Halat Nedir – Halat Çeşitleri

Halat Nedir – Halat Çeşitleri

HALAT i. (yun. kalus’tan). Kenevirden yapılmış kaim iplerin genel adı: Bir gemi direğine sarılmış halatlar gibi sımsıkı ve ağır halkalarla sarılmış (A. H. Tanpmar). Bk. ANSİKL.
— Denize. Çevresi 1 pus’tan (2,54 sm) daha kalın iplere, verilen ad. (Bu ölçüden daha ince ipler, halatların akşamı adı altında gruplandırılır. Gemilerde lif ve tel olmak üzere iki çeşit halat kullanılır.) [Bk. ansİkl.] || Halat ambarı, gemi sintinesinde (iç dip kısmında) halatların ve baş porsuna ait malzemenin konulduğu yer, portuç. (öğrenci rütbesindeki subaylar hapis cezalarını burada çekerlerdi.) || Halat bosa, gemiden fundo edilmiş (denize bırakılmış) demirin zincirinin ırgada yüklenerek hırpalanmaması için veya gergin bir halatı olduğu gibi tutmak için, bir ucu güyerteye çakılı halkaya bağlanmış cevizli, Öteki ucu zincire sarılmış tutucu kaim halat. || Halat bükümü, halat yapmakta kullanılan bir tutam filasaya verüen büküm. || Halat çiftlemek, daha kalını bulunmadığı zaman iki ince halatı yan yana getirmek veya bir iple belirli aralıklarla birbirine bağlamak. || Ha]pt dolabı, üzerine halat, elektrik kablosu, çelik tel v.b. sarılan tahta makara. || Halat fora etmek, bir geminin gerek yola çıkarken, gerek makinelerini işletmeden yer değiştirmek amacıyle. halatlarını çekmesi işlemi. (Palamarları toplamak da denir.) || Halat ile çekmek, bir gemiyi kıyı boyunca yomalarla çekmek. 11/ Halat kollarını açma, dikiş veya kasa yapmak için halatın kollarını birbirinden ayırma. || Halat matofyon, dört köşe seren yelkenlerinin yan kenarlarındaki gradin halatı üzerinde bulunan ipten yapılmış halkalar. (Bunlara yelkeni serene kaldıran movzalar [ipler], yelkeni rüzgâra göre ayarlayan borinalar [ipler],ve yelkeni serene kaldıran torsolom palangaları takılır, boriza potası, morina potası, torsolom potası olarak birbirinden ayırt edilir.) U Halat merdiven, yer kaplamaması, hafif olması, rahatlıkla taşınması için kenarlı ipten, basamakları ip veya tahtadan merdiven. (Yanr.matatorlarına takılana veya bordodan sallandırılana şeytan çarmık’ı denir.) *|| Halat palet yapmak, eski, yeni halatların kollarını açarak, paspas veya birbirine süründüğü için aşman yerlere boydan boya germek için gerekli genişlik ve uzunlukta örmek. If Halat sapan, bir halatın, halka şekline getirilerek bir yumak kaim mürnel veya filasa ile çepeçevre sarılmasından veya iki ucun bir kol bastı dikişiyle birbirine eklenmesinden, yahut iki ucun bir camadan bağı ile düğümlenmesinden meydana gelen halat halka (izbiro, çok uzun bir sapandır). |] Halat sardırmak, dönmekte olan bir pervaneye dikkatsizlik yüzünden halatı sardırarak pervanenin dönmesine engel olmak. || Halat usturmaça, üst üste yanaşan, iskele veya rıhtımlara aborda olan teknelerin boyalarının sıyrılmaması, bordalarının ezilmemesi için yanaştıkları taraflara sallandırılan silindir veya simit biçimi üstüpü doldurulmuş halat file. || Halat vermek, yanaşmak üzere gemiden sahile halat uzatmak. || Halatın üzerinde yük bulunması, çok gergin olarak bir yere bağlanmış bir halat veya yük kaldıran bir halat üzerindeki baskı. (Baskı arttıkça halat uzar, incelir, yıpranır, kopar. Her halatın kalınlığına [burgatasına] göre kaldıracağı azamî yük tespit edilmiştir; çevresi 5 sm olan hasır halat 0,6 ton yük kaldırır.) ]| Çarmık bükümü halat, dört kollu halatlarda olduğu gibi kollar birbirine iyice bağdaşmaz ve orta yerlerinde bir boşluk kalarak «fitil» denilen aynı liften yapılmış bir öz etrafında bükülürler. || îzbarçına bükümü halat, üç yoma bükümü halatın bükümlerinin, tersine olarak bir kere daha bükülmesiyle yapılan halat. (Eski yelkenli gemilerde demir halatı olarak kullanılırdı; o devirlerde demir halatlarına gomina denmesinden ötürü bu biçimde bükülmüş halatlara gomina bükümü halat da denir;) || örgülü halat, genellikle sola bükülmüş sekiz kolun ikişer ikişer eşleştirilip örülmesiyle yapılmış halat. (Sekiz kolun tek tek örülmesiyle yapılmış halatlarda olduğu gibi, çok sayıda kolun kalın tutamda bir öz [fitil] etrafında örülmesiyle yapılmış halatlar da vardır; bunlar daha çok özel maksatlar veya yatlarda kullanılmak üzere belirli kalınlıklarda yapılır.) || Yoma bükümü halat, üç kollu olarak yapılan halat. (Bükümündeki kolaylık sebebiyle en çok yapılanı ve kullanılanıdır.)

Çekme halatı, her iki ucunda madenî birer kanca bulunan ve vagonların çekilmesinde kullanılan, yaklaşık olarak 15 m uzunluğunda halat.

Halat biçimli lav, akarken yüzeyi buruşan ve-kırışan ve bunun’ sonucunda burma halatı andırân lav: İzlanda’nın bazı lavlari\ halat biçimlidir.

Maden kuyusundaki kafes veya skipin inip çıkmasını sağlayan kalın ip veya teller. (Kenevir elyafından yapılan «gemici halatı», kafesi taşıyacak kadar sağlam olmadığı ve çabuk eskidiği için kullanılmaz; çelik kablolar tercih edilir.) Bk. kablo.

Kundak halatı, atış sırasında topun geri tepme hareketini engellemeyecek şekilde, top kundağını top çekme arabasına bağlayan 7-8 m uzunluğunda halat. || Çekme halatı, ucunda bir kanca veya ilmek bulunan ve erler tarafından bir aracın hareket ettirilmesinde veya bir top kundağının mevzie sokulmasında kullanılan halat.

Halat çekmek, bir halatın iki u- cundan karşılıklı çekerek kuvvet denemesi yapmak.

Halat’lar, yapılarındaki ip sayısına göre «üçlü» veya «dörtlü» diye adlandırılır. Genellikle ortada bir temel ip bulunur, diğer ipler onun çevresinde bükülür. Katranlı olup olmamasına göre, halat beyaz veya siyah renktedir.

Halatın ilk defa hangi çağda kullanıldığı bilinmiyor. Fakat her halde ilk insanların iki şeyi birbirine* bağlamak, bir şeyi çekmek ya da kaldırmak için önceleri sazlar, ağaç kabukları, lifler ve sırım biçiminde kesmek suretiyle hayvan derileri kullandıkları; daha sonraları bunları yan yana eğirip bükerek ilk halatları meydana getirdikleri muhakkaktır. Araştırmalar ilk halatların asma filizlerinden, sazlardan, hayvan ve insan kıllarından. yapıldığını ortaya koymaktadır. 3 500 Yıldan daha önce olmayan bir tarihe ait olduğu sanılan, tMısır mezarlarında bulunan Örneklerinden Misırlıla- rın deriden, keten ve papirüs, bitkisinin liflerinden, Nil nehrinde yetişen sazlardan ve deriden halat yaptıkları anlaşılmaktadır. Tabiî lifler, 1948 yıllarında sentetik liflerin birdenbire halat sanayiine girmesiyle ö- nemini . kaybetmiştir. Gemi işletmecilerinin büyük çaptaki isteklerine yetişebilmek için hemen hemen bütün halat sanayii, sentetik lif işlemeğe yönelmek üzeredir.
Halatlar (özellikle lif halatlar) çevreleri ve pus ölçeği ile ölçülür. Buna haladın «burgatası» denir. Meselâ yedi burgatalık halat, çevresi 7 pus olan bir halat demektir. Halatlar ağırlıkla ve «roda» denilen düzenli kangallar halinde satılır. Beher roda, genellikle 120 kulaç (1. kulaç:- 1,83 m) uzunluğundadır. Bir halatın sağa mı yoksa sola mı bükümlü olduğu, o halatın bedenine «s» harfi uygulamak suretiyle anlaşılır. Eğer kolların gidişi S harfinin orta eğimine paralel ise o halat sağa, aksi takdirde sola bükümlüdür.
Lif halatlar bitkisel veya sentetik liflerden yapılır. Hangi liften olursa olsun önce bu lifler eğirilerek halatın boyunca uzanan teller (flaşa) haline getirilir. Sonra birkaç tel, birlikte eğirildikleri yönün’ tersine bükülerek kollar teşkil edilir. Bu kollardan üçü veya dördü, bükümlerinin tersine olmak üzere bir kere daha bükülmek suretiyle halat elde edilir. Bitkisel halatlar üç ayrı bükümde yapılır.
Kendir hatatlar ise katranlı ve katransız olmak üzere iki biçimde yapılır. Kendir, nem çeken bir bitki olduğundan kendir halat yapımında
koruyucu madde olarak katran kullanılır. Nasıl yapılmış olursa olsun, ıslandığı zaman çok sertleşip ağırlaştığından gemilerde kullanılmaz. Bu mahzurlarına rağmen lif halatların en sağlamıdır.
Manila halatlar, Filipin adalarında yetişen yabani muz (abaka) yaprağı liflerinden yapılır. Manila limanından sevkedildiği için manila keteni adını almış, sonraları yalnızca manila denilmekle yetinilmiştir. Neme, özellikle deniz suyuna karşı dayanıklıdır. Güneş ışınlarından kolayca etkilenir. Yumuşak ve hafif olmasından dolayı sentetik halatlar yapılıncaya kadar, gemilerde en çok kullanılan halat çeşidiydi.
5 isal halatlar, aynı addaki bitkinin liflerinden yapılır. Daha ucuz olması bakımından manila halatlara tercih edilir ve bu halatların yerini tutar gibi görünürse de, deniz suyu ile temasta kolayca çürür.
Sentetik halatlar, çeşitli kimyasal maddelerin karışımından elde edilerek naylon, te- teron, polyproplen, polietilen, dakron, mevlon ve teviron ticarî adları altında tanınan sentetik liflerden, aynen bitkisel halatlara benzetilerek yapılır. Hangi sentetik maddeden yapılmış.olursa olsun gemicilikte hepsine birden naylon halat denir. Niteliklerine göre kullanılma yerleri değişir. Sentetik halatlar rutubetten, deniz suyundan, güneş ı- şmlarından, alkali ve bakterilerden ya hiç etkilenmediği veya pek az etkilendiği için bitkisel halatlara oranla çok daha uzun ömürlüdür. Uzama kabiliyetleri fazla olduğundan ve anî şokları rahatça karşılayabilecek güçleri olduğundan kolay kopmazlar. Bitkisel halatlardan daha hafif (özellikle polyproplen) olması dolayısıyle de yüzebildiklerinden, kullanılmaları çok kolaydır. Kopma güçleri aynı kalınlıktaki manila halatı veya sisala oranla daha * yüksek olduğundan aynı işin görülmesinde daha ince sentetik halatlar kullanılabilir. Sentetik halatlar ya halatın boyunca uzanan tek parçalı ipliklerden ya da çok parçalı ipliklerden veya liflerden eğirilmek suretiyle yapılır. Tek parça ipliklerden yapılanların güce dayanıklılığının yüksekliğine karşılık eğirilerek yapılanların aşınmaya karşı dayanıklılığı daha fazladır.
Tel halatlar, madenî tellerin bükülerek kol, kolların tekrar bükülerek halat haline getirilmesi ile elde edilir. Tel halatlar da bitkisel halatlar gibi genellikle bitkisel bir fitil etrafında bükülerek, çoğunlukla altı bazen sekiz kollu olarak yapılır. Bir tel halat kol sayısının veya tel sayısının artması ile yumuşaklık kazanır. Yumuşaklığın daha da arttırılması gerektiği yerlerde kullanılacak tel halatların kollarına da fitil uygulanır. Tel halatlar kullanılacakları işlere göre yapı malzemesi ve yapı tertipleri ile seçilir. Tel halatlarda yapı malzemesi olarak demir, çelik, yumuşak çelik, paslanmaz çelik ve bronz kullanılır. Yapı tertipleri, aralarında bir çarpı işareti bulunan iki sayı ile belirtilir. Bu sayılardan ilki halatın kol sayısını, İkincisi her bir kolundaki tel sayısını gösterir. Daha ayrıntılı bir nitelik belirtilmek istendiği takdirde bu sayıların sonuna bir artı işareti ile fitil sayısı da eklenir. Böylece meselâ 6X7+1 hc (hemp core) çelik halat dendiği zaman,
6 kollu, her bir kolunda 7 tel (telin biri fitil) bulunan, bitkisel fitilli sert fakat sağlam bir halat, 6 X 24+ 7 hc galvanizli çelik halat dendiği zaman ise 6 kollu, her bir kolunda 24 tel bulunan, kojları ile birlikte 7 fitilli, yumuşak fakat kopma gücü sert çelik halatın yüzde 20 oranı altımda olan bir halat anlaşılır. Tel halatlar çaplarıyle ölçülür.
Halatların akşamı, 1 burgata ve altındaki inceliklerde iplerdir. Genel deyimleri ile ipten sicime kadar incelerek inen çeşitli malzemedir. Gemilerde çeşitli işlerde kullanılır. Kol ve kollarındaki tel sayılarına, yapı malzeme ve tertiplerine göre şiı adları alır.
ince; manila ya. da sisaldan yapılmış, 1 burgata kalınlığında, üç kollu olarak halat
tertibinde bükülmüş ipligadora; üçten dokuza kadar telin birarada sağa bükülmesiyle yapılır;
mürnel; sağa ve gevşek bükümlü olarak hafif katranlı kendirden yapılmış ip;
gircala; iyi cins kendirden üç kollu olarak sağ yöne çok düzgün bükülmüş ve apre verilmiş ince ip. Çeşitli kalınlıklarda yapılır. Çok sağlam olduğundan x eskiden balıkçılık işlerinde olta ipi ve kılıç ağı yapmakta kullanılırdı. Bundan gelme olarak halk arasında kılıç ipi diye tanınır; kumanda; üç kolun gevşek ve düzensiz olarak sağa bükülmesi ile yapılmış ligadora ve gircaiaya oranla daha kalın ip; tirneie; üç veya daha çok sayıda halat telinden elle örülerek yapılmış kısa ip. direrken boyları kullanılacağı yere göre tutulur;
ıspavlo; keten veya pamuktan yapılmış sicim.

Yorum yazın