Hinduizmin Öğretileri ve Uygulanması

Hinduizmin Öğretileri ve Uygulanması

Bir Batılıya Hindu dini şaşırtıcı gelebilir. Tanrı ve yaradılışla karşılaştırdığında Brahman’ı (son gerçeklik) kişilik-dışı; bu dünya anlayışını ise, son derece gercek-dışı bulabilir. Tarihsel ilerleme düşüncesi bile yaradılış, korunma ve yok olmayı içeren çevrimsel bir dünya dramı kavramıyla gölgelenmektedir. Açıkça tanımlanmış öğretiler arayan bir Batılı, Hinduizm karşısında kendisini çeşitli yöntemler ve inançlar içinde bulur. Çünkü Batı’nın tektanrıcılığı doğruyu çarpıtılmaktan korumayı amaçlarken. Hinduizmde doğruluk, kendi kendisini korumaya bırakmıştır .

Hinduizm ruhunun en valin (ve bu nedenle de en zor) anlatımı, insanın sorabileceği en derin soruya bir karşılık olan «Sen Susun- yanıtıdır. Çevrelerindeki dünyaya bakan insanlar bir an için Darlayan şimşekte, rüzgarın gözle Görünmeyen gücünde kendi denetimleri dışındaki bir enerjinin işaretini görerek sorarlar: Bütün bunların ardında ne var? Başka bir soru, insanın içindeki gizle ilgilidir «Ben kimim?» Tek bir anda her iki sorunun da yanıtı keşfedilir: Gerçek Benlik («Atman»İ, gerçekliğin son düzeyi olan Brahman ile aynı şeydir: «Sen Susun- .

Hindu aydınlanması, Musa’ya İnen vahiy gibi belirli bir tarihsel olaya dayanmaz yada İsa’nın bedenleşmesinde olduğu gibi Tanrı ile insan arasındaki uçurumun kapanmasını simgelemez. Hinduizm.

Doğru’nun her insanda gerçekleştirilmeyi beklediğini söyler. Bu vaadle birlikte uyarı yapılır: «Neti, neti- («Ne bu, ne su»), İnsan ne Benliği, ne de Mutlaklığı belirli bir şeyle özdeşleştiremez. Ayrı bir benliğe olan inanç, bizi kendi gerçek Benliğimize ulaşmaktan alıkoyan bir «sonradan edinilmiş kişilik- gibidir. Son bilgelikte kişilik bir yana atılır ve benlik engin bir Şu («Samadhi») deneyinde birleşir.

Yorum yazın