Eflak nerededir – Eflak neresidir

Romanya’nın Güney Karpat dağlanyle Tuna arasında kalan ve büyük bölümü ovalarla kaplı olan yörenin, özellikle OsmanlIlar zamanında kullanılan adıdır. Oltu ırmağıyle iki bölüme ayrılır. Doğudakine Büyük Eflak, batıdakine Küçük Eflak denir. Büyük Eflak’ın kuzeyinde, Karpat dağlan önündeki tepelik bölgede zengin petrol, doğal gaz, kömür ve kayatuzu yatakları vardır. Güney bölümü, geniş düzlükler ve bozkırlarla kaplıdır (Dnz. Yks. 25 – 100 m.). İklim karasal ve yan kuraktır. Çok tytek toprakları dolayısıy- le Eflak, Romanya’nın en önemli tarım bölgesidir (buğday, mısır şekerpancarı, tütün, ayçiçeği, pamuk, balkabağı, soya fasulyesi). Kuzeydeki tepelik bölümde ise bağcılık ve meyvecilik gelişmiştir. Endüstri kuruluşları, Bükreş çevresiyle petrol kuyuları yakınlarında toplanmıştır. Küçük Eflak da Büyük Eflak gibi kuzeyde tepelik, güneyde düzlüktür.
Eflak, İ.ö. I. yüzyılda Romalıların eline geçti. Romalılar, çekildikten sonra (I.S. IV. yüzyıl), burası doğudan gelen Gotların ve Islavlarm istilâlarına uğradı. Yerlilerle Islavlarm kaynaşmasından Rumen milleti meydana geldi. Latin asıllı bir dille konuşan ve Roma kültürüne bağlı Rumenlerle Hunlar, Bul- garlar, Macarlar, Kumanlar ve Peçe- nekler arasında ilişkiler oldu. Sonra burası Moğol istilâsına uğradı ve tahrip edildi. Eflak’da ilk kez 1247’de bir voyvodalık” (prenslik) kuruldu. XIV. yüzyılın ikinci yarısında OsmanlIlar, Eflak- lüarla (Ulahlar) ilişki kurdular. Birinci Kosova savaşında Eflak voyvodası Mir- ça, Sırplara yardım ettiği için, Yıldırım Bayezit, Türk kuvvetlerini buraya akına gönderdi. Mirça, Yıldırım Bayezit’in şehzadeleri arasındaki savaşlara karıştı, Musa Çelebiye daha sonra Düzmece Mustafa’ya yardımda bulundu. Çelebi Mehmet, Eflak’a açtığı seferde Mirça’yı yenilgiyi uğrattı ve onu vergiye bağladı (1417). Böylece Eflak Osmanlı egemenliği altına girmiş oldu. Fatih Sultan Mehmet zamanında Eflak voyvodası” bulunan Cellât Vlad (Kazıklı voyvoda), çok kötü bir adamdı. Öldürmek istediği kimseleri kazığa vurdurur, onla-
rın ortasında yemek yemekten zevk duyardı. Vlad, Macarlarla anlaşarak vergilerini göndermedi. Hamza Paşa komutasında bulunan iki bin kişilik OsmanlI birliğini pusuya düşürerek hepsini yakalayıp kazığa vurdurdu. Niğbolu, Vidin ve Tuna kıyısındaki şehirleri tahrip ve yağma etti; halkını öldürdü. Bunun üzerine Fatih, Eflak seferine çıktı (1462). Vlad yenilerek Macaristan’a kaçtı ve orada hapsedildi. Buraya OsmanlIlara bağlı ve güvenilir bir prens atandı.
Son zamanlara kadar Eflak ve Boğdan ayrıcalıklı birer beylik olarak yönetildi. Osmanlı padişahının uygun gördüğü bir kimse Eflak voyvodası olurdu. Voyvodalar, vergi verirler, savaş sırasında kuvvetleriyle Osmanlı ordusuna katılırlardı. Zaman zaman Avrupa devletlerine güvenerek karşı çıkanlar da olur, onların hakkından gelinirdi. XIX. yüzyılın İlk yarısında, Rusya, Eflak ve Boğdan’ı koruyan bir devlet oldu. Paris antlaşmasında (1856), Eflak ve Boğdan, Batı Avrupa devletlerinin kefilliğinde ayrıcalıklı birer beylik haline getirildi. Eflak ve Boğdan 1859’da seçilen bir başkan yönetiminde birleştirildi. Berlin antlaşmasında (1878) Romanya’nın (Eflak ve Boğdan) bağımscız olacağı kabul edildi. 1881’de devlet başkanı kral unvanını aldı. Eflak, 460 yıl kadar Türk yönetiminde kalmıştır.

Yorum yazın