Halüsinasyon Nedir

Halüsinasyon Nedir – Halüsinasyon Neden Görülür

Halüsinasyon duyular açısından gerçekte var olmayan nesne ya da olguları algılamaya dayalı yaşantı. Yanlış algılara dayanmasıyla yanılsamayı andırır; ama Halüsinasyondan farklı olarak yanılsamanın ortaya çıkmasında gerçek bir nesne uyaran rolü oynar.

Psikolojide halüsinasyonlar üzerine yapılan araştırmalar, yakın zamanda, özellikle halüsinojen maddelerin incelenmesi sonucu önem kazanmıştır. Günümüzdeki genel halüsinasyon kuramı iki temel varsayıma dayanır.

Bunlardan birincisine göre, yaşanan çeşitli olaylar, bellek, düşünce ve imgelemi etkileyen kalıcı fiziksel değişikliklere yol açar; bunlara sinir izi ya da engram denir. Öbür varsayıma göre ise iç ve dış ortamdaki güçler arasındaki dengenin sürekli değişmesi sonucu, fizyolojik ve kültürel yaşantılar çeşitli halüsinasyonlar yaratabilmektedir.

Bilincin ötesinde, büyük ölçüde yaşamın ilk dönemlerine ilişkin anıları içeren, duygularla yüklü bir bilinçsiz (ya da bilinçdışı) düşünce akışı olduğu, psikolojide genel kabul gören bir görüştür. Aynı zamanda, duyulardan beyne yönelik kesintisiz bir bilgi akışı vardır, işleyişini sürdürebilmek için beyin, bu bilgilere seçici biçimde yanıt verir; beynin yanıt vermediği bilgiler ise geçici olarak itilir ya da tümüyle göz ardı edilir. Duyu verilerinin seçilmesi sürecinde dikkat(*) mekanizması rol oynar. Beyne gelen veriler, uygun ve gerekli bilginin alınıp işlenmesini sağlayacak biçimde dikkat süreciyle seçildiği sürece, bilinçsiz düşünce akışı bilinçlilik düzeyinin dışında tutulabilir.

Bu dengenin bozulması, halüsinasyonların ortaya çıkmasına yol açar. Bunun için iki koşul gereklidir. Öncelikle bilinçsiz akışın uyarılması, dolayısıyla da yeterli yoğunluk düzeyinde olması gerekir. İkinci olarak dikkat mekanizması, bilinç düzeyini dışarıdan gelen bilinçdışı düşüncelerden koruyamayacak biçimde bozulmuş olmalıdır. Bu durum, duyulardan gelen bilgi akışı aşın derecede azaldığı zaman ortaya çıkar. Böylece dikkatin sağladığı kalkan ortadan kalkar ve yeterli yoğunluğa ulaşmış olan bilinçdışı düşünceler bilinçlilik düzeyine erişerek halüsinasyon biçimini olabilir. halüsinasyonun içeriğini de bellekte depolanmış imgeler oluşturur, ama bunlar, önemli ölçüde değişime uğramış olabilir.

Halüsinasyonlar pek çok açıdan rüyalara benzer. Uyku sırasında da duyulardan gelen bilgiler ve dikkat azalmıştır. Böylece bilinçdışı düşünceler bilince yaklaşır. Uyanıklık durumunda da, zihinsel uyaRImın aşırı ölçüde azalması sonucu aynı süreç gerçekleşebilir.

Halüsinasyon, dikkatin yavaş yavaş azalmasından çok, aşın bunaltıdan (anksiyete) kaynaklanan yoğun uyarım ya da uzun süreli uykusuzluk sonucu görülen bitkinliğin sonucudur. Beyin dokusunun çeşitli biçimlerde uyanlmasıyla da halüsinasyon yaratılabilir. Örneğin beyin ameliyatlannda, beyin kabuğundaki (korteks) hücreler elektrikle uyanlırsa, hasta çok derinlerdeki anılardan kaynaklanan güçlü halüsinasyonlar yaşayabilir. Bir başka dış etken de, kişiye rahatsız edici, hatta dehşet verici deneyimler yaşatabilen halüsi-nojen maddelerdir. Sodyum amibarbital (gerçek serumu) gibi bazı halüsinojenler, duyulardan gelen bilgi akışını kesintiye uğratarak, yakın zamanda yaşanmış olayla-nn çok canh biçimde anımsanmasına yol açar. Bazı maddeler de tam tersine bilgi akışını aşın ölçüde artınr ve dikkatin en üst düzeye çıkmasına yol açarak halüsinasyon yaratır. Ayrıca bak. rüya, uyku.

Yorum yazın