Anlaşma Nedir

Anlaşma Nedir

ANTLAŞMA (ANDLAŞMA), dev huk,

iki ya da daha çok devlet arasında bir hukuk ilişkisi kurmak, var olan bir hukuki ilişkiyi değiştirmek ya da sona erdirmek için belirli yönteme göre imzalanmış yazılı uyuşma. Devletlerin birbirleriyle ilişkilerinde uymayı ve uygulamayı benimsedikleri çoğunlukla yazılı nitelikte olan belgelere anlaşma, andlaşma, sözleşme, protokol, senet, misak, modus vivendi gibi adlar verilmekle birlikte, bunlar arasında hukuk açısından bir ayırım yoktur. Devletler arasında çok eski geçmişi bulunan ve tüm uluslararası sistemde rastlanan anlaşmaların sayısı ulusal devlet sisteminin ortaya çıkmasıyla giderek artmış ve son birkaç yıldır uluslararası ilişkilerin en önemli etmenlerinden biri olmuştur. Günümüzde uluslararası ilişkilerde hemen her alanda yüzlerce, hatta binlerce anlaşma ülkeleri birbirine bağlamıştır, ilk uluslararası anlaşmaların tümü, iki devlet arasında yapılmış ikili anlaşmalar biçimindedir. Son elli yıldan bu yana üç ya da daha fazla devlet arasında yapılan çok taraflı anlaşmalar sayıca artmıştır. Ancak yine de belirli konularda ikili anlaşmalarda yapıla gelmektedir. Bunların bağıtı ve bağlayıcı nitelik taşıması için birtakım yöntemlerin uygulanması ve bazı aşamalardan geçirilmesi gerekmektedir. Anlaşmaların hazırlanmasında genellikle ilk aşama, taraflar arasında ön görüşmelerdir. Görüşmelere başlamadan önce taraflar hükümetlerince yetkili kılındıklarına ilişkin yetki belgelerini birbirlerine sunar; görüşmelerin bitimindeyse üzerinde ayrıntılı çalışma yapılan yazılı anlaşma metni temsilci kurulların başkanları ya da daha yüksek bir devlet yetkilisince imzalanır. Bununla birlikte temsilcinin imza yetkisi yoksa, görüşmeler sonucunda oluşturulan yazılı metin konusunda hükümetinden kesin bir yönerge almamışsa ya da başka nedenlerle imzalama istemiyorsa anlaşmayı imzalamak yerine adının baş harflerini (paraf) koyar ya da hükümetine danışma koşuluyla imzalar. Anlaşmalar çok taraflıysa imza işlemi ülkelerin Fransızca ya da İngilizce adlarının alfabetik sırasıyla imzalanır. Eskiden anlaşmalar ilkin Fransızca ve anlaşmayı yapan devletin dilinde kaleme alınırdı. Sonradan İngilizce de kullanılmaya başlandı. Günümüzde Birleşmiş Milletler çerçevesinde hazırlanan anlaşmaların tümü Birleşmiş Milletler Örgütü’nün resmi dilleri olan İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince, Rusça ve Arapça olarak kaleme alınmaktadır. Anlaşmaların yapılmasında son aşama onaylamadır. Onaylama anlaşmayı bağlayıcı güç kazandırır. Anlaşmaların onaylanması her ülkenin kendi hukuk kurallarına, genellikle anayasalarına göre yapılmaktadır. Ülkelerin büyük çoğunluğu bu yetkiyi yasama organlarına vermiştir. Ülkemizde anlaşmaların onaylanması anayasanın 90. maddesi gereği “Millet Meclisi’nin onaylaması ve bir yasayla uygun bulması”, Cumhurbaşkanının onayı ve yayımlanmasıyla (Anayasa madde 104) gerçekleşmektedir. Ülkeler anlaşmaları ya koşulsuz kabullenir ya da uygun bulmadıkları maddelere çekinceler koyarak onaylarlar. Çekince konabilmesi için anlaşmaların buna olanak sağlaması, konulan çekincenin anlaşmanın konusuna ve amacına uygun olması ve çekincelerin öteki taraflarca da kabul edilmesi gereklidir. Hazırlık çalışmalarına katılmayan ve hazırlanan metni görüşmeler sonunda imzalamayan başka ‘devletler, antlaşmanın olanak sağlaması ve tarafların benimsemesi üzerine katılma yoluyla antlaşmaya taraf olabilir.

Eko. Ekonomik anlaşmalar genellikle şirketler arasında piyasa denetimine yönelik düzenlemeleri anlatmak için kullanılmakla birlikte ülkelerarası düzeyde de önemli yer tutan bir olaydır.

Şirketler arasındaki piyasa anlaşmaları çoğunlukla üretilen malın miktarı ve fiyatı üzerinde anlaşılarak serbest rekabete son vermek ya da azaltmak için yapılır. Böylece oligopol ya da yarı-tekelci bir piyasa yaratılarak bu piyasaya egemenliğin sağlayacağı çıkarlar paylaşılır. Bu anlaşmanın kapsamı içine ayrıca satış koşulları da girebilir.

Bu türden ekonomik anlaşmaların bir türü de kartel anlaşmalarıyla ulusal ya da uluslararası pazarların paylaşılmasıdır. Böylesi anlaşmalar genellikle gizli olmakla birlikte dünya petrol piyasalarında olduğu gibi açık olabilir. Dünyanın en büyük petrol şirketleri arasında 1928’ de yapılan Achnacarry Anlaşması pazar paylaşımıyla ilgili çok belirgin bir örnektir. Ekonomi anlaşmalarının önemli bir türü de şirket ya da ülkelerin tek tek eldeki olanaklarını aşan büyük işleri yapmak için bir araya geldikleri konsorsiyumlardır. Azgelişmiş ülkelerin aldıkları ticaret kredileri çoğu zaman bankalararası kon-sorsiyumlarca sağlanır. Bunda amaç riskleri paylaşmaktır.

Ülkelerarası ekonomi anlaşmalarıysa ikili ya da çok taraflıdır, ikili anlaşmalar genellikle klering yani takas anlaşma -larıdır.Gerek 1929 büyük bunalımında gerek 1982’de dünya ticaretinin önemli ölçüde gerilediği dönemde bu tür ekonomi anlaşmaları sayıca çok artmıştır. Ancak ikili anlaşmaların dünya ticaretini kısıtlaması nedeniyle birçok devlet, özellikle uluslararası parasal kuruluşlar, çok taraflı anlaşmalara yönelinmesinin dünya ticaretini geliştireceğini savunuyorlar.

Yorum yazın