Apollo Projesi Nedir

Apollo Projesi Nedir

Apollo Projesi, Ay yüzeyine ilk kez insanlı inişi gerçekleştiren proje. Bu projeyle Neil A. Armstrong, başka bir gökcismine ayak basan ilk insan oldu. 21 Temmuz 1969 da Türkiye saatiyle 04.56.20’de gerçekleşen bu tarihsel an, ABD’nin 8 yıl süren çalışmasının, Apollo Projesi’nin son aşamasıydı. Ay’a insanlı gidiş kararını ilk olarak 25 Mayıs 19Ş1 ‘de Başkan Kennedy, Amerikan Kongresi’ nde açıklamıştı. Gerçekleştirilen proje, Amerikan bilim ve teknolojisinin bir zaferiydi. Ancak, bu zaferin ardında, yüzyıllar boyu böyle bir uçuşu düşleyen ve tasarlayan bilim adamlarının ve yaratıcıların oluşturdukları yoğun birikim vardı. Bu bilim adamları zinciri, ilk çağdaş gökbilimci Aristarchus’tan, günümüzde ilk kez roket motorları üzerinde önemli gelişmeler sağlayan Konstantin Tsiolkovsky ve Robert H.Goddard’a kadar uzanmaktaydı.

Apollo Projesi çalışmalarına, “Uzayda Buluşma” olarak özetlenebilecek Gemini Programlan başarıyla gerçekleştirildikten sonra başlandı, ilk yıllarda Apollo Projesiyle ilgili çalışmalar yolunda gitti. Ancak, 27 Ocak 1967’de denemelerin sürdürüldüğü Cape Kennedy Uzay Üssündeki kaza, projenin gerçekleşmesini İkİ yıl kadar geciktirdi. Füzenin yeryüzündeyken yanması sonucu Edward H.White, Virgil I.Grissom ve R.B. Chaffee adlı üç Amerikalı astronot yaşamlarını yitirmişlerdi.

Apollo Projesi’nin Araç. Gereç ve Donanımı, Ay’a uçuş araçlarının her birinin donanımı son derece karmaşık ve masraflıydı. Uzaya gönderilen araçlardan her biri, üst üste dizilmiş sekiz bölümden oluşuyor ve bu nedenle istif adıyla anılıyordu.

istifin toplam ağırlığı, yakıtıyla birlikte, küçük bir geminin ağırlığına (yaklaşık

3.000 ton) ulaşıyordu. Uzay gemisi, üç ana öğeyi içeriyordu: Kabin, füze ve kapsül. Bunların tümü bir Saturn-5 aygıtıyla fırlatılarak Ay’ın çevresinde uydu durumuna sokuluyordu. Parçaların en üstteki bölümü, Fırlatma Kurtulma Kulesi idi. Bu kulenin ucunda sivri bir roket vardı. Roket, atışın ilk aşamasındaki tehlike anında, astronotların kumanda aracını istifin öteki parçalarından ayırıp paraşütle yere inilebilecek bir yüksekliğe çıkarabiliyordu. Bundan sonraki üç bölüm: Komuta Modülü, Hizmet Modülü ve Ay Modülü idi. Komuta Modülünde astronotlar bulunuyor, Hizmet Modülü elektrik enerjisi ve yapay hava sağlıyordu. Ay Modülü ise, astronotlardan ikisini Ay’a götürecek olan özel bir aygıttı. Cn alttaki dört bölüm aracı Ay rotasına oturtacak taşıttı. Uzay aracının ağırlığı 45.360 kg; boyuysa, Fır atma Kurtulma Kulesi ile birlikte 25 m idi. Bütün sistem, fırlatılış, atmosferde gidiş, uzay, dönüş ve yeryüzüne iniş evrelerindeki koşullara uyup dayanabilecek biçimde, inceden inceye hesaplanarak hazırlanmıştı. Astronotların giysileri için de aynı yol izlenmişti. Giysiler; radyasyon, ısı, ışık ve göktaşı çarpmasına karşı dirençliydi. Komuta Modülünde astronotlar için özel olarak yatar koltuklar yapılmıştı. Denetim aygıtları ve göstergeler, astronotların başlarının üstünde bulunduğundan, ayarlanabilen bu koltuklar, her yönde dönebilecek biçimdeydi ve böylelikle astronotlar aygıt ve göstergeleri kolaylıkla izleyebiliyorlardı. Apollo yu Ay a fırlatacak Saturn-5 sistemlerinin yapımı için milyonlarca saat işgücü harcanmış, bu iki sistemin tüm parçaları yaklaşık 20.000 fabrikada üretilmişti.

Apollo Projesi çerçevesinde ilk insanlı uçuş 7 Ekim 1968’de yapıldı. Uzay aracı, Satürn 5’e göre daha küçük, iki kademeli Satürn IB roketiyle fırlatılmıştı. Bu denemeden iki ay sonra, 21 Aralık 1968’de Cape Kennedy’den Apollo 8 fırlatıldı. Bu uçuşta Satürn 5 roketi ilk kez denendi. Frank Borman, James Lovell ve William Anders adlarındaki astronotlar Güneş’in çekim alanına kaptırmadan uzay aracını Ay’ın çevresinde yörüngeye oturttular. Yörünge, Ay’dan ortalama 115 km uzaklıktaydı. Böylelikle Ay’a ilk kez bu kadar yakından bakılmış oldu. Gidişte aracın hızı ilk anlarda 28.000 km/saatti, giderek

40.000 km/saate yükseldi. Dönüşteyse atmosfere 38.428 km/saat hızla girildi. Bu hız atmosferdeki yerçekimi nedeniyle 40.000 km/saate yükseldi. Uzay aracı, 27 Aralık 1968’de 20 km’lik eğri bir yol izleyerek Büyük Okyanus’ta belirlenen yere indi. Aracı aşırı sıcaKtan koruyan zırhtaki ısı, atmosferdeki aşırı sürtünmeden ötürü 2.000°C’ye yükselmiş ve zırhın 5.08 cm kalınlığındaki kısmı okyanusa inerken tutuşmuştu. Araç,

7.005 m’deyken iki özel paraşütle denize iniş dengeli ve istenilen bir biçimde gerçekleştirilmişti.

Apollo 9 uzay aracı Cape Kennedy’den

3 Mart 1969’da fırlatıldı. McDavitt, Scott ve Rüssel Schweickart adlarındaki üç astronot bu uçuşta Ay’a inerken kullanılacak olan Ay Modülü’ne, araç dışına çıkmadan, aracı modüle bağlayan bir tünelden geçerek girildi. Ay Modülü’ rıden dışarı çıkılarak uzayda yürüme denemeleri yapıldı. Ana araçla modül önce birbirinden ayrıldı sonra kenetlendi, 13 Mart 1969’da Apollo 9 Atlantik Okyanusunda T ürk Adaları yakınlarında belirlenen yere indi.

Apollo 10, Ay yörüngesinde uçuş için 18 Mayıs 1969’da Cape Kennedy’den Saturn 5 roketiyle fırlatıldı. Aracın astronotları Statford, Cernan ve Young idi. Araç, dünya çevresinde iki dolanımı tamamladıktan sonra motorlar ateşlenerek Ay’a yöneldi. Bu sırada hızı 40.000 km/saatti. Aracın kabini Saturn 3 füzesinden ayrıldı. Bir süre ayrı kaldıktan sonra yeniden füzeyle birleştirildi. Apollo aracı aydan 111 km uzaklıktaki yörüngesine girdi. Örümcek adı verilen ve içerisinde Young ile Cernan’ın bulunduğu Ay Modülü füzeden ayrılarak Ay’ın krater yüzeylerine 15 km uzaklıkta uçuşa geçti. Ay’a iniş yeri olarak seçilen Sükûnet Denizi’nin fotoğrafları çekildi. Örümcek ile Apollo 10 arasında çeşitli denemeler yapıldı, iki astronot Ay Modülü ile ana araca dönerken Örümcek uzayda bırakıldı. Apollo 10,26 Mayıs 1969’da Büyük Okyanus’ta belirlenen yere indi.

Ay’a iniş. Apollo 11 Ay uçuşu, 16 Temmuz 1969’da Türkiye saatiyle 15.32’de başladı. Apollo 11 ile uçmak için seçilen astronotların tümü de 1930 doğumluydu. Bunlardan Edwin E.Aldrin ve Michael Collins Amerikan Hava Kuvvetleri’ nde görevliydiler. Uzay aracının komutanı Neil A Armstrong ise sivildi. Astronotların üçü de deneyimli havacıydılar ve bundan önce Yer yörüngesinde yapılan öteki uçuşlara katılmışlardı. Ald-rin, aynı zamanda Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) Astronotik konusunda doktora yapmıştı. Michael Collins, Komuta Modülü (Columbia); Aldrin ise Ay Modülü (Eagle= Kartal) pilotuydu.

Kalkış sırasında ateşlenen birinci kademenin beş motoru, 2.900.00 kg’ı aşkın Apollo/Saturn 5 aracına, 3.400.000 kg’ lık bir itme sağladı. Araç, kalkışının ilk on saniyesinde kendi boyu kadar bir yüksekliğe çıktı. Ancak, güçlü motorlar saniyede 13.600 kg yakıt harcadığından, bu süre içinde 13.600 kg da hafiflemiş oldu. Geçen-her an giderek hafifleyen taşıt, itiş gücü aynı kaldığından, kısa zamanda ses hızını aştı ve astronotlar artık motor gürültüsünü işitmez oldular Taşıt 64 km’ lik bir yüksekliğe ulaştığında ilk kademe istiften ayrıldı ve atmosferden okyanusa düştü. Bundan sonra görevi ikinci kademe üstlendi. Taşıt 96 km yükseklikteyken Fırlatma Kurtulma Kulesi, 183 km yükseklikteyken de ikinci kademe istiften ayrılarak Yer’e düşmeye başladı. Son hızlanış için görevi üçüncü kademe üstlendi. Saatte 28.000 km’lik bir hızla yol alan uzay aracı 185 km uzaklığa çıktığında bekleme yörüngesine gelmişti. Astronotlar tüm sistemleri inceden inceye denetlediler, yer ekiplerince kendilerine verilen uyarıları aldılar ve kalkıştan 2 saat 44 dakika sonra, motorlar yeniden çalıştırıldı. Ay’a iniş başlamıştı. Plan gereğince komuta ve hizmet modülleri Ay Modülünden ayrıldı. Daha sonra, birbiriyle kenetli olan komuta ve hizmet modülleri Ay modülleriyle burun buruna getirildi. Neil Armstrong, komuta modülündeki bir kancanın Ay Modülündeki bir yuvaya oturup kilitlenişine kadar

aracı yönetti. Bu işlem bittikten sonra, modül burunlarının birleşmesiyle bir tünel oluştu. Böylelikle işi sona eren üçüncü kademe de istiften ayrıldı. Saatte 38.816 km’lik hızla uzay uçuşuna başlayan aracın hızı, dünyadan 32.400 km ötede, saatte 3.264 km’ye düştü. Bu noktada, uzay aracı Ay’ın çekim alanına girdiğinden, hız üzerindeki etkenler tersine dönüştü; Ay, uzay aracını kendine doğru çekti ve Apollo giderek hızlanmaya başladı. Araç Ay yörüngesine oturduğunda saatte 8.360 km’ye erişen bu hız giderek düştü ve 110 km’lik yörüngede satte 5.760 km’ye indi. Yer yönetim istasyonları ve Apollo’nun yönetim sistemleri, yörüngeyle ilgili verileri hesapladıktan sonra Armstrong ve Aldrin, modülleri birbirine bağlayan koridordan geçerek Ay Modülündeki tüm sistemleri denetlediler ve bundan sonraki kritik aşamadan önce, dinlenmek için komuta modülüne dönüp bir süre uyudular. Daha sonra Kartal (Ay Modülü), Colum-bıa (Komuta) ve hizmet modüllerinden ayrıldı. Kartal ve Columbia bir süre yörüngede birbirlerinden ayrı seyrettiler. Sonra, Ay’ın Yer’den uzak kesimi üzerinde ve önceden hesaplanmış bir noktada, Aldrin, Ay Modülü’nün iniş motorunu kısa bir süre için ateşledi. Bu manevra sonucu Ay aracı uzun bir yay çizerek alçaldı ve yaklaşık bir saat içinde

15.000 m yüksekliğe indi. Bu noktada iniş motoru yeniden ateşlendi. Son iniş adımı 12 dakika sürdü ve bu süre içinde 416 km’lik yol alındı. Ay modülü yavaş yavaş aşağıya doğru indi. Ay yüzeyine 12 m kala yerden bir miktar toz havalandı. Yüzeyden 3 m yükseklikteyse araç sağ yana doğru biraz sürüklendi. Daha sonra 173 cm’lik detektörlerden birisi yüzeye dokundu. Bir saniye sonra iniş motorları durdu. Artık insanoğlu Ay’ daydı. Günlerden 20 temmuz 1969; saat, Türkiye saatiyle 22.17.41’di. Bu sırada Armstrong, Houston Yer Merkezi’ne radyoyla şu mesajı verdi: “Houston, burası Sessizlik üssü. Kartal inişini yaptı.’ Ay Modülündeki iki astronot, çevreyi incelemeye koyuldu. Yüzeyin eğrisi o kadar keskindi ki, ufuk yalnızca 2500 m ilerdeydi. Renklendirici atmosfer moleküllerinden yoksun olan gökyüzü kapkaraydı. Gökte Ay’ın Yer’den göründüğünden dört kat daha büyük, çok daha parlak ve mavimsi bir ışık gönderen Yer görünüyor, Yer’in dönüşü çıplak gözle izlenebiliyordu. Daha sonra astronotlar Ay’a iniş için geriye doğru saymayı başlattılar. Ay yüzeyinde yapacakları, yaklaşık 2 saat sürecek yorucu çalışma için dinlenmeye çekildiler. Kartal’ın Ay’a inişinden yaklaşık 6 saat sonra, artık her ,şey hazırdı. Ay modülünün kapağı açıldı; Armstrong geri geri giderek dışarı çıkışına başladı. Ağır ağır aşağıya indi. Merdivenden inerken çektiği bir kordon yardımıyla, içinde siyah-beyaz bir televizyon kamerası bulunan bölmenin kapağı açıldı. Armstrong, 21 Temmuz 1969’da, saat tam 04.56.20’de, Ay yüzeyine ayak basıp ilk adımını attığında: “Bu, insan için küçük, ancak insanlık için dev bir adım.” dedi. Sonra Ay yüzeyinin resimlerini çekti, Ay toprağından ilk örnekleri topladı. Onun Ay yüzeyinde ilk adımını atmasından 16 dakika sonra, bu kez Aldrin yüzeye indi. Bu arada Armstrong, modülün ayaklarının birine ilişik ve üzerinde “Temmuz 1969-Yer gezegeni insanları ilk kez burada Ay’a ayak bastılar. Bütün insanlığın barışı için geldik.” sözlerinin yazılı olduğu plaketi açtı. Daha sonra iki astronot, iniş kademesi çevresindeki bölmelerde bulunan bilimsel ve öteki araçları Ay yüzeyine yerleştirdiler. Bunlar arasında Güneş rüzgârı zerreciklerini toplayan, uzun alüminyum tabaka biçimindeki Güneş Rüzgârı Deney Aygıtı; yaylı bir düzenekle, rüzgârsız ve havasız Ay’da, dalgalanı-yormuş gibi duran ABD bayrağı; yeryüzüne Ay’da oluşabilecek her türlü sismik etkinlikleri iletecek Pasif Deprem Kayıt Aygıtı (bu aygıt, astronotların ayak seslerini kaydederek hemen çalışmaya başladı) ve Yer ile Ay arasındaki uzaklığı büyük bir duyarlılıkla ölçmek için getirilmiş Lazer Yansıtıcısı gibi gereçler vardı Astronotlar Ay yüzeyi örneklerini iki alüminyum kap içine doldurdular. Bu kaplardan birincisinde yüzeydeki kaya parçacıkları, İkincisindeyse yüzeyden 8 cm derinlikten alınan örnekler bulunuyordu. 1 saat 45 dakika sonra Aldrin, Ay Modülü’ne geri döndü, iki astronot, elle çalıştırılan makara-kayış bileşimi bir sistem yardımıyla alüminyum kapları modüle taşıdılar. En sonunda, Ay yüzeyinde toplam 2 saat 13 dakika kadar kalan Armstrong modüle döndü.

Kartal Ay yüzeyinde kaldığı sırada, Columbia’da bulunan Collins, komuta-hizmet modülünün en uygun konumda olmasını sağladı, bunun yanı sıra Hous-ton ile haberleşmeyi sürdürdü. Armstrong ve Aldrin 6 saat kadar dinlendikten sonra Ay yörüngesine dönüş için hazırlığa geçtiler. Ay Modülünün alt kademesi kalkış sırasında rampa görevini gördü ve Ay yüzünde, insanın Ay’a ilk ayak basışının anıtı olarak orada kaldı. Motor ateşlenince Ay Modülü’nün kalkışa geçen bölümü önce elips, ikinci ateşlemeden sonra hemen hemen daire biçiminde bir yörüngeye oturdu. Ay’ın çevresinde bir tur attıktan sonra Kartal yavaş yavaş Columbia’ya yaklaştı, iki araç çok geçmeden burun buruna geldi. Colombia’da bulunan Collins, çengelleme manevrasını yaparak, Kartal ile kenetlenmeyi gerçekleştirdi. Ay kâşifleri Komuta Modülü’ne geçtiler. Görevini tamamlayan Ay aracı, Ay yörüngesinde bırakıldı.

Sıra, son kritik aşamaya, Yer’e inerken izlenecek en uygun yol olan koridora girmeye gelmişti. Koridor, Yer’den 120 km yükseklikte, aracın ilk hafif atmosfer belirtileriyle karşılaştığı ve havayla ilk sürtüşmenin olduğu yerde başlıyordu. Son bir yön düzenlemesi yapılarak görevini tamamlayan hizmet modülü de uzaya bırakıldı. Böylelikle, bir hafta önce Kennedy Uzay Merkezi’nden 2.900.000 kg olarak ayrılan, 109 m boyundaki istiften geriye yalnızca 5.400 kg ağırlığında 2.7 m boyundaki Komuta Modülü kalmıştı. Modülün yolculuk boyunca hiç kullanılmamış olan motorları ateşlendi ve koninin geniş tabanı, yani ısı kalkanı atmosfere vuracak biçimde dönüşe geçildi. Atmosferle sürtüşme sonucunda sıcaklığı 2.732°C’ye yükselen Apollo, tümüyle bir ateş topu durumuna gelmişti. Ancak, gerekli her türlü önlem alındığından astronotlar bu durumdan hiç etkilenmediler. Uzay aracı atmosfer sürtüşmesi nedeniyle birden yavaşladı ve hızın düşmesiyle birlikte, sürtüşmenin oluşturduğu ısı da azaldı. Araç 7200 m yükseklikteyken, öndeki ısı kalkanının üst bölümü fırlatıldı ve Yer’e iniş sisteminin birinci bölüm paraşütleri Kendiliğinden açıldı. Öte yandan, Yer e doğru düşmekte olan aracın dengesini sağlamak için iki küçük paraşüt de üst bölümden fırlayıp açıldı. Ana paraşütse, 3000 m yüksekliğe gelindiğinde bir mekanizmayla açılarak aracın hızını daha da yavaşlattı. Az sonra, araç Büyük Okyanus’a, Hornet Kurtarma Gemisi’ nden 21 km uzakta bir noktaya yumuşak iniş yaptı. Buradan alınarak üç hafta süreyle kalacakları. NASA’nın Houston insanlı Uzay Taşıtları Merkezindeki özel bölmelere götürülen üç astronot, Ay’dan Yer’e bulaşıcı ve denetimi olanaksız Ay mikroplarını taşımadıkları saptanıncaya kadar karantinada kaldı.

Bundan sonraki Apollo Projeleri şöylece gerçekleşti:

14 Kasım 1969’da Charles Conrad, Alan Bean ve Richard Gordon (Komuta Modülü Komutanı) Ay’a ikinci kez inerek Ay yüzeyinde 7 saat kaldılar, Apollo 12 Projesini gerçekleştiren astronotlar bu süre içinde önemli denemeler yaptılar, Apollo 13 projesinde çıkan bir aksaklık nedeniyle Ay yolculuğu yarım kaldı. Apollo 14 ile (A.Shepard, E.Mİtchell,

S.Roosa) 31 Ocak 1971 ‘de: Apollo 15 ile (D.Scott, A.VVorden, J.lrvin) 26 Temmuz 1971 ‘de; Apollo 16 ile (J.Young, C.Duke, T.Mattingly) 16 Nisan 1972; Apollo 17 ile (E.Ceman, R.Evans, H.Schmitt) 7 Aralık 1972’de Ay’a insanlı iniş yapıldı. Böylece, 1968-1972 yılları arasındaki insanlı uçuşlar sırasında görev alan 29 astro-notton 12’si Ay’da yürümüş oldu.

Yorum yazın