DOĞU AFRİKA

geniş anlamıyle, Zambezi’den (Sambesi) Aden körfezine uzanan bölge. Kuzey-Güney doğrultulu derin grabenler, dik fay basamakları ve yüksek eşikler bölgesidir.
Hint Okyanusu’nun kıyılarında, sığ denizlerin dalgaları, kumsallar üzerinde yuvarlanır, ya da dik yalıyarları dö- ğer veya mangrove ağaçlarının kökleri arasında kımıldar. Bu kıyıların gerisinde, hindistancevizi ormanlar oluşturur. Kıyı çukurovalarınm arkasında, yer yer, 500 metreye erişen dik yamaçlar yükselir. Daha içerilere doğru, yamaçlar ve basamaklar birbirini izler. Güneydoğudan esen rüzgârlar, kıyılara ve gerisindeki yamaçlarla basamaklara bol yağmur bırakır. Hava nemli ve sıcak, bu yüzden de bunaltıcıdır, özellikle yamaçlar, sık yağmur ormanlarıyla kaplanmıştır. Toprak kalın ve güçlüdür. Çok yükseklerde, dağlar koyu sis perdesi arkasında kalır.
Doğu Afrika kıyıları boyunca uzanan yükseklikler, denizden bakıldığında, sıradağlar.gibi görülür. Gerçekte ise bu yamaçların en yüksek yerlerine erişildiğinde, batıda sarımtırak kahverengi düz ya da dalgalı bir yüksek ülkenin uzanıp genişlediği görülür. Artık orman yoktur. Rüzgâr iki metreye kadar yükselen otlan dalgalandırır. Bulutsuz gökyüzünden dökülen, keskin güneş ışınları, ülkeyi, acımasız ısıtır. Fakat, yükseklik ve havanın kuru olması dolayısıyla, sıcaklığa, kıyı boyunun bunaltıcı sıcağından daha kolay dayanılır. Bir denizi andıran, dalgalı otluklar üzerinde, şemsiyeakasyalann ve kalın gövdeli baobab ağaçlarının geniş dorukları yükselir. Şurada burada, 6 m.’ye kadar yükselen termit yuvaları bulunur. Bunlar beyaz karıncaların yapıtlarıdır. Hafif dalgalı düzlükler ufuklara kadar uzanır. Kimi yerde alçak adatepeler biteviyeliği bozar. Ekvatora yakın,. yerlerde 1000-1500 metre yükseklikteki basık dalgalı düzlük üzerinde Klimancaro volkanı 6000 m.’ye erişir. Bu eski yanardağın yamaçları, kimi yerde, el değmemiş gibi duran ormanlarla kaplanmıştır. Doruk, çok kez, bulutlar kapladığı için, haftalarca görülmez. Buna karşılık, kurak mevsimde, daha 100 km. uzaklardan, Kibo tepesinin buzlu ve karlı, beyaz başı seçilmeye başlar. Bu, Klimancaro’nun anado- ruğudur.
Doğu Afrika merkez platosunda yağışlar sürekli değildir; bu durumuyla, kıyı yöresine ve batısındaki Kongo havzasına benzemez. Yağış zamanı, nisan ilıe mayıs ve ekim ile kasım aylarıdır.
Bu dönemlerde düşen yağışlar da çok su bırakmaz. Sözkonusu aylar arasındaki uzunca iki dönem kuraktır. Bu iki kurak mevsimde, kupkuru ülkede, otların kokusu ve duman, havayı, • zaman zaman doldurur.
Doğu Afrika savanları, yeryüzünün, yabanî hayvanları en bol yerlerinden biridir. Burada, çevik ve koşucu hayvanlar (antiloplar, devekuşları, züra- feler, zebralar vb.) toplanmıştır. Yabanî hayvanlar, bu kurak ülkelerde, içecek su bulabilmek için kilometrelerce yürümek ve koşmak zorunda kalabilirler. Gergedan da aynı yerlerde görülebilir. Filler, sık ormanlık yörelerden sürüler halinde gelirler. Dağınık ve yalnızlık içindeki tarımsal işletmeler çevresinde, geceleyin, sırtlanlar ve leoparlar dolaşır. Aslanlar, ya tek tek ya da gruplar halinde görülürler ve egemenliklerini sürdürürler. Havada, yükseklerde daireler çizen kartallar ve akbabalar, zaman zaman gördükleri avlara veya ölmüş hayvanlara doğru ok gibi, hızla alçalırlar.
Afrika’nın eskidenberi gelişip . yayılan hayvanlarının tükenip yok olmaması için çok geniş bölgeler ayrılmış ve böyle yerlerde avlanma yasaklanmıştır (ulusal parklar).
Doğu Afrika Merkez. Platosu, her yönden, Victoria gölüne doğru belirsiz bir şekilde, yavaş yavaş alçalır. Göl, yüksek ülkenin en çukur kesimidir. Gölün su düzeyi, denizden 1134 m. yüksekliktedir; en derin yeri, su düzeyinin -80 m. altına iner. Bu çok büyük gölden Nil ırmağı doğar; sular geniş Öven çağlayanından aşağıya dökülür. Kampala’ya giden demiryolu, ırmağı, büyük bir köprü ile’ aşar.
Merkezi Afrika grabenleri, yüksek kenarlarıyla, kıy. yörelerinden ve yük- sekülkeden sonra üçüncü bölgedir. Gra- benler, Yukarı Nil’den Sambesi’ye (Zam- bezi) kadar uzanır. Dik yamaçların sınırladığı grabenler içindan Victoria gölüne aykırı olarak geniş, uzun ve derin göller vardır. Sözgelişi, Tanganyika gölünün derinliği 1435 m., uzunluğu 645 km. Yzölç. 32000 km2 dir. Nyassa gölü ondan biraz küçüktür. Göllerin suları yeşilimsi mavi renktedir. Fakat iki yandaki yüksek yerlerden inen güçlü rüzgârlar,, renkleri lâciverde çevirir, dalgalar köpürtür.
Merkezi Afrika grabenlerinde. yerkabuğunun devinmesi henüz durmamıştır. Sekiz volkandan Virunga grubunda iki volkan, etkinliklerini sürdürmektedir. Lav akıntıları, arasıra Kivu gölüne erişir.
Doğu Afrika Yüksekülkesi Bantu Zencilerinin vatanıdır. Onlar, sert otlardan yapılmış koni biçimli damların örttüğü, yuvarlak kulübelerde yaşarlar. Tarlalar arasında, çevresi dikenli çalılarla çitlenerek korunan köyler vardır. Kadınlar, yağmur mevsimi başlarken, toprağı çapalar, darı ve mısır tohumlarını eker, yumruları toprağa gömerler. Toprak, birkaç yıl sonra gücünü yitirdiğinde, yeni ekim dikim alanlarına geçilir. Bu arada, zaman zaman köylerin yerleri de değiştirilir. Buna «göçebe çapa tarımı» denir. Volkanların yamaçlarındaki topraklar güçlü ve yeterince nemlidir. Bu nedenle, tarlalardan, aralıksız olarak yararlanılabilir. Kurak savanlarda yaşayanlar, sayıca çok az iken (1 km2 yere ortalama 1 kişi), buralarda nüfus yoğunluğu 200’ü geçer. Grabenle- rin yüksek kenarlarında da yağışlar daha bol ve zenci nüfus yoğundur.
Klimancaro’nun güneyindeki Masal bozkırlarında, Ham kökenli boylar bü-yük sürüler oluşturan , sığırlar beslerler.
Çok yakın yılara ftadar, Doğu Afrika, ülkeleri AvrupalIların sömürgeleri idi. Kıyı yörelerinde, yüzyıllar önce gelip yerleşmiş Hinduların ve Arapların so-yundan binlerce kişi vardır.

Yorum yazın