BAKİ

tanınmış divan şairidir (1526 – 1600). İstanbul’da doğdu. Yoksul bir müezzinin oğludur. Bir süre saraç çıraklığı. yaptı. Sonra medreseye girdi. Zamanın tanınmış bilginlerinden ders aldı. Biı yandan da şiirle uğraştı. Daha on dokuz yaşında iken ünlü bir şair oldu. İran seferinden dönen Kanunî Sultan Süleyman’a sunduğu kasideyi padişah beğendi. Bir süre sonra müderrisliğe atandı. Padişah, gazel ve kasidelerini çok beğeniyor, ona rütbeler ve hediyeler veriyordu. Kanunî Sultan Süleyman’ın ölümü (1566) şairi çok üzdü. Büyük koruyucusundan yoksun kalmıştı. Onun için yazdığı mersiyesi, divan edebiyatının ölümsüz şiirlerinden biri oldu. II. Selim. ona yeteri kadar değer vermedi. Bir ara boşta kaldı. III. Murat zamanında, eski durumuna yükseldi. 1575’te Süleymaniye müderrisliğine atandı. Sonra İstanbul kadısı. Anadolu kazaskeri, Rumeli kazaskeri oldu. Fakat çok istediği şeyhülislâmlığa yükselemeyerek emekliye ayrıldı. Bir süre sonra da öldü. Cenaze namazını şeyhülislâm Sunullah Efendi kıldırdı ve tabutu önünde onun ünlü beytini okudu :«Kadrini Serıg-i musallada bilüpey BakiDurup el bağlayalar karşına yâraıısaf saf.»Baki, kaside yazmakta başarılı olmuşsa da gazel tarzını daha üstün tutmuş, bu alanda ilerlemiştir. Gazelleri, basit ve arı söyleyişlerdir. Edebî sanatlarda, kelime oyunlarına çok önem vermiş, kullandığı her kelimeyi titizlikle seçmiş ve işlemiştir. Nazım diline ahenk ve akıcılık getirmiş, temiz ve kusursuz bir dil kullanmıştır. Divanı basılmıştır. Ayrıca başka dillerden çevirdiği eserleri de vardır.

Yorum yazın