Gösteri Nedir

GÖSTERİ i. {göstermek’ten göster-i). Bir topluluk önünde gösterilen maharet veya o- yun: 19 Mayıs spor gösterileri çök güzeldi. Folklor ekibinin gösterileri. || Bir görüş veya kimse lehinde yapılan toplu davranış: Sevgi gösterileri. (Eski Tezahürat.) || Bir isteğin veya bir protestonun halkın ilgisini çekecek şekilde, topluca ve açıkça yapılması: Barış lehinde gösteri. {Esk. Nümayiş.)
— Binic. Gösteri yeri, atların seyirci önünde yarıştan önce dolaştırıldıkları yer. (Huysuzlanan atlar, hakem kararıyle bekleme pistine [pistin kenarındaki boşluk] çekilir.)

Huk. Bir fikri veya görüşü savunmak ve halka duyurmak için toplu olarak ve alenen yapılan toplantı. || Gösteri toplantısı, belli bir yerde yapılan, hareketsiz gösteri. (( Gösteri yürüyüşü, genel yollar ve meydanlar ü- zerinde, hareket halinde yapılan gösteri. Bk.
ANSİKL.
— Temş. saiıtl. Büyük gösteri oyunu, şatafatlı görünüşte olan, özden çok dış gösterişe önem veren bir oyun türü.
[Hin]
nının 1/10’dan 10’a geçtiği zaman tam renk değişiminin gerçekleşeceği sonucuna varılır; bu durum, eğer [H+], 102 ile bölünürse, yani pH iki birim artarsa meydana gelir. [in~ ] = Hin olan pH, göstergenin niteleyicisi olan pK’yi tanımlar.
— Binic. Gösteri yeri, atların seyirci önünde yarıştan önce dolaştırıldıkları yer. (Huy- suzlanan atlar, hakem kararıyle bekleme pistine [pistin kenarındaki boşluk] çekilir.)
— ansİkl. Gösteri, belli bir yerde, yer değiştirme ve düzen söz konusu olmaksızın bir kalabalığın geçici olarak toplanması demektir. Bu topluluk herhangi bir şeyi talep etmek veya sembolik bir eylemde bulunmak için biraraya gelir; dövizler, pankartlar taşınır, gösterinin amacını belirten sözler hep bir ağızdan tekrarlanır.
Huk. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki kanun (27 haziran 1956) gösteri yapacakları önceden o yerin en büyük mülkî âmirinden izin almağa mecbur tutuyordu. Bu, niteliği bakımından polis rejimine dayanan bir kanundu, özellikle siyası partilerin veya siyasî propaganda kastiyle, gerçek ve tüzel kişilerin düzenleyecekleri toplantıların ancak belirli seçim dönemlerinde ve Milletvekili Seçimi kanununa göre yapılmasını öngörmüştü. Antidemokratik olarak nitelenen ve yürürlükte olduğu sırada çok tenkit edilen bu kanunun sistemi, hürriyetçi bir düzen getiren 1961 Anayasasında köklü bir değişikliğe uğradı. 1961 Anayasasına göre «Herkes, önceden izin almaksızın, silâhsız ve saldırısız toplantı veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.
Bu hak, ancak kamu düzenini korumak için kanunla sınırlanabilir» (md. 28). 10 Şubat 1963 tarihinde kabul edilen 171 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hürriyeti Hakkında kanun, anayasanın adı geçen hükmünün ışığında, liberal bir düzenleme getirdi. Kanun, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin (yabancılar tarafından yapılacak olanlar hariç) hükümetin iznine bağlı olmadığını a- çıkça belirtmektedir (md. 1). Ancak, toplantılara, yürüyüş toplanmalarına ve yürüyüşlere, güneş doğmadan başlanması yasaktır.
Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler,güneş batıncaya, kapalı yerlerdeki toplantılar saat 24’e kadar sürebilir. Şehir ve kasabalarda hangi meydan ve açık yerlerde veya yollarda toplantılar ve yürüyüşler yapılabileceği, vali ve kaymakamlarca kararlaştırılarak mutat vasıtalarla ilân edilir. Toplantı veya yürüyüşten en az 48 saat önce, o yerin en büyük mülkiye âmirliğine, tertip heyetinden en az üç kişi tarafından imzalanmış bir beyanname verilmesi mecburîdir. Bu beyannamede: 1. toplantının veya yürüyüşün yapılacağı yer (yürüyüşlerde, ayrıca yürüyüşe geçmek için seçilen toplanma yeri ile takip olunacak yol ve dağılma yeri), gün ve saat; 2. toplantı veya yürüyüşün maksadı; 3. bu toplantı veya yürüyüşü hazırlayan tertip heyeti üyelerinin hüviyetleri ile ikametgâhları gösterilir. Söz konusu beyanname, sadece en büyük mülkî âmire, yapılacak toplantı veya yürüyüş hakkında bilgi vermek amacını gütmektedir. Yoksa izin isteme anlamını taşımaz. En büyük mülkî* âmirin, gerekli gördüğü hallerde yürüyüşün yapılacağı yollar ile istikameti tespit yetkisi ve durumu gerekçeli ve yazılı olarak ilgililere tebliğ etmek mecburiyeti vardır. Kanun bazı yerlerde toplantı yapılmasını keşin olarak yasaklamıştır. Bunlar: a. genel yollar ve parklar;.b. mabetler; c. kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ile bunların eklentileri; ç. Türkiye Büyük Millet meclisinin bir kilometre mesafesi içinde kalan alandır. Söz konusu yasak hükmü sadece toplantılarla ilgilidir. Adı geçen kanun hangi toplantı ve yürüyüşlerin kanuna aykırı sayılacağını ve yasaklara aykırı hareket edildiği takdirde ne gibi cezalar Verileceğini de hükme bağlamıştır. .

Yorum yazın