Gürcüce

Gürcüce Hakkında Bilgiler

GÜRCÜCE i. (gürcü’den gürcü-ce). Gürcülerin konuştuğu dil.
Gürcüce, svani, mingrelia dilleri ye Lazca ile birlikte Kafkas dil öbeğine bağlı Kartveli dalını meydana getirir. Kafkas dil öbeğinde eski edebiyat geleneği olan tek dil Gürcücedir. Hattâ bu dil svani ve mingrelia dillerini konuşanlar arasında
da edebiyat ve bilim aracıdır. Gürcü dilindeki en eski yazılı metinler V. yy.a aittir. Aynı dönemde Ermeniceden yapılan Incil tercümelerine de rastlanır. Bu dönemin dili X. ve XI. yy.da konuşulan klasik eski gürcü dilinden bazı bakımlardan ayrılır. Klasik eski dil, dinî işlemler sırasında kullanılmaktadır. Eski Gürcüce bugün yaşayan Gürcüler tarafından güç de. olsa anlaşılabilir. Bu yüzden eski Gürcüce, XVIII. yy.ın sonuna kadar gerek âyinlerde, gerek edebiyat metinlerinde kullanıldı. Bu dilde Ermenice ve özellikle Yunancadan alınmış birçok kelime vardı. Felsefe terimlerinin temelleri Yunancanın yardımıyle atıldı. Oysa, bu dil, bugün konuşulan dile çok yakındır; Ortaçağ şiir dilinde Farsçanın büyük etkisi görülür. Edebiyat diliyle konuşma dili ancak XIX. yy.ın sonunda birleşti. Yeni Gürcücenin kelime hâzinesi eski dönemlere oranla çok daha zengindir. Her yazar dile kendi lehçesinden kelimeler katar ve gerektiğinde yeni kelimeler türetir. Çağdaş gürcü lehçeleri birbirinden çok farklı değildir. En fazla ayrılık gösteren lehçeler kuzeydoğu bölgesindeki dağlık alanda yaşayan Hav- sur ve Pşav gibi boyların konuştuğu lehçelerdir. ^
Gürcücenin fonem sistemi beş temel ünlü ile 28 ünsüz fonemden meydana gelir. Eski Gürcücede ünsüzlerin sayısı 30’dur. Gürcü dili, kuzey kafkas dillerine oranla oldukça sadedir; ama kafkas dilleriyle aralarında bazı ortak özellikler de vardır; meselâ, kapantılı ve sürtüşmeli fonemlerin her iki dilde de üç’ ayrı telaffuz biçiminin bulunması. Ünlüler: b, d, g, dz, j; soluklular: p, t, k veya g, ds, ç. Eski Gürcücede çok sık rastlanan diftonglar bugün tek seslere indirgenmiştir. Ayrıca, fonem değeri taşıyan uzun ünlülere rastlanmaz. Genellikle kelimenin ilk hecesinde veya daha uzun kelimelerde sonradan ijçüncü hecede hafif bir vurgu vardır.
Gürcücenin cümle kuruluşu yaklaşık olarak hint-avrupa dillerine benzer. İsim ve fiil arasındaki karşıtlık iyice belirlidir. İsmin yedi hali vardır: nominatif, vokatif, genetif, datif, ablatif, edatsı-bitim ve bazı durumlarda geçişli fiillerin öznesini bildiren erga- tif. Ayrıca, son eklerin kaynaşmasıyle bazı mahallî ikinci isim halleri de ortaya çıktı. Eski gürcü dilinde çoğul yapmak için nominatife ni, vokatif’e no ve çekilmiş hallere de ta eki takılırdı. Bu çoğul biçimi artık kullanılmamaktadır. Bugün konuşulan gürcü dilinde çoğul yapmak için ismin sonuna önce -eb soneki, sonra, ismin halini belirten ek takılır. Hal belirten ekler tekil ve çoğulda aynıdır. Tanım edatında, isimlerde ve şahıs zamirlerinde cinslik yoktur. Yüklem görevi yapan sıfat isimlerden önce gelir ve çekim açısından isimle aynı halde olursa da tekil çoğul olma açısından isimle uyuşmaz.
Hint-avrupa dilleriyle karşılaştırıldığında en büyük fark fiil, sisteminde görülür. Gürcü dilinde fiil birçok kişiyi birden belirtir: 1. özne, üçüncü şahısta sonekle, birinci ve ikinci şahısta öneklerle belirtilir. Birinci ve ikinci şahısları belirten öneklerin şahıs zamirleriyle etimoloji açısından bir bağlantısı yoktur: me v-dser «yazıyorum», shen dser (en eski gürcü dilinde kh-dser) «yazıyorsun», igi dser-s «yazıyor»; 2. şahıs eklerinin düzenlenişinde yapılan değişiklik nesnelerin belirtilmesini sağlar: m-dser «bana yazıyorsun», g-dser-s «sana yazıyor»; 3. nesne ve özneler arasındaki ilişkileri şahıs gösteren öneklerle fiilin kökü arasına giren ünlüler belirtir: a-dser (en eski Gürcücede kha-dsef) «onun üstünde yazıyorsun», vidser «kendim için yazıyorum», vu-dser «o- nun için yazıyorum», e-dser-ebis «o onun üstüne onun için yazıldı.»; 4. fiü zamanları üç ana grupta toplanır: şimdiki zaman, geniş geçmiş zaman (aorist) ve geçmiş zaman. Hint-avrupa dillerinde geçişli diye adlandırılan fiillerin bu grupların her birinde yapıları ve karşılıkları başka başkadır. Şimdiki zamanda özne nominatif, dolaysız ve dolaylı nesneler datif’tir: kats-i dser-s dse- ril-s «(bir) adam (bir) mektup yazıyor». Geniş zamanda (aorist) nesne nominatif, özne ergatif halindedir: kats-man da-dser-a dse- ril-i «(bir) adam (bir) mektup yazdı». Diğer dillerin edilgen yapısına benzeyen bu yapı bütün kafkas dillerinde görülen bir özelliktir. Geçmiş zamanda, konuşanın tanık olmadığı geçmişteki bir olay anlatılıyorsa nesne nominatif, özne datif halindedir: kats-s da-u-dser-ia dseril-i «adamın mektubu yazdığı söylenir». Gürcü alfebesinin V. yy.da hıristiyan misyonerler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Bu alfabede yunan alfabesinin büyük etkisi görülür; bazıları doğrudan doğruya Yunanlılardan aktarılmışsa da harflerin büyük çoğunluğu Aram yazısından a- lınmıştir. Bu yazının II. yy.da kullanılmakta olduğu Gürcistan’ın eski başkenti Arma- zi’de bulunan yazıtlardan anlaşılmaktadır. Gürcü yazısının bu en eski biçiminden X. yy.da köşeli ve sivri bir kitap yazısı türedi. Bugün baskıda kullanılan ve mkhedruli adı verilen yuvarlak harfler bu eski yazının gelişmesi sonucu oluşmuştur.

Yorum yazın