Boğa Güresi Nedir

Boğa Güresi Nedir – Boğa Güresi Nerede Yapılır

Boğa güreşi, Eskiçağ’dan bu yana ilgi gören bir gösteridir. Knossos (Girit: İ.Ö. 3000 – 2000) fresklerinde, boğaların üstünden atlayan delikanlılar vardır. Eski Roma’da da insanlarla hayvanlar arasındaki dövüşler, halk tarafından çok beğenilirdi. İspanya’da XI. yy’da soylular, çevresi kapalı alanlarda at üstünde boğa güreşi yapmaktan hoşlanırlardı. Ama İspanyolların ulusal gösterisi olan gerçek boğa güreşi, ancak XVIII yy. başında yapılmağa başladı ve hızla yaygınlaştı. Giderek atlı boğa güreşçisinin yerini, yaya boğa güreşçisi aldı. Francisco Montes (1805-1850) ile matador, pikadoru (atlı boğa güreşçisi) kesinlikle ikinci plana düşürdü; pikador artık, matadorun ekibinin (cuadrilla) bir parçası oldu ve boğa güreşi bir sanat haline geldi.
• Güreş boğaları, soylarına göre seçilir. Ortalama 1 000 hektar büyüklüğündeki özel çiftliklerde vahşi olarak büyütülür. İki yaşına geldiklerinde, dövüşçü nitelikleri belirlenmek için, tienta denemesinden geçirilir. Bu deneme sırasında, yalnızca özel bir mızrak kullanılır; çünkü boğanın, arenaya dövüş deneyi olmadan girmesi gereklidir.
• Halk, öğleden sonra beşte, asıl arenayı çevreleyen amfiteatrlarda (plaza de toros.) toplanır. Arenanın çapı 50 m’dir; toreroların gerektiğinde arkasına saklanabilecekleri çifte bir parmaklıkla, halktan ayrılır.
• Boğa güreşi, ekibin, yani cuadrillanın geçidiyle başlar. Geleneksel parlak renkli giysileri içindeki toreadorların önünden, at üstündeki borazancılar, arkalarından da peoneler (yani ağır işleri yapan kişiler) gider. Toreadorlar, yani boğayla dövüşme sanatını uygulayanlar, yaya banderillero’ lan, atlı pikadorları ve boğayı öldürme hakkına sahip matadoru kapsar. Matador arenaya girer girmez, banderillerolar kırmızı pelerinleriyle boğayı kışkırtırlar. Sonra pikadorlar işe karışıp, hayvanın direncini azaltmak için, uzun mızraklarını batırırlar. Ardından banderillerolar, yeniden arenaya dönüp, hayvanın boynuna uçlarında çelik bir kanca bulunan, renkli kağıt sarılı, kısa saplar saplar. Bu, boğayı daha da öfkelendirir ve dövüşçü yanını uyarır. O zaman, arenaya, elinde kılıcı ve muletasıyla (bir sopaya tutturulmuş kırmızı kumaş) tek başına matador girer. Muletası yardımıyla ve çeşitli ayak oyunlarıyla hayvanı yorar; sonra kılıcını, hayvanın omurgası ile kürek kemiğinin arasına saplar.
• Boğa güreşi, zamanla estetik amaçlı bir gösteriye dönüştü. Manolete (1939-1947), boğa güreşini hareketlerin son derece azaltıldığı, ölçülü, ağırbaşlı bir sanat haline getirdi. Yeni ve ünlü matadorlardan El Cordobes, boğaya yakın döğüşerek, ritmi yavaşlatıp figürleri çoğaltarak, modern boğa güreşine halk kitlelerinin beğeneceği özellikleri kazandırdı.
• Boğa güreşleri, İspanyadan başka bütün Latin Amerika’da yaygındır. Ayrıca, Fransa’nın da bazı güney illerinde boğa güreşleri düzenlenmektedir

Yorum yazın