DAM

kulübe, ev, okul, hastane, fabrika vb. küçük veya büyük yapıların üst örtüsü. Yapıları, kar, yağmur, çiy, kırağı, soğuk, sıcak gibi hava olaylarından, rüzgârın savurduğu kum ve tozlardan korur. Türkiye’de damlar, özellikle bolca yağışlı kıyı yörelerinde eğimli, iç bölgelerde, özellikle yakın geçmişe kadar, düz yapılırdı. Son yıllarda, iç bölgelerde de eğimli (çatı biçimli) damlar çoğalmıştır. Dam, karşılıklı duvarlar üzerine, yatay olarak yerleştirilmiş düzgün ağaçlara (döşemelere) dayanır. Düz damlarda döşemeler üzerine, hazır serildikten sonra veya doğrudan doğruya kamış ya da ince dallar yayılır. Bunun üzeri, sugeçirmez toprakla örtülür; nemlendirilerek taştan bir merdane (yuğgu taşı veya yuvak taşı) ile sıkıştırılır. Çatı biçimindeki damlar da, önceleri, uzun saplı otlarla, kamışla, daha sonraları tahta ile, yassı levhalı taşlarla, teneke ile, oluklu çinko ile veya kiremitle örtülürdü. Kimi damları örtmek için, ziftlenmiş, sert mukavva veya dokuma da yapıştırılarak kullanılır. Zamanımızda, düz beton damlar yapılmakta ve gittikçe çoğalmaktadır.

Yorum yazın