Budizmin öğretileri

Budizmin öğretileri

 

Budizm, öğretileri bakımından, kaynaklandığı Hinduizmden daha dolaysız ve daha zorlayıcıdır. İnsanın varoluşunu, gerçek dışı sa yar; bu yüzden de onu, acı bir karabasan olarak görür.

Bir Hint kralının oğlu olan Gautama Siddharta, M.Ö. V. yüzyılda bu karabasandan uvandı. Buddha («uyanmış-) 15) olarak sonsuza kadar acı çekmekten kurtuldu ve hâlâ karanlıkta olanlar için derin bir merhamet duydu. Budistler, acı çekmenin, varoluşun evrensel gerçeği olduğuna, çünkü insanın kendisine ve dünyaya ilişkin bilgisizliğinin temelli bir gerçeklik taşıdığına inanırlar. Dünya hiçbir şeyin kalıcı olmadığı, her-şeyin sürekli etkileştiği bir süreçtir. İnsanın kendisinde olduğuna inandığı her şey (beden, zihin, duygu, algı) «Bu benimdir: bu ben’im; bu benim benliğimdir» biçiminde ortaya çıkan bir engeldir ve bu. o insanı haz ve acı, iyi ve kötü arasındaki hayali dramın merkezi durumuna sokar .
Bazıları, Budizmin benliği yadsımasında ve geçiciliği vurgulamasında, bütün değerlerin kötümser biçimde bir yana atılışını görmüşlerdir. Ne var ki, Budizmde olumsuz olan doğrunun kendisi değil, onun sunuluş biçimidir. Amaç, olumsuz biçimde, (ve pratik olarak) acıdan, bilgisizlikten ve bencillikten kurtulma olarak tanımlanmıştır. Böylece acıya karşı kayıtsızlık. ondan kurtuluşun bir yolu olmuştur.

Neden ve sonuç yasasıyla biçimlenen her şev aynı vagavla yeniden biçimlendirilebilir. Ahlaksal davranış kuralları, temelde hazırlayıcı bir disiplin, «düşünceli olmanın»  geliştirilmesi için bir arıtma yöntemi işlevini verine getirir. Bir insanın kendi içindeki nedensel yasanın işleyişini doğrudan görmesi, benliğin ve onun acılarının köküne indirilmiş bir darbedir.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın