BULGARLAR

Türk kavimlerindendir. Bunlar, Ortaçağ’da biri İtil (Volga) ırmağı, öteki Tuna boylarında olmak üzere iki devlet kurmuşlardır.
Büyük Bulgar devleti: Bulgarlar, İç Asya’dan göç ederek İtil boylarına yerleştiler. Hazarların egemenliğinden kurtulduktan sonra bir Bulgar devleti kurdular. Başkentleri Bulgar şehri idi. Bulgarlar, Müslümanlarla ticaret yapıyorlar ve yakın ilişkilerde bulunuyorlardı. Bunun sonucunda X. yüzyılın başlarında Elmas Han zamanında, Müslüman oldular. Ruslarla başarılı savaşlar yaptılar. Cengiz’in torunu Batu Han, XIII. yüzyılın başlarında ülkelerini alarak bu devlete son verdi. Batu Han, Altınordu devletini (Bak.) kurdu. Sonraları, Moğolların yönetiminde kalan Bulgarlara Tatar denildi.
Tuna Bulgar devleti: İtil ırmağı boylarına yerleşen Bulgarların bir bölümü, Karadeniz’in kuzeyinden geçerek Tuna boylarına kadar ilerledi. O sırada, Avar- lar da (Bak.) Orta Avrupa’ya gelmişlerdi. Bunlar, önce Avarların yönetimine girdiler. Sonra daha güneye çekilerek Tuna ırmağı ile Balkan dağları arasında kalan bölgeye yerleştiler. Buraya daha önce gelen İslavları yönetimleri altına aldılar. Bulgarlar, Doğu Roma imparatorluğu ile amansız bir savaşa gi-riştiler. Bu devletin ordularını ağır yenilgilere uğrattılar. En güçlü dönemleri Omurtag’ın hükümdarlığı zamanıdır (814 -831). Başkentleri, Şumnu’ya yakın bulunan Pliska şehri idi. Bulgarlar, birkaç kez İstanbul’u kuşattılarsa da alamadılar. Bulgarlar, zamanla İslavlarla kaynaşarak ve Hristiyanlığı benimseyerek Türk olduklarını unuttular. •
Bulgarlar, uygarlıkta oldukça ileri gittiler. Şumnu yakanında bulunan Madara ve Pliska en önemli şehirleri idi. Bu kentlerde taştan büyük saraylar, tapınaklar ve kaleler yapmışlardı. Onlardan kalan yazıtlar, Yunanca ve Latince yazılmıştır. Bu yazıtların en önemlisi Madara’da bulunmuştur. Yazıtın üst bölümünde kabartma olarak yapılmış bir atlı vardır. Yazıt. Krumış Han (Krum Han) için kardeşi tarafından yazdırılmıştır. Burada Krumış Hanın, Doğu Roma imparatorlarını yenilgiye uğrattığı, Edirne’yi aldığı ve Çanakkale’ye kadar ilerlediği açıklanmıştır. Yazıtın sonunda Krumış Hanın ölümü dolayısıyle verilen «eşme- deme»den sözedilir. Eşmedeme, içme ve yeme demek olup, ölü gömüldükten sonra verilen ziyafettir. Eski Türklerde de bu görenek vardır. Bulgarlar, uygarlıkta en çok Omurtag Han zamanında ilerle-diler. Omurtag’ın bir kale gibi olan sarayı. Pliska’da idi. Burada, düşmanlara karşı koymak için tabyalar vardı. Omurtag Hana ait bir ya,zıtta şöyle denilmektedir: «Doğduğu yeryüzünde, tanrı tarafından tahta çıkarılmış han Omurtag, Pliska ovasında oturarak Tiça tabyasını yaptırdı. Bizans’a ve İslavlara gücü ile karşı koydu. Tiça üzerinde yüksek bir sanat eseri olan bir köprü yaptırdı. Tanrı hükümdara yardımda bulundukça, Tiça ırmağı akdıkça, Bizans imparatorunu ayakları altında ezerek, düşmanlarını egemenliği altına aldı.»
Bulgarlar, X. yüzyılda büyük ve güçlü bir devlet kurdular. Hükümdarlarına çar- denildi. Fakat Macarların ve Peçenekle- rin saldırıları ve iç karışıklıklar yüzünden Bulgar devleti zayıfladı. Bu durumdan yararlanan Bizans imparatorluğu uzun süren çarpışmalardan sonra bütün Bulgaristan’ı ele geçirdi (1018). Ülke eyaletlere bölündü.
Bulgarlar, BizanslIların Selçuklularla savaşmalarından yararlanarak yeniden bağımsızlığa kavuştular (1186). Gittikçe güçlenen Bulgar devleti Moğol istilâsından sonra çökmeye başladı (1243). Daha sonra üstünlük Sırplara geçti. Bulgar toprakları I. Murat zamanında OsmanlI ülkesine katıldı. Yıldırım Baye- zit, Bulgar krallığını tamamen ortadan kaldırdı (1400). Bulgaristan 500 yıl kadar Türk egemenliğinde kaldı.

Yorum yazın