DENİZLERİN ZENGİNLİĞİ

dünya nüfusunun artması, teknolojinin hızla gelişmesi sonucu olarak, insanlık, enerji ve hammadde bakımından bir darboğaz karşısmdadır. Karaların varlığı sınırlıdır ve bunlar, genellikle az gelişmiş ülkelerdedir. Politik nedenlerin de buna eklenmesi, denizlerin doğal zenginliklerinden yararlanma zorunluğunu ortaya çıkarmıştır. Denizlerin tanınması bilimsel, kaynakların işletilmesi teknolojik sorunlar ortaya koymaktadır. Yürürlükteki deniz hukuku bu sorunların çözümlenmesine yetmediğinden, birtakım politik tartışmalar, hatta sürtüşmeler doğmaktadır.
Karalardaki kaynakların birçoğu, bugünkü tüketim hızıyla, yüzyılımızın so-nuna varmadan tükenecektir. Endüstride ileri ülkeler, enerji ve hammadde ba-kımından ilerideki ihtiyaçlarınım göz önüne alarak karalar dışında doğal kay-naklar aramaya, 1945’ten sonra başlamışlardır. Bu çalışmalar sonunda bazı petrol ve maden yatakları bulunmuştur.
Kıta sahanlıklarında ve yamaçlarında, doğal gaz, petrol ve maden yatakları bulunabilir. Okyanusal bölgede ise, bol miktarda, çok metalli cevher yumruları vardır ve kimi metaller için sonsuz sayılan rezervler bulunmaktadır.
Kıta sahanlıkları ve yamaçları, bilindiği kadarıyle, petrolce zengindir (dünya rezervinin yarısı kadar petrol). Kuzey Ege denizinde yapılan sondaj sonuçları, kıyı ülkelerindekinden çok zengin yatakların varlığını kanıtlamıştır.
Bundan başka, denizlerin besinler bakımından ne kadar zengin bir kaynak olduğu, eskiden beri bilinmekte ve bu kaynaktan, zaman geçtikçe daha çok yararlanma zorunluğu belirmektedir.

Yorum yazın