BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

o zamana kadar görülmemiş ölçüde yaygınlaşan, çok sayıda devletin katıldığı, her ülkeyi etkisi altında bırakan ilk büyük savaştır. Dört yıl sürmüştür (1914 – 1918). Bu savaş önce Avusturya – Macaristan ve Almanya ile Sırbistan, Rusya, Ingiltere ve Fransa arasında başla-mıştır.
Savaşın Nedenleri: İngiltere, Fransa,
Rusya gibi büyük Avrupa devletleri XIX. yüzyılda sömürgeciliğe daha çok önem verdiler. İngiltere, bütün Hindistan’ı eline geçirdi. Kıbrıs ve Malta adaları-nı, Mısır’ı, Güney Asya’da ve Afrika’da bazı ülkeleri sömürge imparatorluğuna kattı. Özellikle sömürgelerine giden yolları güvenlik altında bulundurmaya önem verdi. Fransa da başarılı bir sömürge politikası izledi. Çin Hindi’nde ve Afrika’da sömürgeler ele geçirdi. Cezayir, Tunus ve Fas’ı aldı. Rusya, Kaf-kasya’yı, Batı Türkeli’ni, Büyükokya- nus’a kadar uzanan Sibirya topraklarını ülkesine kattı. Baltık denizi kıyılarına, Avrupa içlerine ve Akdeniz’e doğru da ilerlemek istiyordu. Almanya ve İtalya, sömürge ele geçirmekte çok geç kalmışlardı. En son paylaşılan Afrika’da bile önemli bir yere sahip olama-mışlardı.
Almanya, birliğini tamamladıktan sonra, her alanda ilerledi. Avrupa’nın en güçlü devletlerinden biri oldu. Avusturya – Macaristan imparatorluğu ve İtalya ile anlaşma yaparak Üçlü İttifak’ı (Üçlü Birlik) kurdu (1883). Buna karşılık Fransa, Rusya ve İngiltere aralarında anlaşarak Üçlü İtilâf’ı (Üçlü Uyuşma) meydana getirdiler (1907). Bu ikiye bölünen Avrupa devletleri arasında siyasal ve ekonomik yönden anlaşmazlık vardı. Onun için olanca güçleriyle savaşa hazırlanıyorlardı. Almanya, endüstride çok ilerlemişti. Ucuz ve iyi mal çıkarıyor, dünya pazarlarını İngiltere’nin elinden almaya çalışıyordu. Güçlü bir ordu ve donanma meydana getirmişti. Öteki devletler gibi o da sömürgeler elde etmek, denizlerde söz sahibi olmak istiyordu. Osmanlı devleti ile iyi İlişkiler kurarak Ön Asya ülkelerinde ve Balkanlarda İngiltere’nin ve Fransa’nın zararına büyük kazançlar sağladı. Almanya’nın güçlenmesi, ikiye bölünmüş Avrupa devletleri ayasındaki gerginliği daha çok artırdı. Savaş her an çıkabilirdi.
Birinci Dünya Savaşının Başlaması: Bir Sırp öğrencisinin Avusturya – Ma-caristan veliahtı Ferdinand’ı, Saray- /^raVia öldürmesi, savaşın başlamasını sağladı. Avusturya – Macaristan hükümeti, bu olaydan Sırbistan’ı sorumlu tuttu. Bu devlete, ağır koşulları olan bir ültimatom verdi. Karşılık alamayınca Sırbistan’a savaş açtı (1914). Arabulma girişimleri bir sonuç vermedi. Rusya’nın, Sırbistan’ı korumak amacıyla seferleberllk ilân etmesi üzerine, Almanya bu devlete savaş açtı. Rusya ile birlik olan Fransa ve İngiltere de savaşa katüdılar. Böylece kısa sürede savaş yaygın bir hal aldı.
Savaşın Gelişmesi: İtalya, bir süre tarafsız kaldıktan sonra İttifak devletle-rinden ayrılarak İtilâf devletlerine katıldı. Osmanlı devleti İle Bulgaristan İttifak devletlerinden yana oldular. Belçika, Lüksemburg, Karadağ, Japonya, Portekiz, Romanya, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Brezilya Üçlü İtilâf devletleri yanında yer aldılar. Karalarda ve denizlerde çok çetin ve kanlı çarpışmalar oldu. Her yer kan ve ateş içinde kaldı. Çok insan öldü, çok insan sakat kaldı. Savaşın ekonomik sarsıntıları tarafsız ülkelerde de ğö- rüldü!
Savaş başlar başlamaz, Almanlar hızlı bir yürüyüşle Belçika’yı geçerek Fransa’ya girdiler. Fransızlar, İngilizlerin yardımıyla Marne ırmağı önlerinde Almanları durdurdular. Bundan sonra, Batı cephesi denilen bu yerde siper savaşları yapıldı. Fransızlar, savaşın sonuna kadar Almanları ülkelerinden çıkaramadılar. Ruslar, AvusturyalIlara karşı başarı sağladılar. Almanya üzerine de saldırıda bulundular. Almanlar, Doğu cephesine büyük kuvvetler göndererek Rusları ağır yenilgiye, uğrattılar ve Petersburg (Leningrad) yakınlarına kadar ilerlediler. Bulgar ve Avusturya orduları da Sırbistan’a girdiler. Bir süre sonra bu devleti etkisiz duruma getirdiler. Böylece Berlin – İstanbul yolu açılmış oldu.
Osmanlı Devletinin Savaşa Girmesi: Savaşın başında, Osmanlı devleti tarafsız olduğunu açıkladı. Bir yandan da hazırlıklı bulunmayı gerekli görerek seferberlik yaptı. Kapitülasyonları kaldırdı. OsmanlIlar, Berlin antlaşmasından (Bak.) sonra, İngilizlere ve Fran- sızlara güvenilemeyeceğini anlamışlar, Almanya’ya yakınlık göstermeye başla-mışlardı. O zaman iktidarda bulunan İttihat ve Terakki partisinin ileri gelenleri, savaşı Almanya’nın kazanacağını sanıyorlar ve bu devlete karşı yakınlık duyuyorlardı. Almanya’nın yanında savaşa girerek elden çıkan ülkelerin geri alınabileceği umudunu besliyorlardı. özellikle Enver Paşa savaşa girilmesini istiyordu. Bunların etkisiyle Türk – Alman ittifakı imzalandı. Almanya da düşmanlarının kuvvetlerini dağıtmak için, Osmanlı devletini, savaşa katılmaya kışkırtıyordu. Bu sırada Akdeniz’de bulunan Göben ve Breslau adındaki iki Alman savaş gemisi, İngiliz donanmasının önünden kaçarak Ça-nakkale boğazına girdi ve Osmanlı devletine sığındı. Osmanlı devleti tarafsızlığı bozmamak için bu gemileri satın aldığını açıkladı. Göben’e «Yavuz», Bres- lau’a «Midilli» adı verildi. Bir süre sonra Almanların isteği üzerine “yavuz ve Midilli savaş gemileri Karadeniz’e çıktı. Başlıca Rus limanlarını topa tuttu ve Rus deniz kuvvetleriyle çarpıştı. OsmanlI devleti, böylece savaşa girmiş oldu (16 kasım 1914).
Osmanlı devletinin savaşa girmesiyle birçok yeni cephe açıldı. Türk ciduları Çanakkale’de, Kafkasya’da, Filistin’de, Irak’ta, Romanya ve Galiçya’da, Makedonya’da İngilizler, Fransızlar, Ruslar ve sömürge askerleriyle savaştılar.
Çanakkale ve Anafartalar Savaşları: İngilizler ve Fransızlar, Ruslara yardım edebilmek için Çanakkale ve İstanbul boğazlarını denetimleri altına almayı gerekli gördüler. Çanakkale boğazı girişine güçlü bir donanma gönderdiler (Bak. Çanakkale Savaşları). Çanakkale boğazını geçmek isteyen bu donanma günlerce istihkâmlarımızı topa tuttu. Mayınlar temizlendi. Fakat düşman donanması Türk savunmasını kırıp boğazı geçemedi. Boğaz gizlice mayınlanmıştı. Üç büyük düşman savaş gemisi mayınlara çarparak battı. Topçumuzun yerini bulan atışlarıyla birkaç düşman savaş gemisi de ağır yara aldı. Ötekiler, yenilgiyi kabul ederek buradan ayrıldı (18 mart 1915).
Deniz savaşında başarısızlığa uğrayan İngiliz ve Fransızlar Gelibolu yarımadasının batısına asker çıkardılar. Bu birlikler arasında AvustralyalIlar ve Yeni ZelandalIlar da (Anzaklar) vardı. Burada çok kanlı savaşlar oldu. Düşman kuvvetleri, üstün silahlarıyla Türk askerinin süngüsü ve yiğitliği karşısında hiç bir sonuç alamadılar.
Gelibolu yarımadasının Anafartalar yöresini savunan Mustafa Kemal, yeniden çıkarma yapan ve saldırıya geçen düşman birliklerini büyük kahramanlıklar göstererek durdurdu (Bak. Anafartalar Savaşları). Bu savaşlarda onun çok değerli bir komutan olduğunu dost ve düşman herkes öğrendi. Savaşlar, bir süre siper çarpışmaları olarak sürdürüldü. Düşman kuvvetleri, en çok kıyıdan 4 km. içeri girebildiler. Sonunda, Türk ordusu büyük bir zafer kazandı. Düşmanlar, on binlerce ölü bırakarak buradan çekilmek zorunda kaldılar (9 ocak 1916). Türkler, Kanije’den ve Plevne’den sonra Çanakkale’de yeni bir savunma örneği daha verdiler.
Kafkasya Cephesi; Osmanlı devletinin savaşa girmesinden biraz sonra başkomutan vekili Enver Paşanın Ruslara karşı yaptığı Sarıkamış saldırısı başarısızlıkla sona erdi. Kış aylarında, karlı dağlar üzerinde yapılan bu saldırıda haftalıktan ve soğuktan çok sayıda asker öldü. Ruslar, karşı saldırıya geçerek Erzurum, Muş ve Bitlis dolaylarına kadar ilerlediler. Kıyı boyunda da Trabzon’a yaklaştılar. Çanakkale savaşlarından sonra bu cephenin komutanlığına atanan Mustafa Kemal, Rus kuvvetlerini yenilgiye uğratarak Muş ve Bitlis’i geri aldı (1916). Savaşın üçüncü yılında Rusya’da Bolşevik ihtilâli çıkması üzerine Türk kuvvetleri, Rusların işgal ettikleri yerleri geri aldılar. Ayrıca Berlin antlaşmasıyla (1878) Ruslara bırakılan Kars, Ardahan ve Batum’u da kurtardılar (1917).
Suriye ve Filistin Cephesi: Mısır’ı yeniden Osmanlı ülkelerine katmak, Batı cephesinde İngilizlerin Fransızlara yardım etmelerini önleyerek Almanların burada başarılı olmalarını sağlamak için Süveyş’e bir saldırıda bulunulması kararlaştırıldı. îngilizler, sömürgelerine giden yolun kesilmemesi için, kuvvetlerinin bir bölümünü bu bölgeye göndermek zorunda kalacaklardı. Böy- lece, OsmanlIlar, Almanlara önemli bir yardımda bulunmuş olacaklardı. Cemal Paşa komutasındaki Türk ordusuna Süveyş’e saldırmak görevi verildi. Bu ordunun saldırı için gerekli araç ve gereçleri yoktu. Su, yiyecek ve cephane deve katarlarıyla taşmıyordu. Yeterli bir hazırlık yapılmadan 14 ocak 1915’ te ileri yürüyüş başladı. Elkantra kesiminde Süveyş kanalı geçilmek isten- diyse de başarılamadı. îngilizler, Türk ilerleyişini durdurdular. Türk kuvvetlerine Gazze bölgesine çekilme emri verildi. Böylece Filistin cephesi kuruldu.
İrak Cephesi: îngilizler, savaşın ba- şınaa Basra’yı ele geçirmişlerdi. Burasını geri almak için yapılan saldırıda başan sağlanamadı. îngilizler Bağdat üzerine yürüyüşe geçtiler. Bağdat’ta toplanan Türk kuvvetleri, Küt-ül Amare’ de îngllizleri yenilgiye uğrattılar ve çoğunu tutsak aldılar. Irak’da da bir cephe meydana geldi.
îngilizler, bundan sonra Arapları, OsmanlI devletine karşı ayaklanmaya kışkırttılar. Mekke emiri Şerif Hüseyin, ayaklanmanın elebaşısı oldu. Hicaz, OsmanlI devletinden ayrıldı. Yeıîıen, bağımsızlığını ilân etti. Arapların, düşmanla birlik olup Türk kuvvetlerini arkadan vurmaları buradaki savaşlarda etkili oldu. Osmanlı devletini güç duruma düşürdü.
Savaşın Sona Ermesi: İttifak devletleri, savaşın başında üstünlük sağlamışlardı. Almanlar savaşın ikinci ve üçüncü yıllarında yeniden Marne cephesini zorladılarsa da bir sonuç elde edemediler. Bunun üzerine, îngilizleri barış istemeye zorlamak amacıyla denizlerde şiddetli bir savaşa giriştiler. Denizaltılarıyla her gün binlerce tonluk gemiler batırdılar. Fakat, înglliz- ler yılmadılar; batırılan gemilerin yerine yenilerini yaptılar. Amerika Birleşik Devletleri de Ingilizlere yardım ediyordu. Bu sırada Rusya’da ihtilâl çıktı; çarlık devrildi. Bu ülke barış yaparak savaştan çekildi (1917). ittifak devletleri, güçlü bir düşmandan kurtulmuş oldular. Fakat, bu durum onlara önemli bir yarar sağlamadı. Amerika Birleşik Devletlerinin İtilâf devletleri yanında savaşa girmesi her şeyi değiştirdi, îki milyon kişilik , bir ordu Fransa’ya çıkarıldı. Almanlara karşı saldırıya geçilerek onların Batı cephesi yarıldı, ittifak devletleri, bütün cephelerde yenilgiye uğradılar. OsmanlIlar da Irak ve Suriye’de düşman kuvvetlerine yenildiler. îngilizler, Halep ve Musul üzerine yürümeye başladılar. Savaşın dördüncü yılında İttifak devletleri barış istemek zorunda kaldılar (1918). Almanya Versay (Versailles) antlaşmasını, Avusturya Sen Jerman (Saint – Germain) antlaşmasını, Macaristan Trianon antlaşmasını, Bulgaristan Nöyyi (Neuilly) antlaşmasını ve Osmanlı hükümeti de Sevr (Sèvres) antlaşmasını imzaladı. Türk mileti Sevr antlaşmasını kabul etmediğinden Kurtuluş sa-vaşını yaptı. Bundan sonra Lozan (Lausannes) barışı imzalandı (24 temmuz 1924).

Yorum yazın