Buğdaygiller Nedir – Özellikleri

Buğdaygiller Nedir – Buğdaygiller Nelerdir – Buğdaygiller Özellikleri

Buğdaygiller (Graminae) familyası, yeryüzünün çok değişik bölgelerinde yaygın, yaklaşık 5 000 türü içerir. Bu bitkilere, dönencelerden kutup yakınlarına kadar raslanır. Bitki toplulukları da çok değişiktir. Sözgelimi, dağ otlaklarındaki bitki örtüsünün temeli buğdaygiller olduğu gibi, bazı turbalıklardaki, savana çayırlarındaki ve çöllerdeki bitki örtüsünün temeli de onlardır.
• Buğdaygillerin çoğunluğu otsudur; ama çalı görünüşünde olan ya da odunsu gövdesi bulunan birkaç türü de vardır. Gövde odunsu da olsa (bambu), her zaman otsu bitkinin yapısındadır; bu özellik, buğdaygillerin de bağlı olduğu birçeneklilerin belirgin özelliğidir.
• Kökler genellikle saçaklıdır, köksap pek bulunmaz. Kökçüklerin sayısı çoktur ve tümü, sapın alt ucunda aynı noktadan çıkar. Bir ana kök bulunmadığı için, bunların tümü yan kök durumundadır.
• Gövdeye genellikle «sap» denir. Sap, silindir biçiminde ya da hafifçe basık olur. Art arda bir dizi bölütten oluşur; bölütler, «düğüm» adı verilen noktalardan, aralıklı olarak birbirine bağlıdır. Yalnız bu düğüm yerlerinde özek vardır. «Düğümarası» denen bölüt kesimlerinde özek olmadığı için, buraların içi boştur. Sapın boyuna uzaması, tepedeki hücrelerin ve düğümlerdeki hücrelerin çoğalmasıyla sağlanır. Yani büyüme hem uçtan, hem aralardan olur.
• Saplar özellikle sağlam ve esnektir, rüzgar gibi doğa olaylarına çok iyi karşı koyarlar. Yapraklar, genellikle ardışık ya da dağınık olarak düğümlerden çıkar. Sapın oldukça uzun bir bölümünü sararak ilerledikten sonra saptan ayrılan yapraklar, şerit biçiminde uzar. Sapı saran dip bölüme «km» denir. Çoğunlukla, km ile yaprak ayası arasında «kulakçık» denen zarsı bir bölüm vardır; az ya da çok tüylü olan bu bölüm, buğdaygillerin sınıflandırılmasında çok önemli rol oynar.
• Yaprakların bir başka belirgin özelliği de, damarlarının birbirine paralel olmasıdır. Yapraktan bir parça kesilip mikroskopta bakılacak olursa, genellikle damarlar boyunca pek çok tüycük göze çarpar.
• Pek görünmeyen, genellikle erdişi, ender olarak da bir- eşeyli olan çiçekler, saplı ya da sapsız başakçıklar halindedir, tümü bir arada başağı ya da kömeci oluşturur. Her çiçekte 3-6 tane erkekorgan bulunur; bunların başçıkları, çiçek açma sırasında çatlayarak X biçimini alır. Dişiorganda bir yumurtalık ve tüylü iki tepecik bulunur. Çanak ve taç körelerek pulcuklara dönüşmüştür. Tozlaşma genellikle rüzgarla sağlanır (yelsever). Meyveler tane biçimindedir.
• Tohum ve meyve birbirinden ayırt edilemez; çünkü yumurtalığın çeperiyle yumurtacığın (yani tohumun) çeperi birbirine sımsıkı bağlı, hattâ bazen kaynamış durumdadır. Yumurtalığın kabuk bölümü glüten bakımından zengindir; buna karşılık, tohum bölümünde bol nişasta vardır. Buğdaygillerin de bağlı bulunduğu kavuzlular takımı, insanlar için çok önemlidir; çünkü yiyecek elde edilen bitkilerin büyük bir bölümü bu gruptadır.
• Pirinç cinsinden (Oriza) olası bitkiler, sıcak ve nemli iklimlerde yetişir, üreme çevrimi bir yıldır. Tarımı yapılan pirinçte (Oriza sativa), bitkinin önemli bir bölümü su altında kalır; bitkinin solunumu, sap içindeki birçok boşluk ile çevre arasındaki gaz alışverişiyle sağlanır.
• Buğday (Triticum), arpa (Hordeum), çavdar (Secale), yulaf (Avena), alçak boyda ince uzun bitkilerdir; kendilerine özgü başaklarında uzun kılçıklar bulunur. Şekerkamışı (Saccharum officinarum) ve darı (Panicum) da bu familyadandır.
• Bambular (Bambusa cinsi), büyük boyda, odunsu saplı, ağacımsı bitkilerdir. Çiçek başaklan, yaşlı bitkilerde ölmeden az önce belirir; bu olay düzenli aralıklarla, her 150 yılda bir, her yerde aynı zamanda ortaya çıkar. Sap kuruduğu zaman, bitkinin dışındaki bölümü yok olur; türün sürekliliğini yer altındaki bölüm, yani köksap sağlar.
• Buğdaygillerin bir başka altfamilyası, bozkırlarda ve tropikal savanalarda yetişen birçok özel bitki türünü kapsar. Ammophila arenaria’dan geçtiğimiz yüzyılda kıyı kumullarında kumları tutmada yararlanılırdı (bugün de kullanılmaktadır). Çayır ve otlaklarımızın temel bitkileri de gene buğdaygillerden olan ay- rıkotu, delice (karamuk), saz ve kokulu çayırotu (Anthoxan- thum odoratum) gibi bitkilerdir; kokulu çayırotunu yiyen hayvanların eti, peyniri hoş kokar.

Yorum yazın