekliğindeki bir yel değirmeninin uzun kanatlı pervanesi hemen her rüzgârla dönmeye başlar ve bir evin gereksinimini karşılayacak kadar elektrik üretebilir. Parasız elde edilen, rüzgârla hareket eden bu tip düzenlemelerin yapımı hem kolay, hem de ucuzdur.
Bulunduğu yerin esinti ve engebe durumuna göre bu modern yel değirmenlerinin yükseklikleri otuz metreyi bulmaktadır. Yükseklikleriyle birlikte bunların dev pervanelerinin kanatları da uçak kanatları kadar uzundur. Bu tip yel değirmenleri şimdi özellikle Birleşik Amerika’nın tarım ve çiftçilik yörelerinde kullanılmaktadır.
öte yandan hayvancılıkla uğraşan kesimlerin de çok özgün bir enerji üretme yöntemiyle kendi gereksinmelerini karşılayabilecekleri anlaşılmıştır. Çok sayıda kümes hayvanı, sığır ve öteki hayvanların beslendiği çiftlik ve otlaklarda sürekli biçimde bir enerji türü üretilmektedir. Bu özgün enerji türü o hayvanların gübre, tezek ve dışkılarından kaynaklanmaktadır.
Anadolu’da sığır tezeği çok eski dönemlerden beri yakıt olarak zaten kullanılmaktaydı, öteki hayvanların dışkıları da her ülkede toprağı verimli kılmak amacıyla gübre olarak kullanılagelmiştir. Ama bunların toplanması, taşınması ve paketlenerek dağıtımı kazançlı bir iş sayılmadığından yaygın biçimde değer kazanmalarına engel olmuştu. Satıştan elde edilecek kazanç zahmeti karşılamıyordu. Üstelik petrol türevlerinden üretilen ucuz yapay gübreler ortaya çıkmıştı ve bunlar her istendiği an her yerde bulunabiliyordu. Böylece doğal gübre kullanımı iyiden iyiye bırakıldı.
Son birkaç yılda geliştirilmekte olan enerji korunum ve sakinimi önlemleriyle birlikte doğal gübrelerin değerlenme ve kullanımı yolunda yeni yöntemler de geliştirilmektedir. Örneğin, bir yöntemde gübreler toplu halde biriktirim depolarına ya da geçirimsiz büyük naylon torbalara iletilmekte ve toplanmaktadır. Bunların içinde uygun ısı ve ışıkta faaliyete geçen bakteriler gübreyi yemeye başlar ve sonunda onu zararsız bir çökelti çamuruna dönüştürürler. Bu ortam içinde etkinliklerini sürdüren bakteriler günümüzde çok kullanılan bir gaz üretirler; bu metan gazıdır. Metan petrol kuyularıyla kömür ocaklarında bulunan bir doğal gazdır. Kokusuz, renksizdir ve kolayca yanar. İşte bu kolay yanış niteliği onu bugün değerli yapmaktadır.
Hayvan gübresinden, örneğin büyük çapta bir tavuk çiftliğinde biriken tavuk gübresinden elde edilecek metan gazıyla o çiftliğin elektrik jeneratörü için gerekli enerji üretilebilir.
Enerji artırımı önlemleri arasında araç, gereç ve makineleri iyi kullanmak, onların bakımlarını özenle yerine getirmek büyük önem taşıyan noktalardır. Bugün birçok ülkede fabrika işçileri arasında enerji artırımı konusunda yararlı önerilerde bulunan işçilere ödüller verilmektedir, örneğin, bir işçi fabrikanın günlük çalışmaları arasında gözden kaçan gereksiz enerji harcamalarını giderici nitelikte önerilerde bulunabilir. Ufak ve hafif parçalar için büyük bir kamyon yerine ufağının kullanılması atölye kapısından sıcaklığın kaçmasını önleyecek pratik bir buluş ya da ışıkların daha iyi düzenlenmesi yönünde yararlı bir öneri fabrika yöneticileri tarafından ödüllendirilmeye değer bulunmaktadır. Hatta, bugün ABD’ de birçok fabrikada Enerji Sakinimi Komiteleri bile kurulmuştur.
Böylece enerjinin korunması, artırımı ve sakinimi yönünde tüm Batı ülkelerinde yönetimler yeni önlemleri uygulamaya koymakta, yeni fikirleri ödüllendirmek ve yeni buluşlar için araştırmaları özendirmektedirler. A B D’de birkaç yıl önce geliştirilen ufak bir aygıt kalorifer kazanlanında yüzde otuz dolayında bir ısı artırımı sağlamaktadır. Bu aygıt kalorifer kazanına takılmakta ve yanan yakıtın havasına az miktarda nemlilik vererek daha çok ısı üretilmesine yardım etmektedir. Yakıtın tam yakılması da hava kirliliğini önlemede en etkin önlemlerden biridir. Otomobil motorlarına takılan bir başka aygıt da hem yüzde on ile otuz arasında daha fazla enerji sağlamakta, hem de o oranda daha az hava kirletmektedir. Son yıllarda Ankara’nın ve öteki bazı kentlerin kalorifer yakıtlarıyla kirlenen havasını soluyan insanlarda çeşitli hastalıklar meydana gelmektedir, özellikle kış mevsimi boyunca Ankara’da hava, solumayı güç hale getirecek derecede kirlenmektedir. Bunu önlemek için kömürün ve sıvı yakıtın yanma oranlarını yükseltmek, bacalara süzgeçler takılmasını zorunlu kılmak ya da yakıtların kükürt ve zararlı gazlardan arınmasını sağlamak için çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca evlerde ısının korunması yolunda yalıtım düzenlemelerinin gereği, giderek daha bilinçli biçimde yaygınlaşmaktadır.

Yorum yazın