Çöpten Elektrik Üretimi Nasıl Yapılır

Çöpten Elektrik Üretimi Nasıl Yapılır

Ülkemizle birlikte dünyanın öteki ülkelerinde her yıl milyonlarca ton çöp atılmaktadır. Yalnız Türkiye’de bir yılda atılan çöpü demiryolu vagonlarına yüklemiş olsaydık, bunların uzunluğu İstanbul’la Ankara arasındaki yolu kaplardı. A B D gibi geniş bir ülkedeyse, her yıl çıkan çöplerle üç metre derinliği ve üç metre de genişliği olan 4000 km. uzunluğunda bir kanal doldurulabilirdi.
Atılan çöpler arasında kâğıtlar, boş kaplar, kartonlar, teneke kutular, bezler, eski giyecekler, kırık cam ve porselen eşya, ev gereçleri ve yiyecek artıkları bir yere yığılsalar dağlar meydana gelebilirdi. Bütün bu atılan maddeleri yapmak için harcanan enerji miktarı ise birkaç büyük kentin bir yıllık elektrik gereksinimini karşılayacak bir kaynak oluştururdu. Üstelik çöp diye atılan eşyanın arasında birçok kullanılabilir madde de bulunmaktadır.
İşe yaramaz diye atılan bütün bu maddelerin herbirinin ne değin enerji harcanarak meydana geldiğini düşünmeyiz bile. Attığımız çöplerin içinde yeniden kullanılabilecek olan maddelerin ise kimse farkında değildir. Bazıları ufak tefek onarımlarla yeniden işe yarar hale getirilebilir. Ancak çoğunun onarımı için harcanan para nerdeyse yenisinin değerinden fazla olacağından bu yola gidilmemektedir. Kırılan bir çay fincanın ya da çaydanlığın parçalarını yapıştırmak yerine yenisini almak daha ucuza gelir.
Aslında kullandığımız malların çoğu onarımları göz önünde tutulmadan yapılmıştır. öyle ki, bunların onarımları hem uygun olmamakta hem de yenilerini almak daha ucuza gelmektedir. Şimdilerde ise gerek ekonomik durumun kısıntıları, gerek kullanılan enerjinin pahalılığından ötürü böyle dayanıksız ve atılacak malların yapımı zararlı bulunmaktadır.
Ama ne yazık ki, bir sorunun değerini sadece anlamak onun çözümü için yeterli olmamaktadır. Düşünüleni gerçekleştirmek ancak harekete geçmekle ve emek vermekle olanaklıdır. Günümüzde eskiyen malları onarmayı meslek edinmek isteyenlerin sayısı, özellikle gençler arasında çok azalmıştır, örneğin, bugün gençler arasında kundura tamircisi olmak isteyeni bulmak zorlaşmıştır.
Çünkü bu işe ilgi azalmıştır. Bunun da nedeni çok ve ucuz ayakkabı üretilmesidir. Herkes onartma yerine yeni ayakkabı almayı yeğlemektedir. Bu konulara değinmemizin nedeni enerjiyle ilintileri olduğu içindir ve gerek kullanım, gerek artırım ve gerek sakinimi bakımından enerjiyi nasıl değerlendirdiğimizi göstermeleri açısından anlam taşımalarındandır.
Son birkaç yıldır, bütün dünyada baş gösteren enerji bunalımı sonucu atılan ve atılacak maddelerin yeniden değerlendirilmesi yönünde uygulamalar gelişmektedir. Bugünküne benzer korunum ve sakınım önlemleri ikinci Dünya Savaşı sırasında görülmüştü. O dönemde olduğu gibi şimdi de hammaddelere olan gereksinimi karşılamak amacıyla örneğin, teneke kutular, kâğıt parçaları, paçavralar, kemikler vb. gibi atılmış maddeler toplanarak yeni maddelerin yapımında kullanılmaya başlanmıştır. Bugün çöplerin ve atılmış maddelerin değerlendirilmeleri birtakım yöntemlere bağlanmış ve dönüştürüm denilen yeni bir teknoloji meydana getirecek boyutlara varmıştır.
Dönüştürüm işlemi her madde için ayrı yöntemlerden oluşur. Örneğin, atılmış kâğıtların yeniden işlenip kullanılabilir duruma gelebilmesi için parçaların ufalanması, yıkanması ve öğütülerek hamur haline getirilmesi gereklidir. Hurdaya çıkmış metaller de ergitme fırınlarına girecek şekilde ufak parçalar haline getirilir. Sonra fırınlarda yüksek ısı altında metaller cinslerine göre ayrılır. Kuşkusuz bütün bu işlemler enerjiyle gerçekleştirilir. Ama örneğin, odunu kâğıda, madeni işlenmiş metale dönüştürmek için harcanan enerji daha fazladır. Böylece her parça cam, alüminyum, kâğıt, demir, çelik ve tenekenin dönüştürümden geçirilerek işlenip değerlendirilmesi yalnız hammadde kullanımında artırım sağlamakla kalmayıp enerjinin sakinimi yolunda da yararlı olmaktadır.
Öte yandan birçok endüstri dalında ürünlerin masraflı ve gösterişli ambalajlar içinde piyasaya sürme alışkanlığından vazgeçilmesi de hem enerji, hem de hammadde tüketiminde büyük artırımlar sağlayabilir. Ancak üreticilerin, satışlarını azaltacağı kaygısıyla gözalıcı ambalaj kullanmaktan kendiliklerinden vazgeçmelerini beklemek de fazla iyimserlik olur.
Böyle olmakla birlikte bazı sanayi kollarında kullanılan kap ve ambalajların bilinçli biçimde yeniden değerlendirilme işlemlerinin yaygınlaşmaya başladığı şimdiden görülmektedir, örneğin. Türkiye’de, boşalan şişelerin az bir parayla toplanarak yeni malların üretiminde kullanılması yıllardan beri uygulanmaktadır. Son birkaç yıldır kullanılmış teneke, alüminyum, kurşun, çinko ve demir hurdalarım evlerden parayla satın alıp bunları hammadde olarak işleyen fabrikalara satan hurdacıların sayıları artmıştır. Boşalan yağ ve yakıt varilleri, paçavra ve atılmış kâğıtları alıp satan yüzlerce kimse bu işlerden geçimlerini sağlamaktadır. Bütün bu maddeler, dönüştürüm işlemlerinden geçirilerek yeniden kullanılabilir mallar haline getirilmektedir. Eskiden hiç önem vermeyip çöpe attığımız daha başka birçok madde şimdi dönüştürülerek yeniden kullandığımız mallar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kırık cam parçaları eritilerek yeniden şişe yapılmakta, kâğıt parçaları işlenerek okuduğumuz gazeteler, kitaplar şeklinde
elimize geçmekte ve çöpe attığımız paçavralar ayıklanıp fabrikalarda yeniden dokunarak giydiğimiz gömlek olmaktadır.
Batının endüstrisi gelişmiş ülkelerinde, evlerde toplanan çöpler yakma fırınlarına girmeden önce ayıklama işleminden geçirilerek dönüştürülecek maddeler seçilmektedir, işe yarar maddeler ayrıldıktan sonra da kalan çöpler elektrik üretimi için yakıt olarak kullanılmaktadır. Böylece petrol, kömür ya da gaz gibi yakıtlarda artırım sağlanmış olmaktadır.
Lağım ve akaçlardan toplanan maddeleri kapalı bölmelerde közleştirme işlemiyle kömürleştirip bundan yanıcı bir gaz üreten kurumların sayısı da giderek artmaktadır. Elde edilen gaz aynı zamanda fırının ateşini de yakmaktadır. Közleştirmeden arta kalan kömüre benzeyen madde ise yumrular haline getirilerek yakıt olarak kullanılabilmektedir.
Enerji sakınımının önem ve değeri ne denli iyi anlaşılırsa dönüştürüm endüstrisi de o denli gelişmiş olur. Dönüştürüm yoluna gitmeden etkili enerji artırımını tam olarak gerçekleştirmek çok zordur. Bu amaçla gelişmiş ülkeler dönüştürüme büyük önem vermektedirler. Şimdi çöplerini gömme yerine dönüştürüm kuramlarında değerlendirmeyi benimseyen kentlerin sayısı giderek artmaktadır. Çöpleri toprağa gömmekle ya da çukur yerleri doldurmakla bazı yararlı işlerin gerçekleştirildiği gerçi doğrudur, ama birçok kentte daha şimdiden doldurulacak yer kalmadığı da acı bir gerçektir. Üstelik bu doldurulan yerler ancak park olarak kullanılabilmektedir ve üretim alanları olarak henüz bir işe yaramamaktadır.
Gitgide yaygınlaşmakta olan dönüştürüm süreci fabrika, yapım evleri ve öteki endüstri kuruluşlarının işletmecilerini de önceleri attıkları maddeleri yeniden değerlendirme yönünde hareket etmeye götürmektedir. Örneğin, kereste fabrikaları öteden beri çürük kütükleri, soyulan ağaç kabuklarını ve talaşı verimli biçimde kullanmayı düşünmemişlerdir. Bu maddeleri yakıt olarak bile kullanmak için toplamak ve taşımak zahmete değmez bulunuyordu. Oysa kabukları, ve biriken talaşı başka yere taşımadan fabrika içinde yakıt olarak kullanmakla, kömür ve petrol kadar olmasa da, yararlı bir enerji kaynağı sağlanmış olurdu. Türkiye’deki tüm kereste fabrika ve atölyelerinde biriken bu maddeleri değerlendirmekle ülkenin genel petrol gereksiniminden on günlük bir artırım sağlamak mümkün olabilirdi.
Birçok fabrikanın işletmesi de savurganca yürütülmektedir. Bunlar yapım artığı maddeleri ya çöplüğe ya da dolaylarındaki ırmak, göl ve denizlere akıtmaktadırlar. Bu artık maddeler hem sularda yaşayan canlılara, hem de o suları kullanan insanlara zarar vermektedir. Ancak son birkaç yıldır çevre korunmasıyla ilgili önlemlere uyularak bazı endüstri kuruluşları artık maddeleri atmadan onları yeniden kullanma olanaklarını araştırmaya başlamışlardır. Bunun sonunda değerli hammaddeler ve dolayısıyla enerji elde edilmiş olmaktadır. Ancak bu gibi seyrek davranışların ülke boyutunda yararlı olabilmesi için dönüştürüm işlemlerimizi tüm olarak ele almak zorunluğu vardır.
Artıkların ve çöplerin dönüştürümle değerlenmesi başlangıçta masraflı, hatta pahalı bir iş olabilir. Havayı ve suları kirletme, çöpleri gelişi güzel atma ise kolay ve masrafsız bir iştir. Ne var ki birçok ülkenin gerek yerel yönetimlerinin, gerek uluslararası birleşik kuruluşların çevre kirlenmesini önleme amacıyla aldıkları kararlar yavaş da olsa etkinliklerini göstermeye başlamıştır. Böylece çevre korunmasıyla ilişkili olarak birçok maddenin artırımı ve korunması elbirliğiyle yararlı bir biçimde uygulanmaktadır.

Etiketler:

Yorum yazın