Baklagiller Nedir – Baklagiller Nelerdir

Baklagiller Nedir – Baklagiller Nelerdir

Baklagiller iki çenekli ayrı taçyapraklılardan büyük bir bitki familyasıdır. Çeşitli iklim kuşaklarında bol oranda yetiştirilirler. Bu bitkilerden besin ve gübre olarak ve sanayide kullanılan yan ürünlerin üretiminde yararlanılır. Baklagiller familyası 13 000 tür içeren büyük bir familyadır. Bezelyelerle fasulyeleri de kapsadığı için bezelye familyası olarak adlandırıldığı da olur.

Baklagiller Nedir - Baklagiller Nelerdir

Iratır tırnağı, acı bakla, ıtır ve mor salkım yaygın olarak ekilir. Bu bitkilerin renkli çiçekleri vardır. Düzensiz çiçekleri kolay tanınırlar. Bu çiçekleri tanımlamak için kelebek biçiminde oldukları söylenir. İki çiçek bitişerek bir teknecik oluştururlar. Bu yapının her iki yanında birer taçyaprağı bulunur. Bu dörtlü oluşumun üzerinde büyük bir taçyaprağı yer alır. Çiçekler, katır tırnaklarında ve acı baklada olduğu gibi genellikle kümeler halindedirler.

Çiçeklerin tek bir meyve yaprakları vardır. Bu, çiçeğin dişi organıdır. Döllendiği zaman bir meyve meydana gelir. Meyve yaprağının yumurtalık olarak adlandırılan bölümü, birkaç tohum içeren bir tohum zarfına dönüşür. Tohum zarfı olgunlaşınca çatlar ve içerdiği tohumları çevreye saçar. Botanik uzmanları, bu tür meyvelere baklagiller adını verirler. Böylece, gerek bitki ve gerekse meyvesi baklagil sayılabilirler.

Birçok baklagilin tohumları çok yenen besinlerdir. Bezelye, fasulye ve mercimek gibi bu tür tohumlar sebze sayılırlar.

Bezelye ve fasulye birçok ülkede çok sevilen bahçe bitkileridir. Bezelye tohum zarfları henüz yeşil ve nemli iken yani olgunlaşmadan toplanır. Taze fazulye, çoğu yeşil sebzeler gibi yüzde 65-90 oranında su içerir. Bu sebzenin birçok çeşidi yetiştirilir. Taze fasulye konserve halinde veya kurutulmuş ve dondurulmuş olarak bütün yıl boyunca yenilebilir. Fasulyenin bezelyeye göre daha fazla çeşidi vardır. Taze fasulye tam büyümeden, henüz tohum zarfı içindeyken yenir, öteki fasulye çeşitleri, örneğin çalı fasulyesi, olgunlaştıktan sonra yenir. Bu fasulye türünün tohumlarından genellikle konserve yapılır.

Bazı fasulye çeşitleri ve mercimek sadece yüzde 10-13 oranında su içerirler. Bu baklagillerin olgunlaşmış tohumları uzun süre dayanırlar. Mercimek doğu ülkelerinde yüzyıllardır yetiştirilmektedir. Günümüzde batı ülkeleri mercimeği büyük ölçüde ithal etmektedirler. Mercimek daha çok çorbalarda kullanılmakla birlikte, una da karıştırıla-bilir.

Baklagillerin tohumlarında, öteki sebzelere göre daha çok protein vardır. Çoğu baklagil tohumları yüzde 20 oranında protein içerirler. Vücudun, protein içeren besinlere büyük ölçüde gereksinmesi vardır.

Soya fasulyesi, Çin’de önemli ve değerli bir besindir. Bu fasulye türü yüzde 40 oranında protein içerir. Soya fasulyesi, batı ülkelerine ancak bu yüzyılın başında girmiştir. Bu fasulye una karıştırılabilir veya sos yapılabilir. C vitamini içeren soya fasulyesinin filizleri de yenir. Baklagillerin tohumları sağlık için büyük değer taşıyan B vitamini de içerirler.

A.B.D. batı ülkeleri arasında soya fasulyesini en çok üreten ülkedir. Bu fasulye türünün daha çok yağından yararlanılır. Soya fasulyesinin yağı yemeklerde kullanıldığı gibi, margarin, çorba, emaye, plastik, boya ve cilâ yapımında da kullanılır. Soya fasulyesinin posasından hayvan besini olarak yararlanılır.

Soya fasulyesi ve bakla gibi baklagillerin tohumlarından protein de çıkarılabilir. Bu protein daha sonra boyanır, tadlandırılır, görüntü ve tad olarak ete benzeyen yiyecekler haline getirilir. Bu besinler et yerine kullanılabilen ucuz yiyecekler oluştururlar. Bu yöntemle elde edilen besinlerin maliyeti, hayvanlardan sağlanan proteinli besinlerden daha düşüktür. Böylece yeryüzünde, giderek artan nüfusun besin gereksinmesini karşılamada yeni bir olanak sağlanmış olmaktadır. Baklagiller, özellikle etten elde edilen protein miktarının yeterli olmadığı ülkelerde önem kazanırlar. Bu sebzelerin maliyeti, hayvan yetiştirmenin maliyetinden düşüktür. Baklagil tohumları ayrıca et yemeyenler için de önemli bir protein kaynağıdır.

Yerfıstığı (Amerikan fıstığı) aslında bir baklagil tohumudur. Bu bitki Hindistan’da, Çin’de ve Afrika’nın batı kesimlerinde yetiştirilir. Ayrıca A.B.D ‘nin Alabama, Georgia ve Kuzey Carolina bölgelerinde de ekilir. Yerfıstığının tohum zarfları çatlayarak tohumlarını saçmazlar. Gelişen tohumları içeren saplar yer altında büyürler ve tohumlar burada olgunlaşırlar. Yerfıstığı tohumları çiğ, kavrulmuş ve tuzlanmış olarak yenebilir veya tereyağına ve şekere katılabilir. Bu bitkinin proteininden zamk ve lif yapımında yararlanılır. Yerfıstığı yüzde 40 oranında yağ içerir. Bu miktar, soya fasulyesinin içerdiği yağ miktarının iki katıdır. Yerfıstığının yağından, salata ve yemek yağı, makine yağı, yağlayıcı madde, cilâ ve sabun yapımında yararlanılır. Yerfıstığının posası da hayvan yiyeceği olarak kullanılır, özellikle hayvanlar için ekilen baklagiller keçiboynuzu ve yoncadır. Yonca, en eski hayvan yemidir. Bu bitki Avrupa’ya M.ö. 400 yılında Persler tarafından getirilmiştir. Çeşitli iklim bölgelerinde yetiştirilir.

Baklagiller yetiştikleri topraklara da yarar sağlarlar. Azot üreten bakteriler diye adlandırılan bazı bakteriler baklagillerin köklerine girerler. Burada beslenip, gelişerek yumrular oluştururlar. Bu bakteriler aynı zamanda havadaki azotu da kullanarak nitrat denilen tuzu oluştururlar. Bitkiler, kendi başlarına havadaki azottan bu biçimde yararlanamazlar, öteki bitkiler toprakta erimiş halde bulunan nitratları köklerinden sağlarlar. Bütün bitkiler gelişebilmek için nitrat gereksinirler. Baklagiller, köklerindeki bakterilerin hazırlamış oldukları nitratı kullanırlar. Bakteriler de, baklagilin dokularından besin sağlarlar. Her iki ortağa da yarar sağlayan bu yaşam biçimine ortak yaşama denir.

Baklagiller, bakterilerin hazırladığı nitratın tümünü kullanmazlar. Nitratın bir bölümü baklagiller söküldükten sonra toprakta kalır. Bu nitrat, daha sonra aynı yere ekilen ve köklerinde bakteri yaşamayan bitkiler tarafından kullanılır. Başka bir deyişle, nitrat bakımından zengin olmayan bir toprak baklagillerin ekilmesiyle daha verimli bir duruma getirilmiş veya gübrelenmiş olur. Baklagillerin köklerinde yaşayan bakteriler, 4 dönüm kadar bir alanda yılda 120 kilo kadar azot oluşturabilirler.

Başka yararlı baklagiller de vardır, örneğin mobilya yapımında kullanılan Avustralya karaağacı baklagiller familyasına giren bir ağaçtır. Keçiboynuzu ağacından besin, kozmetik, deri, lastik ve dokuma sanayiinde kullanılan bir zamk yapılır. Akasyalar, mimozalarla birlikte mimozagiller alt-familyasına girerler. Mimozalar ışık miktarı değiştiği veya bir şey dokunduğu zaman hemen yapraklarını kapayarak, eğilirler

Etiketler: , ,

Yorum yazın