DEVLET

belirli bir ülkede, kanunlara göre kurulmuş bir hükümet yönetiminde örgütlenmiş, bağımsız topluluklara denir. Devlet, toplu olarak yaşayan insanlar a- rasında güvenliği sağlar; hak ve adaleti korur. Yabancılara karşı yurdu savunma hazırlıklarında bulunur. Meydana getirilen kuramlarla yurttaşların ihtiyaçlarını karşılar. Onların iyi geçimleri ve mutlu olmaları için çalışır. Devlet, toplumda düzeni sağlamak ve korumak amacıyle kurulmuştur.
Bir devletin üç ana elemanı, millet, yurt ve egemenliktir. Bunlardan biri ek-sik olursa, devlet kurulamaz. Millet, a- ralarında sıkı bağlar bulunan bir insan topluluğudur. Bazı devletlerde çeşitli milletler ve kavimler bulunmaktadır. Yurt, üzerinde yaşanılan sınırları belli bir ülkedir. Egemenlik, buyurmak yetkisidir. Egemen olan bir millet, kendi kanunlarını kendi hazırlar. Bu kanunları uygular. Kanunlara uymayanları cezalandırır. Düşman saldırılarına karşı yurdu koıpur. Egemenlikte, yasama, yürütme ve yargı görevi ve hakkı vardır.
Devlet Biçimleri: Geçmişte ve günümüzde egemenlik haklarınin kullanılı-şındaki ayrılıklar, değişik devlet biçimleri ortaya çıkarmıştır. Egemenlik her zaman milletlerin elinde olmamıştır. Topluma, belli bir soydan gelenler yüz-yıllarca tek başlarına egemen olmuşlardır. Bir sınıfın egemenliği ele geçirdiği de görülmüştür. Genellikle devlet biçimleri monarşi, oligarşi ve demokrasi olmak üzere üç grupta toplanabilir;
Monarşi, bir hükümdarın istediği gibi bir toplumu yönetmesidir. Hükümdarın buyrukları birer kanundur. İstediği zaman vergi toplar; devletin parasını dilediği gibi harcar. Savaş açar, barış yapar. Orduları yönetir, din başkanlığı yapar, ölünceye kadar devletin başında kalır. Eski Mısır firavunları, Babil ve Asur kralları böyle davranan hükümdarların tipik örnekleridir. Hükümdarlara padişah, şah, sultan, kral, imparator gibi adlar verilir. Bu devlet biçimine mutla- kiyet de denir. Eğer bir hükümdarın yetkileri bir meclisle sınırlandırılırsa, buna meşrutî monarşi adı verilir. O zaman egemenliği hükümdar ve millet birlikte kullanır.
Oligarşi, devleti bir sınıfın yönetmesidir. Eskiçağ’da, çok kez soylular sınıfı egemenliği elinde bulundurmuştur. Böyle devlet biçimine aristokrasi adı verilir. Egemenliği din adamlarının ele geçirdiği de olmuştur. Buna da teokrasi denir.
Demokrasi, halkın kendi kendisini; yönetmesidir. Kanun yapıcılarını ve yö-neticileri belli bir süre için halk seçer. Bunlar, halkın yararına çalışırlar. Ça-lışmaları, yeterli görülmezse, seçimlerde değiştirilirler. Vatandaşlar, kanun kar-şısında eşittir. Askerlikte, vergilerde, devlet hizmetinde kimseye ayrıcalık ta-nınmaz.

Yorum yazın