Apollon Kimdir

Apollon Kimdir , Mitolojide Apollon

APOLLON, mit., aydınlık ve güneş tanrısı. Babası Zeus, annesi Letodur. Zeus, Leto’ya aşık olur ve onu gebe bırakır. Hera bu duruma çok kızar ve Yer Tanrıçası Demeter’e, Leto’ya doğurmak için yer vermemesini söyler; Doğum Tanrıçası Eileithyia’yı Olympos’ta alıkoyar. Zeus, Delos Adası’nı denizin derinliklerindeki bir kayaya bağlar, burası sert rüzgârların dövdüğü kıraç bir adadır. Leto doğumunu burada yapabilmesi için adadan izin ister. Ada, doğuracağı çocuğun sürekli orada kalmasını sağlarsa izin vereceğini söyler. Leto bunu sağlayacağına söz verir, iris Hera’yı kandırarak Doğum Tanrıça’sını Olympos’tan aşağı indirir. Leto, önce Artemis’i bir gün sonra da Apollon’u dünyaya getirir. Apollon doğar doğmaz Themis, Apollon’a amb-rosia ve nektar sunar. Bu tanrısal yiyecek ve içkiyle Apollon hemen canlanır, koşup yürümeye başlar. Bastığı yerler yeşerir ve Delos Adası cennete döner.

Apollon’un doğum yeri olarak iki yer. delos ve Oelphoi bilinmektedir Oelos efsanesi daha eskidir. Ayrıca, Apollon’ un Anadolu kıyılarında Likya ve özellikle Patara Kenti’nde doğduğu da kabul edilmektedir. Homeros destanlarında Anadolu ile ilgisi de belirtilmektedir.

Apollo adının defetmek, kötülüğü önleyip korumak anlamına gelen fiillerden türemiş olduğu sanılmaktadır. Yunanlılar bu ada ek olarak parlak, ışık saçan anlamına gelen Phoibos ekini takmışlardır, ilyada’da Apollon’un adı “Lykegenes” (Likyalı) olarak da geçmektedir. İlyada’ da Apollon tamamen Troya Kentinin içine yerleştirilmiştir. Annesi Leto, kardeşi Artemis de Troya Kalesi nin iç tapınaklarında gösterilmişlerdir.

Troya Savaşı’nda Apollon tüm yüreğiyle Troyalılardan yanadır.

Apollon’un ilyada’da oynadığı rol, onu Olympos tanrılarından ayırmakta, bir Anadolu tanrısı olarak karşımıza çıkarmaktadır, Anadolu da yapılan araştırmalar; Apollon, Artemis ve , Leto’nun özellikle Likya Bölgesi’nde büyük bir önemi olduğunu göstermektedir. Ksant-hos, Patara ve Letoon kentleri bu tanrılar için çok önemlidir. Letoon Kenti bu üç tanrının kutsal bölgesidir. Her üç tanrıya ilişkin birer tapınak vardır. Bir efsaneye göre, Leto, Apollon ve Artemis’i doğurduktan sonra Hera’dan korkarak çeşitli yerlerde dolaşmıştır. Bu arada Letoon yakınlarından geçerken, köylülerden su istemiş, ancak Hera’dan korkan köylüler Leto’ya su vermemişlerdir. Leto’nun bu durumdan baş tanrıya yakınması üzerine köylüler kurbağaya dönüştürülmüştür. Bunun üzerine halk kendilerini bağışlatmak için Leto ve çocuklarına saygı göstermiş, orada oturmalarına izin vermiş ve adlarına tapınaklar yaptırmışlardır. Apollon, Musaların yöneticisi, çalgı ve ezgiyi, şiir ve dansı kısacası her türden sanatı esinleyen yaratıcı bir tanrıdır. Doğduktan kısa bir süre sonra lir çalmaya başlamıştır. Apollon’un vereceği yetenekle insanlar bilici, kâhin ya da falcı olurlardı. Delphoi, bilicilik merkezlerinin en önemlisidir. Anadoludaki birçok bilicilik merkezi arasında, Miletos’un kurduğu ve Brankhos oğullarının yönettiği Didyma Tapınağı ünlüdür. Troya’nın yanı başındaki Thymbralı Apollon Tapınağı da önemli merkezlerdendir. Bunlardan başka; Gryneion, Erythrai, Klaros ve tanrının asıl yurdu sayılan Patara, Apollon kültünün önemli merkezleridir. Delp-hoili Apollon efsanesi de şöyledir: Apollon doğar doğmaz, Zeus oğluna kuğuların çektiği bir araba, başına bir altın külah ve eline de bir rebap verir; gidip Yunanistan’da bir tapınak kurmasını ister. Kuğular onu Hyperboreliler ülkesine uçururlar. Orada bayram ve şenlik içinde yaşar, sonra Yunanistan’a gelir. Önce Boyotya’da Telphusa Pınarı yanında tapınağını kurmak ister. Telphusa perisinin izin vermemesi üzerine Korinthos Körfezi kuzeyinde, Parnas-sos Dağı’nın eteğinde ormanlarla örtülü bir ovaya iner Burada Tanrıça Themis’e adanmış, tanrıçanın kehanette bulunduğu söylenen bir sunak vardır. Bu bölgeyi Python denilen bir ejder kasıp kavurmaktadır. Ekinleri yok etmekte olan bu ejderi Hera, Leto ve çocuklarının üzerine salmıştır. Apollon, Python’u öldürür ve büyük bilicilik merkezini ejderi öldürdüğü yerde kurar. Pytho diye anılan bu merkez sonraları Delphoi adını almıştır. Tanrı Apollon canavar da olsa cana kıydığı için, bir süre Teselya’da Admetos’a sığırtmaçlık yapar ve dönüşünde Pytho yarışmalarını kurar. Delphoi Tapmağı’ nda. dünyanın göbeği sayılan bir çukurun üstüne bir sacayak yerleştirilir. Tanrının bilici kadını Pythia bu sacayak üstüne oturarak ve çukurdan gelen gazlarla kendinden geçerek fal bakar. Bu bilicilik sanatıyla Delphoi Tapınağı’na çok büyük hazineler toplamıştır. Apollon okçu bir tanrı olarak çıkar karşımıza, kız-kardeşi Artemis ile paylaştığı bu yetenek tanrıya büyük bir üstünlük sağlar. Apollon ya da Artemis’in okuyla ölmek, ansızın tatlı bir ölüme kavuşmak anlamına gelir. Bu iki tanrının bu özelliklerinin belirtildiği birçok efsane vardır. Apollon’un sanat ve müzik yeteneği üzerine de birçok efsaneler bulunmaktadır. Musaların yöneticisi olarak ünü Vunan-Latin şiirinden başlamak üzere bu inanca Batı dünyası şiirinde de çok rastlanır. Müzik alanında başka tanrılar ve kahramanlarla giriştiği yarışmalar da birçok efsaneye (Hermes, Pan, Marsyas) konu olmuştur. Ayrıca güzel delikanlılarla olduğu kadar, doğayı simgeleyen perilerle (Daphne Kassandra, Marpessa, Hyakinthos Klytie Kyparissos) olan aşkları birçok efsanede işlenmiştir. Apollon, Linos Aristaios. Orpheus gibi birçok ozanın da babası sayılır. Hekim tanrı olarak da kimi efsanelerde adı geçmektedir. Önemli efsanelerinden başlıcaları şunlardır:

Niobe Efsanesi: Niobe. Lidya Kralı Dandalos’un kızıdır. Thebai Kralı Amp-hion ile evenerek 12 çocuk sahibi olur ve 2 çocuğu olan Leto’yu küçümser. Bunun üzerine Leto çocuklarından öcünü almasını ister. Apollon ve Artemis

12 kardeşi oklarıyla öldürür. Niobe bu acıya dayanamayarak taş kesilir. Apollon ve Muşalar: Mıısalar, Apollon’un arkadaşlarıdır; geçmişin ve şimdinin olaylarını, geleceğin de sırlarını bilmektedirler. Zeus’un kızları olup insan ve tanrı arası birer varlık olarak kabul edil-•mektedirler. Musalar 9 kızkardeştir: Klio, Euterpe, Thalia, Melpomene, Terpsik-hore, Erato, Polhymnia, Urania ve Kalli-ope. Yeryüzündeki ozan ve çalgıcıların soyu Musalardan gelmektedir. Klio tarih Musasıydı, ün ve onur kazanmış büyük adamların zaferlerini anlatırdı. Thalia, insanlara neşe ve kahkaha verir; Euterpe, gönüllere lirik şiirler esinlendi-rirdi. Melpomene, kahramanların acılarını, üzüntülerini canlandırırdı. Terpsik-hore dans edenlerin ahengini düzenler; Erato, aile yuvalarının düzenini sağlar;

Urania ölümlülere göklerin gizemlerini-açardı. Kalliope, güzel söz edenlere esin kaynağı olur, ozanlara destanlarını yazdırırdı. Musaları Apollon yönetirdi. Apollon’un kitarasına uyarak şarkı söyler, dans ederlerdi.

Apollon ve Daphne: Daphne, Thessalia Irmağı Peneus’un kızıdır. Aşktan ve evlenmekten kaçan bir nymphedir. Apollon bu genç kıza aşık olursa da Daphne tanrıdan kaçar; topraktan kendisini saklamasını ister. Ayakları kök olup toprağın derinliklerine girer, kendisi de bir defne ağacı olur. Bunun üzerine “defne” Tanrı Apollon’un kutsal ağacı olur.

Apollon ve Hyakinthos: Apollon’un doğayı simgeleyen öykülerinden biri de Hyakinthos’a olan sevgisidir. Kral Amyklos’un oğlu olan Hyakinthos çok yakışıklı bir gençtir. Apollon ona hayran olup candan bağlanmıştır Boş zamanlarında birlikte disk atarak vakit geçirmektedirler. Onların bu ilişkilerini kıskanan batı rüzgârı Zephyros bir gün Apollon’un attığı diskin yolunu şaşırtır. Disk

Hyakinthos’un kafasına çarpar ve delikanlının ölümüne neden olur. Apollon bu gencin öldüğü yerde bir çiçek (sümbül) çıkartır. Böylece Hyakinthos dünya durdukça yaşayacaktır.

Apollon ile Klytie’nin aşkı: Apollon’un bir başka aşkı da Okeanos’un kızı Klytie ile olan öyküsüdür. Klytie, Apollon’a delicesine tutulur, onun bu ilgisi Apollon’u kızdan soğutur ve uzaklaştırır. Klytie bu duruma dayanamayıp ölür. Apollon çok üzülür. Genç kızı yeniden yeryüzüne çıkartarak heliotrope (günçiçeği) haline sokar.

Apollon-Asklepios: Apollon Thessalia Kralı Phlegyas’ın kızı Koronis ile sevişir, bu birleşmeden hekim tanrı olarak bilinen Asklepios dünyaya gelir Asklepios, hekimliğin tüm sırlarını öğrenir ve Zeus’a karşın ölüleri diriltmeyi sürdürür. Buna kızan Zeus, dünyanın doğal düzeninin bozulacağını düşünerek, Asklepios’u yıldırım demetleriyle yakıp yok eder. Apollon oğlunun öldürülmesine kızar. Zeus’a yıldırımı bağışlayan kyklopları öldürür Asklepios’un hekimlik sanatını kızı Hygi-eıa ve oğlu’Asklepiades sürdürürler. Apollon’un öteki aşkları: Apollon’un bir aşk öyküsü de Kyparissos’aolan aşkıdır, bu genç kız da, çok sevdiği geyiği yanlışlıkla öldürdüğü için intihar etmiştir Apollon da sevgilisini yası simgeleyen selvi ağacına çevirmiştir. Apollon. Girit Kralı Minos’un kızı Deione ile de sevişmiş ve bu birleşmeden Miletos Kenti’nin kurucusu Miletos dünyaya gelmiştir,

Yorum yazın