DÜNYA

güneş çevresinde dolanan dokuz büyük gezegenden biridir. Güneşten uzaklığı 149 670 000 km.’dir. Dolanım hızı, saniyede 29 760 m.’dir. O da, öbür gezegenler gibi, kürece çok yakın biçimlidir. Sanal ekseni üzerinde, 24 saata çok yakın süre içinde, bir kez döner. Kuzey ve güney kutup nofctalarının dünya merkezinden uzaklığı 63âfi km. 910 m.’dir. Ekvatorun yançcpı ise 6378 km. 390 m.’dir
Buna göre kutup noktaları, merkeze, Ekvator üzerindeki noktalardan daha ya-kın, yani kutup dolayları basıkça, Ekvator yakınları şişkincedir.
Dünya, daha çok katı cisimlerden oluşmuştur. Yalnız yüzeyinde, sular, karalardan daha büyük alan kaplar. Dünyanın yüzölçümü 510 milyon km2 olup, bunun % 29,3 ü kara, %o 70.7’si deniz alanıdır. Milyonlarca yıl önce gaz, daha sonra kızgın sıvı durumunda olan Dünya’mız soğuyarak, katı bir-kabuk bağlamıştır; yalnız ortasında çekirdeğin bir bölümü sıvı durumdadır.
Yerkabuğunun üst katmanlarında, derinliğe doğru, her 33 m.’de, sıcaklık 1° artar. Bu yüzden derin maden ocakları çok sıcak olur. Yerin iç bölümlerinin ne durumda ve hangi maddelerden oluştuğu hakkındaki bilgi, deprem dalgalarının dağılışı incelenerek edinilir. En üst katman, yani yer kabuğu, kayalardan o- luşmuş dağlarla birlikte, Dünya’nın en yeğni (hafif) bölümüdür. Çünkü, bunun çok büyük bir böi, mü, başlangıçta kızgın sıvının bir tür köpüğünün donma-sından oluşmuştur Yerkabuğunun kalınlığı, 80 km.’ye işmez. Üstelik, içinde kızgın sıvıyla dolu bölümler vardır; bunlara mağma yuvası denir. Magma (Bak.) volkanları (Bak.) oluşturur ve bunlardan dışarıya lav (Bak.) ve volkan külü halinde püsküirülür. Yerkabuğunu etkileyen güçler arasında, henüz dengeleşme olmamıştır. Bu yüzden, depremler olur ve yeryüzü sürekli olarak değişir; sözgelişi, yeni dağlar, adalar oluşur veya daha önce oluşmuş dağlar ve karalar, yükselir, ya da alçalır. Nitekim, Himalaya dağları, yılda, ortalama 10 cm. kadar yükselmektedir.
Yerkabuğunun altında, yaklaşık olarak 2900 km. kalınlıkta ara katman vardır. Bu, erimiş demir ve magnezyum silikatlarından oluşmuştur. Daha altta yerin çekirdeğinin, erimiş demirden meydana gelmiş bulunan 2200 km. kalınlıktaki üst bölümü yer almıştır. Yerçekirdeğinin iç bölümü demir ve nikelden oluşmuştur. Bunun da üst bölümü kızgın sıvı, iç bölümü katıdır. Çekirdeğin yan çapı 1250 km.’dir.
Bütün kütleler, bu arada Dünya ile Ay da birbirini çektikleri (çekim gücü; ay- çekimi, yerçekimi) için, Ayın devinişleri incelenerek yerin iç yapısı üzerinde bilgiler edinilebilmektedir.
Dünyanın tüm doğal yönlerinin araştırılması geofizik biliminin görevidir.
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın yerini saptamak ya da belirtmek için paralellerle meridyenlerin (Bak.) oluşturduğu kanavadan yararlanılır.
Yer, çok büyük bir miknatisli çubuğu andırır. Miknatislilik, yerin çekirdeği çevresinde, 1000 – 3000 km. derinlikteki elektrik akımından doğmaktadır. Dünya’nın iki miknatis kutbu vardır. Ancak, bu kutuplar, yavaş yavaş yer de-ğiştirirler. Bir pusulanın iğnesi tam o- larak kutupları (meridyenlerin kesiştiği noktayı) göstermez. Üstelik tam mik- natis kutuplarına da yönelik olmayabi- r. Çünkü miknatis güç çizgileri de az çok kıvrımlıdır, iğnenin gösterdiği ku- zey-güney doğrultusu gerçeğe oldukça yakındır.
Yalnız yerin içinde değil, atmosferde de elektrik akımları vardır ve bu akım-lar, çok yükseklerdedir.

Yorum yazın