Liken Nedir – Liken Çeşitleri

Liken Nedir – Liken Çeşitleri

Likenler, kutuplardaki soğuk iklim koşullarında bile yaşayabilen küçük bitkilerdir. Çok yavaş büyürler. Yeryüzünün hemen her yerinde yetişebilirler. Öteki bitkilerden yalnız dirençli olmaları nedeniyle değil, yapıları nedeniyle de ayrılırlar. Likenlerde iki bitki bir araya gelerek bir bitki kümesi oluşturmuştur. Bu bitkilerden biri suyosunu, öteki ise mantardır.
Suyosunu çok basit yapıda bir bitkidir. Klorofil denilen yeşil madde içerir. Bütün yeşil bitkiler gibi, hava içindeki karbondioksitle, sudan yararlanarak, kendi besin maddelerini üretebilir. Mantar da basit bir bitkidir. Ancak, klorofil içermez ve bu nedenle kendi besinini yapamaz. Yiyeceğini çevresinden sağlar.
Likenlerin içindeki suyosunları ile mantarların, yaşamlarını sürdürebilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Suyosunları besinleri üretirler ve bu besinlerin bir bölümü de mantarlar tarafından kullanılır. Buna karşılık, mantarlar suyosunlarına korunma ve nemlilik sağlarlar. Ayrıca, suyosunlarına besin yapımında gerekli olan mineralleri de sağlarlar. İki canlının birbirlerinden yarar sağlayarak birlikte yaşadıkları bu yaşam biçimine ortak yaşama (sembiyoz) denir.
Ancak, likenlerdeki mantarlar, suyosunlarını egemenlikleri altına almış gibidirler. Çünkü su yosunlarından aldıkları besin karşılığında bir şey vermezler. Bu durumda, mantarların asalak oldukları ileri sürülebilir. Mantarlar, suyosunları olmaksızın yaşamlarını sürdüremezler. Oysa, su yosunları, mantarlar olmasa da yaşayabilirler.
Likenlerin üç türü:Likenler, görünüş bakımından çok farklıdırlar. Bazıları birkaç santimetre yüksek liginde olabilir. Bunların, parmaklara benzer dalları vardır. Bu tür likenlere fidan (frutkoz) likenler denir. Bazı likenler ise yaprakları andırırlar ve yapraksı (folyoz) likenler adını alırlar. Bu tür likenler çoğunlukla, ağaç gövdelerinde ve kütükler üzerinde yetişirler. En yaygın liken türü yassı (kruktoz) likenlerdir. Bu tür likenler, ağaç kabukları, kayalar gibi sert yüzeyler üzerinde, ince bir kabuk görüntüsünde yayılırlar. Yerlerinden oynatılmaları çok güçtür.
Her üç tür likende de mantarlar ana gövdeyi oluşturur. Mantar hücreleri uzun iplikçikler halindedir. Hif denilen bu iplikçikler, büyüdükçe kıvrılıp, bükülürler ve dallar verirler. Bu nedenle mantarların görünümü halıyı andırır. Mantarlar, alt taraflarındaki uzantıların yardımıyla, likenin yerleşmiş olduğu kayaya tutunurlar. Bu halıya benzer yapının içinde suyosunları yer alır.
Fidan likenlerde, iç içegeçmiş hiflerin oluşturduğu dallar havaya doğru uzanırlar. Bu dalların arasında, küçük yeşil suyosunu kümecikleri yer alır. Yapraksı likenlerde hifler, yassı yaprağa benzer biçimdedirler. Bu yaprakların altında, suyosunlarına gerekli havanın geçtiği geçitler yer alır. Yassı likenlerin en üst katlarında sert bir hif katı yer alır. Bu katın altında, hif ve suyosunları hücrelerinden oluşan bir kat ve en altta da kayalara yapışık duran bir hif katı vardır.
Likenlerin birkaç üreme biçimi vardır. En basit üreme biçiminde, likenin suyosunu ve mantar hücrelerini içeren bir bölümü ana gövdeden kopar. Bu küme rüzgârla başka bir yere taşınarak, oraya yerleşir. Bazı likenlerde, soredyum denilen özel birtakım karma hücre kümecikleri ortaya çıkar. Bunlar da likenden koparak, bir başka yere yerleşir ve büyümeye başlarlar. Bir başka üreme biçimi de mantar hücrelerinin ürettikleri sporların çevreye yayılmalarıdır. Bu mantar hücreleri, kendileriyle bitişecek suyosunu hücreleri bulamazlarsa ölürler. Oysa, suyosunu hücreleri, nemli bir yere yerleştikleri zaman kendi başlarına gelişip büyüyebilirler.
Likenler, toprak kaymasını hızlandırırlar. Yağmur yağdığı zaman suyu emip şişerler. Su buharlaştığı zaman da büzüşürler. Bu şişme ve büzüşme olayları, likenlerin yapışık bulunduğu kayayı sürekli bir basınç altında tutar ve kaya bu nedenle yıpranır. Bu tür aşınmaya mekanik aşınma denir. Likenler kayaları kimyasal aşınma denilen biçimde de yıpratabilirler. Çünkü kayaları yavaş yavaş yıpratan birtakım kimyasal maddeler salgılarlar. Bu aşınma, Güneşin, rüzgârın ve yağmurun kayalar üzerindeki etkilerini de artırır. Kayalarda birtakım çatlaklar açılıp toprakla dolduğu zaman, buralarda bitkiler yetişebilir. Bitkilerin olduğu bir yerde, hayvanlar da yaşamaya başlar. Böylece, uzun bir zaman alsa bile, çıplak bir kaya canlıların yaşadıkları bir alan haline gelir.
Likenler, Dünyanın çıplak kesimlerinde ilk ortaya çıkan bitkilerdir. Ayrıca, hava kirlenmesi olduğunda ilk ölen bitkiler yine likenlerdir. Hava içindeki zararlı maddelere karşı çok duyarlı oldukları için, birçok sanayi bölgesinde bütünüyle ortadan kalkmışlardır.
Kuzey İskandinavya’da ve Finlandiya’da yaşayan Laponlar, rengeyiği beslerler. Rengeyikleri likenlerle beslenirler. Ancak, likenlerle kaplı bir alanın ortaya çıkması 30 yıl alır. Bu nedenle Laponlar, geyikleri sürekli olarak, değişik yerlerde otlatmak zorunda kalırlar.
Likenler, insan besini olarak da kullanılmak istenmiştir. Ancak içerdikleri bazı kimyasal maddelerin vücut üzerinde olumsuz etkiler yaptıkları saptanmıştır. Yine de, patatesle karıştırılmış likenlerden lezzetli bir yemek yapılmaktadır.
Bazı likenler, kumaş boyası olarak kullanılabilen bir madde içermektedirler. Kimya laboratuvarlarında kullanılan turnusol, likenlerden elde edilmektedir. Parfümlerde ve antibiyotik yapımında kullanılan likenler de vardır.

Yorum yazın