Mantar Nedir

Mantar Nedir

Mantar, bir gövde ve bunun üzerinde bir şapka biçiminde gelişmiş olan ilkel bir bitkidir. Mantar çok basit bir bitkidir. Yeşil bitkilerin besinlerini yapmakta kullandıkları kimyasal bir madde olan klorofil mantarlarda olmadığı için, mantarlar diğer yaşayan organizmaların ürettikleri besinlerden yararlanarak yaşarlar. Odun kütüğü, ekmek veya deri gibi ölü maddeler üzerinde yaşayan mantarlara çürükçül, canlı bitkilerin veya hayvanların üzerinde yaşayan mantarlara ise asalak adı verilir. Asalaklar genellikle üzerinde yaşadıkları canlıya zarar verir, hastalık yaparılar. Patates tarlalarını saran mantar bu tür bir asalaktır.
Spor adı verilen bir mantar tohumu büyüyebileceği bir yere düşerse tohumdan hif adı verilen boru biçiminde ve hücrelerle çevrili bir uzantı çıkar. Hif büyüdükçe dallara ayrılır ve birçok hifler oluşur. Hiflerin hepsine birden micilya adı verilir. Küflenmiş bir ekmek diliminin üzerindeki küf tabakası micilyadır. Micilya, besin almak için ekmeğin içine kadar uzanan ve sporları taşıyan ve havaya doğru uzanan hiflerden oluşur. Çok küçük ve ince oldukları için hifleri büyüteç kullanmadan çıplak gözie görmek zordur. Micilya hareket etmez, ancak durduğu yerde yavaş yavaş yayılır ve büyür.
Hiflerin içinde bulunan ve protoplazma adı verilen canlı madde tek bir hücreden oluşur. Mantarların en basit türünde hifler bölümlere ayrılmış değildir. Daha gelişmiş mantarlarda ise hifler aralarında zarlar bulunan bölümlere ayrılmıştır. Bunlara mikroskopla bakıldığı zaman ayrı ayrı hücreler gibi görünür. Oysa, her zarın ortasında bir delik olduğundan protoplazma ve çekirdekler hücreler arasında hareket etmektedir. Bu hareket de mikroskop altında izlenebilir.
Mantar hareket edemediği için üzerinde bulunan hifler erişmek istediği besin maddesine doğru uzanır. Merkezden her yöne doğru uzanan ve büyüyen hifler bir daire oluştururlar. Bir ekmek dilimi üzerinde veya bir reçel kavanozunun içinde oluşan küfün fazla yayılma olanağı yoktur. Ancak, toprak altında büyüyen bir micilyanın çapı 15 metreye kadar yayılabilir, insan, hayvan ve bitkiler üzerinde yerleşen mantarlar birçok hastalığın oluşmasına neden olurlar, özellikle tropikal ülkelerde mantarların oluşturduğu hastalıklar çok yaygındır ve ciddî sonuçlar doğururlar.
Bitkiler üzerine yerleşen mantarlar da çok çeşitli hastalıklar oluştururlar. Kuruyarak büzüşmüş, kıvrılmış veya üzeri toz gibi bir madde ile kaplanmış gibi görünen yapraklar o bitkide bir mantar hastalığı olduğunun belirtileridir.
Mantarların pek çok yararları da vardır. Maya, ekmeğin kabartmasını ve biranın mayalanmasını sağlar. Üzümlerin üzerinde doğal olarak yaşayan maya, üzüm suyunu mayalandırarak şarap haline getirir. Bu maya genellikle üzümün üzerinde toz halinde görünür. Bazı peynir türlerinde rastlanan mavi rengi peynire tad vermek için kullanılan mantarın mavimsi sporları sağlar. Penisilin ve daha pek çok antibiyotik mantarlardan yararlanılarak yapılır. Ancak, mantarların çoğu zararsız çürükçüller olarak yeraltında yaşarlar, insanlar bunların varlığından bile habersizdir. Bu tür mantarların tek yararı ölü bitki ve hayvanları çürüterek vücutlarındaki kimyasal maddelerin toprağa karışmasını sağlamaktır.
Mantarları inceleyen bilim adamlarına mantarbilim uzmanı denir. Mantarlar ince yapılı mantarlar ve gerçek mantarlar olmak üzere iki ana kola ayrılır. Gerçek mantarlar da basit mantarlar (Phycomycetes) ve daha gelişmiş mantarlar olarak iki ayrı sınıfa ayrılır. Gelişmiş mantarlar Ascomycetes adı verilen küf türü mantarlar, Basidiomycetes adı verilen şapkalı mantarlar ve Fungi imperfecti adı verilen ve eşeyli şekilde üremeyen mantarlardan oluşurlar.
Mantarların üreme şekilleri çok karmaşıktır. Bir mantarda yaşamı süresince eşeyli üreme olabileceği gibi, eşeysiz üremede olabilir. Eşeysiz çoğalmanın en basit şeklinde hifin ufak bir parçası koparak bir besin maddesinin üzerine yerleşir. Burada micilya oluşmaya başlar. Yuvarlak veya oval biçimde olan tekhücreli mayalar tomurcuklanarak çoğalırlar. Bir hücrenin ucunda veya kenarında oluşan küçük bir tomurcuk sonradan ana hücreden ayrılır.
Eşeysiz üremenin daha karmaşık bir şekli, sporlarla üremedir. Sporlar genellikle sporangiyum adı verilen tohum kesesinin içinde bulunur ve burada gelişirler. Daha sonra rüzgâr veya buna benzer bir etkenle yayılırlar.
Mantarların çoğu eşeyli şekilde de çoğalırlar. Bu durumda her birinde gamet adı verilen eşeysel üreme hücreleri bulunan iki ana bitkinin varlığı gerekir. İki gametin birleşmesiyle yeni bir bitki oluşur. Buna zigot adı verilir.
Eşeyli şekilde üremenin gerçekleşmesi eşeysiz üremeye oranla daha zordur; çünkü bu durumda iki gametin birbirini bulması sorunu ortaya çıkar. Bazen belli bir bölgede sadece aynı cinsiyetten olan mantarlar yetişir. Böyle durumlarda eşeyli üreme olanağı yoktur. Oysa eşeyli üreme önemlidir, çünkü ortaya çıkan yeni bitki her iki ana bitkinin de özelliklerini taşır. Böylece çeşitli türlerin ortaya çıkması sağlanır. Eşeysiz üremelerde yeni bitki, tek olan ana bitkiye kusursuz bir biçimde benzer.
Phycomycetes adı verilen basit mantarlar birçok hastalığa neden olurlar. Bu küflerin çoğu suda yaşar. Havuzun içine konan bir parça etin kısa süre sonra küflendiği görülür; çünkü suda kolaylıkla üreyen küf bu zengin besin kaynağından da yararlanarak çok çabuk büyür. Suda yaşayan küflerin sporları su üzerinde yüzebilir.
Daha gelişmiş mantarların da çoğu hastalık yaparlar. Ancak bunların bir bölümü de insanlara yararlıdır. Ascomycetes diye tanınan bu mantarlar mayaları, yiyeceklerin üzerinde çok rastlanan bazı küf türlerini, yenebilen şapkalı mantarların bazılarını kapsarlar. Bu mantarların sporları bir dizi boncuk gibi yan yana dizilmiş bir şekilde durur. Eşeysiz üreme sonucunda ortaya çıkan sporlar bir kesenin içinde gelişirler.
Mayalar da Ascomycetes sınıfındandır. Bazen eşeyli şekilde üreyen mayalarda ortaya çıkan hücreler bir kesenin içinde bulunurlar. Şeker üzerinde gelişen maya, karbon dioksit gazı çıkarır. Ekmeği kabartan budur. Fazla oksijen olmayan yerlerde maya alkol de üretir. Mayalar ayrıca birçok vitaminleri de oluştururlar. Penisilinin elde edildiği Pencillium mantarı diğer bir Ascomycetes’ tir. En iyi tanınan mantarlar, yenilen türleri de kapsayan Basidiomycetes’lerdir. Bunlar da bitki hastalıkları yaparlar. Basidiomycetes’in ana bölümü olan micilya toprağın altındadır. Yenilen bölüm ise bu mantarın meyvesidir. Basidiomycetes’lerin sporları eşeysel birleşmeden sonra bazidyum adı verilen keselerin içinde gelişir. Bazidyumlar mantarın ana gövdesi üzerinde bulunurlar. Her bazidyum dört tane spor taşır. Sporlar olgunlaşınca bunları rüzgâr tarafından taşınmaları için dışarı atar.
Gelişmiş bitkilerin çoğu bir mantarla birlikte yaşarlar. Mantar bitki köklerinin içinde ve etrafında gelişir, bitkiden besinini sağlar ve buna karşılık bitkinin topraktan madensel maddeler almasına yardımcı olur. Zayıf ve mantar olmayan topraklarda yetişen bitkiler iyi gelişemezler. Gerekli mantar türünün bulunmadığı topraklarda büyüyen bazı orkideler ölür.
Gerçek küflerin dışında bir de ince yapılı mantarlar türünden olan küfler vardır. Bunlar genellikle ağaç kütüklerinin üzerinde büyüyen ince protoplazma lifleridir. Bir hücre zarı içinde bulunmayan bu lifler yavaş yavaş dallara ayrılarak büyürler. Bu dalların ucundan çıkan sporlar rüzgâr tarafından çok uzaklara taşınırlar. Sporların her biri bir hücre zarı içindedir.
İnce yapılı küf türlerinden biri ameba adı verilen ufacık protoplazma parçalarından oluşur. Bunların belirli bir şekli yoktur. Bazen amebaların binlercesi bir araya gelerek bir sap oluştururlar. Sapın tepesindeki amebalar yuvarlak bir şekil alarak kendilerini koruyucu zarların içine kapatırlar ve sonra spor haline gelirler.

Yorum yazın