DEMOKRASİ

kelimesinin asıl anlamı «halk egemenliğindir; devlet biçimlerinden biridir. Devletin bu adı alan yönetim biçiminde, halk, yöneticilerini doğrudan doğruya (İsviçre kantonlarında olduğu gibi) veya vekillerinin (milletvekillerinin) aracılığıyla seçerek görevlendirir. Böylece seçilen yüksek yöneticilere «baltan», bakanlardan oluşan kurula «bakanlar kurulu» veya «hükümet», bakanlardan hef birinin yönettiği devlet örgütüne «bakş*lık» denir. Demokrasinin temeli -vatandaşların eşit haklara sahip olması, düşünme ve düşüldüklerini açıklama özgürlüğü, in^nç özgürlüğüdür. Kişinin özgürlükleri an-cak yargıç kararıyle kısıtlanabilip Bu kısıtlama, yani kişinin cezalandırılması, kanunla saptanmış bir suçu’ işlediğinin görevli yargıç veya yargıçlar kurulu ö – nünde kanıtlanması halinde yargı organının kararıyle, belli bir şiire için uygu-lanır. Demokraside vatandaş «uyruk», yani buyrukları şaşmaksızm yerine ge-tiren bir oyuncak ya da araç değil, toplumun oluşturucusudur. Bu, kişinin top-lumda yalnız’birtakım hakları olan değil, aynı zamanda görevleri ve sorum-lulukları da bulunan bir varlık olması demektir. Bu nedenle demokrasi, düşünce olarak, devlet bütünlüğünün en üstün, en ileri biçimidir. Fakat bir bakıma da yürütülmesi çok güç olan bir devlet biçimidir. Çünkü demokraside herkes kendisinden başkalarına iyi isteklerle davranmak, kendi haklarının sınırlarını aşmamak, kimseye zarar vermemek zorundadır. Devlet biçimlerinden demokrasiye ters düşenler, aristokrasi (Bak.), Monarşi (Bak.) ve diktatörlüktür (Bak.). Bir partinin diktatör- cesine yönettiği ülkelerde gerçek demokrasinin yürürlükte olduğu söylenemez. Çoğunlukta olan, yani yönetim gücünü seçimle ele geçiren bir parti de, devleti kendi düşünce ve isteklerine göre yönetemez; temel hukuk kurallarına ay kın davranamaz; azınlıkta kalan parti yanlısı olanları doğal haklarından yoksun bırakamaz. Bunun tersi «parti diktatörlüğü» olur,, ki demokrasiyle ilişkili bir yönetim biçimi değildir. Böyle ters bir yönetim yoluna giren partinin veya partilerin karşısında bağımsız yargıçlardan oluşan yargı organları vardır.
Demokrasinin ilk örneğini, Eskiçağ’da Öreklerin uyguladığı ileri sürülürse de, bu, yanlış bir düşüncedir. Gerçek demokrasi, ilk kez, 20 kadar şehir devle-tinden oluşan Güneybatı Anadolu birleşik devletinde uygulanmıştır. Grekler- de kölelik varken demokrasiden söz etmeye olanak yoktu. Uzun bir süre içinde, demokrasi geleneklerinin gelişe’reic yerleştiği İsviçre, İngiltere ve A.B.D.’in- de uygulanan yönetim biçimi, herbirinin ulusal özelliklerine göre gelişmiş olduğu için, birbirinin aynı değildir. Türkiye’de demokrasi, henüz çok yenidir; ge- lenekleşmemiştir. Bunun için zaman zaman bunalım dönemleri geçirilmektedir.

Yorum yazın