İkili Kimyasala Silahlar

İkili Kimyasala Silahlar

Gelecekteki savaşlar için sürdürülen silahlanma yarışında kimyasal maddeler öylesine öldürücü bir hale geldi ki, cildinizin üzerine düşen, toplu iğne başı büyüklüğünde bir damla bile ölüme yol açabiliyor. Sinir gazı diye adlandırılan bu kimyasal maddeler aslında 2. Dünya Savaşı öncesinden beri kullanılmaktaydı. Şimdiyse bu gazlar ikili silahlar adı verilen yeni bir aygıtın eklenmesiyle daha da güçlendirilmiş bulunuyor.
İkili silahlar, iki ayn kimyasal madde içeren iki kap ya da kovandan oluşmaktadır. Birbirlerinden ayn tutuldukları zaman bildiğimiz tuz kadar zararsız olan bu maddeler biraraya getirildiklerinde sinir gazı haline gelir. Ve hepsi de birkaç saniye içinde öldürücü ya da felç edici etki yapar.
Atılmadan önce ikili silahlar, gaz mermilerinden, kimyasal bombalardan ve yavaş yavaş yerini aldıkları roketlerden daha emindirler. Bu tür mermilerde kimyasal madde kovan içine yerleştirilmekte ve mermi hedefe ulaştığında ya da yere çarptığında bu madde bir patlayıcı tarafından dağıtılmaktadır. Silahın taşınması veya depolanması sırasında ateşlenmesi olasılığı bulunduğundan bu sistemlerin hepsi, az da olsa tehlikelidir. Bazen de mermi duvarlarından sızıntı olasılığı bulunmaktadır. Oysa ikili silahta kimyasal maddeler yalnızca mermi atıldığı zaman karışmaktadırlar. Bu, patlayıcıları mermi içinde ateşleyebilen bir radar sinyali ile veya hava basıncı ile de yapılabilmektedir.

Aerosol Spreyler
İkili sistemler aerosol şeklinde püskürtülmek üzere uçaklara da yerleştirilebilmektedir. İki kimyasal madde ayn tanklara konulmakta ve uçak hedef bölgesi üzerinden hızla alçak uçuş yapmaktadır. Bu sistemin en büyük avantajı, diğer mermi ve roketlere oranla çok daha fada gaz konsantrasyonunu çok daha az bir zaman içinde hedef bölgesine bırakabilmesidir.

İkili sistemin bir başka avantajı da, kimyasal maddelerin kullanma zamanı geçtiğinde, fazlasıyla zehirli tek bir kimyasal madde yerine, zararsız iki kimyasal maddenin gömülme ya da denize boşaltma yoluyla yok edilmesidir ki, bu de çevre kirliliği açısından büyük bir (tehlike) yaratmamaktadır.
Barış sırasında ikili silahların korunması da daha kolaydır. Bir terörist grubun bu silahın öldürücü gücünden yararlanabilmesi için yalnızca iki kimyasal maddeyi sağlamaları yeterli olmamakta, aynı zamanda da onların nasıl karıştırılacağını bilmeleri gerekmektedir.
İkili silahların daha “güvenilir” olmalarına rağmen, geçmişte harekâtlarda kullanılması öngörülenden daha fazla öldürücü madde yaymak için kullanılabilirler. Ancak eğer bomba sadece uçaktan atılarak kullanılabiliyorsa, normal sistemler için çok fazla öldürücü olan kimyasal maddeler de yalnızca planlanan hedef bölgesi için tehlike yaratacaklardır.
Gaz bombalan vücuttaki kolinesteraz adı verilen bir kimyasal maddeyi etkilemektedirler. Bu enzim, kasların büzülme ve kasılmasını sağlayan asetilkolin i çözerek kasların kontrolünü yapmaktadır. Asetilkolinin yokluğu vücutta spazmlara neden olmakta ve insan gazdan boğularak ölmektedir. Sinir gazlan aynca renksiz ve kokusuz olduklarından sezilememektedirler.
Kalıcı ve kalıcı olmayan gazlar arasındaki fark önemlidir, ikinci türdeki gazlar kısa zamanda buhar gibi uçup gittiklerinden yalnızca savaş alanlarında taktik hücumları desteklemek için kullanılmaktadır. Kalıcı gazlar ise, adından da anlaşılacağı üzere, atıldıkları bölgeyi günlerce kullanılmaz hale getirmektedirler.
Kimyasal silahların geleceği genetik gelişmelerle yakından ilişkilidir. Bu silahların belli etnik grupları yok edebilecek şekilde geliştirilebilecekleri düşünülmektedir; çünkü bir savaş alanında kimyasal silahların sadece uygun genetik karakteristikleri taşıyan insanlara karşı öldürücü etki yapması mümkün olabilecektir. Örneğin, siyah ırktan kadınlar, bütün NATO askerlerini belli bir kimyasal silah karşısında zayii ve korunmasız kılan kromozomlara sahip bulunmayabilirler. Ya da bir ülke bir başka ülkenin erkek nüfusunu yok etmek üzere bir kimyasal silah hazırlayarak, korkunç senaryosunu uygulamaya koyacak olursa hedef seçtiği ülkenin tüm sosyal yapısını alt üst edebilir.

Patlayıcı Sıvı
Tam gelişmemiş fakat etkili bir ikili silah halen mevcuttur Yakıt Hava Patlayıcısı. Bu, hedef bölge üzerine püskürtülerek daha sonra mermi veya roket atışı ile ateşlenen bir patlayıcı sıvı aerosolüdür. Özellikle ormanlık bölgelerde, ve engebeli arazilerde, yani düşman güçleri ile tankların ilerlemekte güçlük çektikleri yerlerde kullanılmaktadır.
Barışta kaza ve yanlış kullanma tehlikesi çok az olduğu için fazla tehlikeli olmayan ikili silahlar bir savaşta bir taktik felaket yaratabilirler. İkinci kimyasal maddenin bırakılmasını bekleyen topçu bataryası ya da havaalanı, eğer stoklar ya da ulaşım sistemleri düşman tarafından yok edilmişse boşu boşuna bekleyebilir.
Belki de ikili silahların yarattığı en büyük tehlike silahsızlanma konferanslarında hiç bir tanıma sokulamamaları olacaktır. Nükleer ve kimyasal patlayıcı başlıklar tek tek sayılabilirler ve sayılan ile kullanımları anlaşmalarla belirlenebilir. Ancak, birbirlerinden ayrıyken iki zararsız kimyasal madde yığını olan ikili silahlar için bu mümkün değildir. İki kimyasal maddenin yapımını kısıtlamayı amaçlayan özel anlaşmalar yapılmadıkça bu öldürücülerin korkunç biçimde çoğalmasını önlemek mümkün değildir.

Yorum yazın