Kendo – Kılıç Kullanma Sanatı

Kendo Nedir- Kendo Nasıl Yapılır – Kılıç Kullanma Sanatı

Yirmi yıl kadar önceydi. Genç bir kendocu günlerdir ardarda düşünde gördüğü bir olayı anlatmak için çok yaşlı olan öğretmenine yaklaştı. Ona her gece düşünde her ulustan insanların çevresinde kendo yaptıklarını söyledi, öğretmeni de ona bu düşün çok derin bir anlamı olduğunu belirterek, genç adamın bunu kendi ruhunda araması gerektiğini yineledi. Genç adam yaşlı bilgenin önerdiği gibi yaptı ve sonunda bilinmeyen bir gücün onu dünyanın her yöresindeki insanları kendo sporunun eşsiz yararları konusunda bilinçlendirmeye doğru yönelttiği kanısına vardı.
Daha bunu anlamaya zamanı olmadan da, kendisini Amerika Birleşik Devletleri’nde bir kendo kulüp açmış buldu. Hele bir de kulüp, umduğunun çok üstünde başarılı olunca, çok şaşırdı. Kısa bir süre sonra da küçük bir kendo dojosu kuruldu. Bu dojo kapılarını halka açar açmaz, üye olmak isteyenlerle dolup taştı.
Bugün dünyanın her yerinde durmadan kendo kulüpleri kuruluyor. İnsanlar, bu genç adamı ve sanatını sevdiklerinden, kendo yakın bir gelecekte büyük bir olasılıkla dünyada judo ve karate kadar yaygın ve bilinen bir spor olacaktır.

KILIÇ KULLANMA SANATI

Kılıç Japonya’ya ilk kez bin yıldan daha çok bir zaman önce Çin’den gelmiştir, özgün olarak Kencatsu (kenjutsu) adı verilen kılıç kullanma yöntemi de o tarihlerde ortaya çıkmıştır. Kılıçlar çok çabuk yaygınlaşmış ve döğüşmeye en uygun silah olarak hemen diğer silahların yerini almışlardır.
Japonya’da kılıcı ilk kez kullananlara samuray (buşi) denmiştir. Buşi genellikle ortaçağ silahşorlarıyla kıyaslanır. Avrupa’lı silahşor da buşi gibi, adalet, doğruluk ve iyi iş yapma ilkelerine sıkı biçimde bağlı bir yaşam sürmüştü. Aralarındaki en büyük ayrılık döğüşme biçimleriydi. Silahşor üzerine baştan ayağa dek bütün bir zırh giyip, 2,70 m. boyunda bir kılıç kuşanırken, buşi hareket serbestliğini yeğliyor ve Avrupalı benzerinin kılıcının yalnızca yarısı kadar uzunlukta bir kılıç taşıyordu. Buşi rakibinin tam önünde bacakları bir dörtgen oluşturacak biçimde durur, ayaklarını yere sağlamca yapıştırır ve gözlerini düşmanının gözlerinin içine dikerdi. Kılıcını çekerken yerden havaya doğru bir şimşek hızıyla kaldırırdı. İşte bu temel yaklaşımlardan, pek çok Ryu ya da Eskrim biçimi doğmuştur.

OYUN BİÇİMLERİ
Her ne kadar bugüne değin gelmiş geçmiş en büyü eskrimci şudur demek olanaksız ise de, bir kaç kişinin bu alanda tuttuğu yer bambaşkadır. Bu olağanüstü kılıç ustaları gittikleri yere ünlerini de birlikte götürmüşlerdi. Her birinin kendine özgü bir kılıç kullanma biçimi vardı. Kılıçta daha az usta olanlar en sevdikleri şampiyonun yöntemlerini almaya ve onun gibi kılıç kullanmaya çalışırlardı. Kencatsu’nun değişik biçimleri işte böyle doğdu.

İLK EĞİTİM YÖNTEMLERİ

Savaşta bir askere kılıcını kullanma buyruğu verildiğinde, asker istediği kadar yanlış yapmakta serbestti. Ancak kılıç kullanmayı öğrenme aşamasında bu olmamalıydı. Çünkü bu silahsız döğüş yöntemlerine benzemiyordu. En küçük bir yanlış kötü bir kaza ile sonuçlanabilirdi. Bu nedenle buşiyi önceden hazırlamadan hiç bir eğitim yöntemi tam olarak uygulanamazdı.
Kencatsu uzmanlarının saptadığı yöntemler, kendini bu işe adayan öğrencilerin dışında kalan öğrencileri eleyecek biçimde idiler. Başlıca eğitim aleti Bokin idi. Bu, keskin kenarlı çelik kılıcın yerine geçen ve aynen kılıç boyunda ve ağırlığında, sert ağaçtan yapılmış bir kılıçtır. Tahta kılıç da ara sıra kötü kazalara yol açmıyor değildi. Ancak Kencatsu uzmanlan da gerçeğine en yakın döğüşü böyle gerçekleştirebiliyorlardı. Bu çalışmalarda ağır başlılık başta gelirdi. Çalışmalar sırasında öğrencinin koruyucu donanımlar giymesine kesinlikle izin verilmezdi.

KENCATSU’DAN KENDO’YA GEÇİŞ
Büyük kılıç ustalarının olduğu dönemde bir de Çuta Nakanishi adında usta eskrimci ve yaratıcı bir düşünür yaşamıştı. Çuta, hep bir gün kendine ait bir eksrim salonu açmayı düşünürdü. Böyle bir salon açınca en iyi eğitim yöntemini de bulacağına inanıyordu. Kullanılmakta olan tehlikeli eğitim yöntemlerinin, öğrencilerin öğrenme yeteneklerini kesinlikle kısıtladığı kanısındaydı. Çuta , incinme tehlike ve korkusunu ortadan kaldırınca, insanların çok daha serbestçe kılıç kullanma çalışmaları yapacaklarını ileri sürüyordu.
Çuta bu konuda ilk önemli adımını, bambu ağacından yapılmış, Şinay denen çalışma meçini bularak attı. Bu hafif alıştırma kılıcı bokin kadar tehlikeli değildi. Bu şinayın değeri anlaşılınca, Çuta bir diğer koruyucu eskrim donanımını daha ortaya çıkardı. Bu Kote denen koruyucu eldiven idi. Yaşlı senseylerden bazıları eğitim göreneğine uymayan bu değişiklikleri tepkiyle karşıladılar. Ancak bir çoğu bu yeni gereçlerin yararlı olduğu düşüncesini paylaştı. Gerçekten de daha sonraki uzmanlar (öğretmenler) daha çok koruyucu donanımlar geliştirerek Nakanishi’nin düşüncesini genişlettiler. Bu donanımlardan Tari eskrimciyi alttan kasığa ya da kalçaya yapılan saldırılara karşı önlemek için yapılmıştır.
İçi sıkı biçimde doldurulan tari, bele sarılmaktaydı. Tariyi izleyen korunma donanımı Do (göğüs koruyucusu) oldu. Bu göğüs koruyucusu bambu kamışlarından yapılıyor ve üzeri deri ile kaplanıyordu. Men ise, yani baş, yüz ve boyun maskesi, bedenin bu yöresinin incinmesini önlemek amacıyla yapıldı. Bu gelişkin bir eskrim donanımı olup, yüzü ve boynun altını çelikten yapılmış bir yüz maskesi korumaktaydı.
Artık öğrenci bu yeni donanımı kullanarak vurma ve dürtme hareketlerini tüm gücüyle ve içinde karşısındakini incitme korkusu olmaksızın rahatça deneyebilir. Çuta Nakanishi’nin de önceden kestirdiği gibi, bu donanımların eğitimde ne denli önemli oldukları görüldü. Ancak Çuta bile, bulduğu bambu kılıcının ilerde ne gibi büyük sonuçlar doğuracağını kestiremezdi. Bulduğu şinay ve diğer korunma donanımları, ilerde yepyeni bir sporun, kendo döğüşme yönteminin temelini oluşturacaklardı.

KENDO YÖNTEMİ
Bir samuray savaşçısı kılıcını hiç bir zaman zorlanmadıkça çekmezdi, bir kez çekti mi de, karşısındakini sağ bırakmazdı. Günümüzde yapılan kendoda da, oyunculara bu geleneğe uyarak şinaylarıyia (tahta kılıç) bedenin en duyarlı yörelerine ulaşmaya çalışmaları öğretilmektedir. Bu yöreler, başın üst kesimi, boğaz, bedenin iki yanı ve bileklerdir. Boğaza ulaşmak istenildiğinde hamle (atılım) dürtüsü yapılır. Buna Zuki denir. Kendo sporundaki diğer vuruşların tümü Kiriadı verilen bedeni yandan ya da üstten kesen vuruşlardır. Kendocular çoğunlukla en çok başın üzerine aşağı doğru yapılan kiri saldırısını yeğlerler.
Hareket eden bir kendocunun adımları hızlı biçimde kayar gibidir. Karşı saldırı sırasında, rakibin üzerine doğru atlayabilir. Bu saldırıya güç katmasının yanısıra, bazen rakibin korkmasına ve gardım (korunma durumunu) bozmasına da neden olabilir, kendo oyuncuları böyle bir açığı yakalamak için gözlerini dört açarlar. Kendo çalışmaları sırasında öğrencilere rakiplerinin ilgilerini nasıl başka yöne çekebilecekleri öğretilir. Öğrenci rakibin ilgisinin dağıldığını gördüğü anda saldırısını yapmalıdır. Kendodaki yeteneğini ölçmek isteyen bir oyuncu deneyimli bir kendocu ile resmi bir karşılaşma yapma zorundadır.

KENDO MAÇI
Bir turnuva maçında iki kendocu karşı karşıya gelince önce, asırlar boyu süren görgü ve birbirlerine duydukları saygı geleneği gereği, eğilerek selâmlaşırlar. Sonra oyuncular gardlarım alırlar, yani birbirlerinden belirli uzaklıkta kendilerini koruma durumuna geçerler. Buna Mi denir. “Hücüma’’ başlama komutuyla maç başlar. Her iki oyuncu da, birkaç dakika kadar sekiz hedef alanından birine tam bir vuruş yaparak puan almaya çalışırlar.
Karşılaşmanın kurallarına göre, iki vuruş yapan ilk oyuncu yenen oyuncu olarak duyurulur. Bu oyuncu o zaman yeniden kendi ayarında bir diğer oyuncu ile döğüşmeye hak kazanır. Bu elemeler böylece sürer gider ve en sona yalnızca herkesi yenen oyuncu kalır.

KENDONUN GÜNÜMÜZDEKİ YAYGINLIĞI
Kendo öğrenmeye başlayanların çoğu bu sporu öylesine seviyor ki, hiç bıkıp usanmadan sürekli olarak yeni şeyler öğrenmek istiyor. Kendo Japonya’da ulusal bir spordur. Kendo öğrenmek isteyen öğrencilere bu spor lisede öğretilir. En iyi eskrimci birçok üniversite bursu ile ödüllendirilir. Kendo yarışmaları artık Uzakdoğu sınırlarını aşmış bulunmaktadır. A.B.D., İngiltere ve
Brezilya’da son zamanlarda ulusal kendo şampiyonluk maçları düzenlenmiştir. İnsanlar kendonun yaşam boyu süren yararlarını daha sık konuşur olmuşlardır. Çünkü kendo insanın karakterini sağlamlaştırmakta, fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı olmasına büyük katkıda bulunmaktadır. Kendonun Olimpiyat Oyunları kapsamına alınması belki de çok yakındır»

Yorum yazın